ANLATILANLAR, ŞAŞIRLMAYACAK GİBİ DEĞİLLERDİ – DAVUT FEN
Siz dinleyici olunca, neler duyuyorsunuz neler!
Kişi, anlatıyor; yapı ustası olarak pek çok yerde çalışmış. Diyor ki, elim iyi para görüyordu. Okula giden oğluma, başkalarının çocuklarına verebildiği cep harçlığının iki katını veriyordum. İşsiz kalmamaya bakıyor, karşıma çıkan işin nerde olduğuna bakmadan üstleniyordum. Ne yerlerde çalıştım, bir bilsen!
Şimdi bizim o oğlan, okula gitmeleri asa asa haylazlığı ele aldı gitti. Yaşı 47’ye vardı. Karıyı da boşadı. 6-7 yıl içeride de yatıp çıktı. Bizim ise yaşımız yerine vardı; kocadık işte.O kişinin kendisi, hemen her gün ilçeye çıktığım otobüste karşılaştığım biridir.
Anlatıyor: Birinde ise çalışıyoruz işte. Evin yetişkin kızı, saçlarını arkasında iki koca melik etmiş. Çeşmeye suya gidiyor ama eli, kolu kap kacak dolu. Çeşmeden gelirken iki elinde su dolu kap olduğu gibi arkasındaki o iki melik örüp saldığı saçlarının ucuna da bizim, o, tahtadan yapılma, yuvarlak yatık(*) su kaplarının dolusunu bağlamış, önümüzden süzülerek geçtiğini gördük. Çeşme bayağı uzak ya, kız iki kez gidip gelmemek için o meliklerine bile su dolu kaplarını bağlamayı akıl etmiş işte.Ben de inanmakta zorlamdım. Duyduklarım arasında hiç öylesine denk gelmemiştim. Kendimin görmüşlüğü, bilmişliği de yoktu.
Kişi anlatıyor: İş sahibine dedim. Makinenin başına anlayan birini dik. O da hallederiz, deyip beni başından savdı işte. Bense olacakları ta başından biliyorum. Yaşadım çünkü. Hasır beton atacağız. Makineyi kurmuşuz ikinci katın başına. Yerde karılan beton harcını yukarı çekiyoruz. Makinenin başında çizmeli bir işçi dikilmiş. Yukarı çıkarılan beton harcını makineden el arabalarına boşaltma işini üstlenmiş. Çizmelerinin üstüne pantolon paçalarını indireceği yerde o çizmelerinin içine sokmuştu. İçimden dedim ki çok geçmez, yarım saat sonra işi bitiktir. Biz aşağıda sürekli çimento karıp makineye veriyoruz. Çok geçmedi. Dediğim çıktı. O makinenin başında beton çekip el arabasına boşaltan çizmeli işçi mızırdanmaya başladı. Sıkıntısını anlamıştım. Paçaları çizmelerinin içine sokulu olduğundan azar da olsa içlerine giren beton sertleşip donmuş olmalıydı. İçimden gülmek geliyorsa da kendimi tutuyordum. Sonunda makine başındaki çizmeli işçi iyice daralmıştı. Oturup çizmelerini ayağından çıkartmayı denemişse de çıkartamamıştı. Yanındakiler yardımcı olmaya kalkmışlarsa da onların yardımları da işe yaramamıştı. İşçimizin ayakları, çizmelerinin içine azar azar giren betonun donmasıyla sıkışmışlardı. Çizmeleri kestik. Donan betonu çekiçleyerek kırdık. İşçi baya bir acı çekti. Ben, gülmememk için kendimi zor tuttum durdum. Yaşanacakları saatine varıncaya kadar biliyordum. Sonrasında da işin başına ben geçirildim.
Başka başka anlatılanları da buraya almak isterim. Bu kez diğerlerine geçmeden kesiyorum. İşin ehline verilmesi, diye öteden beri anılır durulur; alın size ibretlik bir iki örnek işte. İyi haftalar…
Fıçı benzeri, küçük ölçekli çam tahtasından yapılma, adına, yatık, denilen su kabıdır.





















