Hoşgeldiniz  
..................................................... ................................................

Metin Denizmen’in Kaleminden ” YEREL TOHUMLARIMIZ YİNE ARAMIZDA”

Erkan Ilik | 16 Nisan 2014 | Genel A- A+

YEREL TOHUMLARIMIZ YİNE ARAMIZDA

“ Hepsi birer  Halide Edip Fethiye Cumhuriyet Kadınları’nın. Korkusuz, cesur, mütevazi ve çalışkan eylemleri ile birer Halk Savaşçısı onlar. “

Gelenek ve geleceğe sahip çıkabilmek. Bu iki kavramı, birlikte koruyup, geliştirip yarınlara miras bırakabilmek ne

müthiş bahtiyarlık. Ne var ki; geleneklerimiz bize tedavülden kalkmış para gibi gösteriliyor uzun yıllardır, köklerimizden koparılıyoruz. Ya da; siyasetin istismar malzemesi olarak, geçmişten gelen tüm değerlerimiz üzerinden bambaşka kanallara yönlendiriliyor, maksatlı projelere alet ediliyoruz.

Küresel emperyalizm, iç çamaşırlarımızdan, hafızamıza kadar, her alana sızmış amansız virüs gibi, bizi var eden tüm değerlerimizi, Anadolu’muzun müthiş kültür ve üretim birikimini kemirip, bizlerle birlikte yeryüzündeki tüm insanları, ekonomik ve kültürel hegemonyası altına almakta.

Geçen gün, 4. Fethiye Tarım ve Seracılık Fuar alanına girerken, kendine yeterli ender tarım ülkelerinden olduğu halde, pek çok ihanet yüzünden, hayvan samanını bile ithal eder hale düşürülmemizi düşünüyordum içim burkularak.

Kartellerin traktörleri, iş makineleri teşhir alanına dizilmiş, en alımlı giysileri ile köylerinden fuara gelmiş üreticileri kışkırtıyorlar. F1 belasının ürünü sebzeler ve meyveler bilgisayar programlı iş makinelerinden çıkmışçasına aynı boyda, aynı hacimde sanki cansız birer metal gibi süslüyorlar standları. 2006 yılında çıkarılan Tohumculuk Yasası ile piyasayı ele geçiren F1’ler, şuh mankenler gibi podyumda gösteri yapıyorlar sanki. Binlerce yıldır, Anadolu topraklarının iklimine uyum sağlamış tohumların, boynu bükük. Kendi toprağının insanlarını besleyemiyorlar artık. Hatta; ihtiyaç fazlası tohum bulundurmanın ağır cezaları var. Köylerde, her evin önüne park etmiş traktörler, iş makineleri, bireyselliğe itilip, Kooperatifçiliğin paylaşımcı olgunluğundan yoksun bırakılmış köylülüğün belini kırıyor, bitip tükenmez krediler ve senetlerle.

Fuar alanında, uzatılan parlak renkli, bol fotoğraflı broşürleri ıskalayıp dolaşıyorum. İçim daralıyor, ülkemin tarım zembereğinin iyice boşaldığını hissediyorum her adımda. Yurtdışı gezilerime denk geldiğinde tesadüfen gezdiğim, başka ülke Tarım Fuarlarından hiç farklı değil gördüklerim. Oysa; Anadolu toprakları burası. Buğdayın ilk olarak ekmeğe dönüştüğü, zeytinin altın sarısı şifaya, insanların avcı toplumdan tarım toplumuna dönüştüğü kutsal topraklarımızda artık, bizleri katleden, çocuklarımızı sakat, gelinlerimizi kısır, üreticiyi namerde muhtaç bırakan ihanet projeleri uygulanıyor.

Sonra, bir çanta görüyorum. Plastiğin, poşetlerin her yanımıza girmesinden önce kullandığımız bir pazar heybesi sallanıyor bir stantta. Eski gazetelerden yapılan kese kağıtları, pazar fileleri düşüyor aklıma. Sonra, minik bez torbalar görüyorum özenle dizilmiş. Her birinin üzerinde üreticisinin, yetiştiği yörenin ismi yazılı geleneksel Yerel Tohumlarımız bunlar. Uzaktan izliyorum bir süre. Yoğun ilgi var, torbalar tükendikçe marifetli eller, yenilerini hazırlayıp güleryüzle uzatıyorlar isteklilere.

Fethiye Cumhuriyet Kadınları’nı sürekli izliyorum. Tohum Takaslarından, köy okullarını ziyaretlerinde öğrencileri bilinçlendirmelerinden, üretici evleri ziyaretlerinden, Halk Pazarında  üreticilerle yan yana  yerel ürün tezgahlarında mevzilenmelerinden aşinayım Fethiye Cumhuriyet Kadınları’na. Çoğunu tanıdım artık. Kariyerlerini, enerjilerini, zamanlarını, kısaca ömürlerini, ülkemizin en hayati, en acil kutsal davasına adamış, Yerel Tohum ve Yerel Ürün mücadelesinin gönüllü kahramanları onlar.

Işıl ışıl yüzüyle, bir Cumhuriyet Kadını’na, Cemile Hanım’a kolaylıklar diliyorum. Dört günde iki bine yakın tohum paketi dağıttıklarını, kentli, köylü binlerce insana Anadolu’muzun sürüklendiği felaketi anlattıklarını ve F1 kartel temsilcilerinin kendilerine düşmanca davrandıklarını anlatıyor. Dört gündür kendimizi yel değirmenlerine saldıran Don Kişot’lar gibi hissediyoruz, ama bu da bize gurur veriyor derken, diğer yoldaşları gibi daha da aydınlanıyor güler yüzü.

Daha önce yazdım, yine yazıyorum; Fethiye Cumhuriyet Kadınları, halka inme elitizmi ile değil, halkla iç içe olmanın farkındalığı ile, kıvılcımlanmaya başlayan tarımsal Kurtuluş Savaşımızın kahramanları. Hepsi birer  Halide Edip Fethiye Cumhuriyet Kadınları’nın. Korkusuz, cesur, mütevazi ve çalışkan eylemleri ile birer Halk Savaşçısı onlar.

395 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle