• Anasayfa
  • Manşet
  • Beşkaza Siteleri
  • Künye
  • İletişim
Cuma, Ekim 23, 2026
19 °c
Fethiye
  • Giriş
Fethiye Haber
Destekleyenler
  • Anasayfa
  • Özel Haber
  • Asayiş
  • Politika
    Büyükşehir Konservatuvarı Yeni Dönem için Kapılarını Açtı

    Büyükşehir Konservatuvarı Yeni Dönem için Kapılarını Açtı

    Başkan Büklü’den 19 Ekim Muhtarlar Günü Mesajı

    Başkan Büklü’den 19 Ekim Muhtarlar Günü Mesajı

    BAŞKAN AKDENİZLİ: “MUHTARLARIMIZ DEVLETİMİZLE MİLLETİMİZ ARASINDAKİ EN GÜÇLÜ GÖNÜL KÖPRÜSÜDÜR”

    BAŞKAN AKDENİZLİ: “MUHTARLARIMIZ DEVLETİMİZLE MİLLETİMİZ ARASINDAKİ EN GÜÇLÜ GÖNÜL KÖPRÜSÜDÜR”

    FETHİYE EMLAKÇILAR DERNEĞİNDE “SERDAR OĞUZ” GÜVEN TAZELEDİ

    FETHİYE EMLAKÇILAR DERNEĞİNDE “SERDAR OĞUZ” GÜVEN TAZELEDİ

  • Eğitim
    MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

    MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

    Boşlukları Belirsizlikler Doldurur – Simge Dikmen

    Boşlukları Belirsizlikler Doldurur – Simge Dikmen

    Geleceğe İz Bırakan Yörük Müzesi – Ebru Oğuzhan Yeter

    Geleceğe İz Bırakan Yörük Müzesi – Ebru Oğuzhan Yeter

    Lenfödem ve Lipödem Tedavisinde Fizyoterapinin Önemi – Ramsa Klinik

    Lenfödem ve Lipödem Tedavisinde Fizyoterapinin Önemi – Ramsa Klinik

  • Sağlık
    Lenfödem ve Lipödem Tedavisinde Fizyoterapinin Önemi – Ramsa Klinik

    Lenfödem ve Lipödem Tedavisinde Fizyoterapinin Önemi – Ramsa Klinik

    Özel Eğitimde Okul Öncesi Dönemin Önemi – Ramsa Klinik

    Özel Eğitimde Okul Öncesi Dönemin Önemi – Ramsa Klinik

    ÇOCUĞUMUZUN ELİNDEN TABLETİ ALINCA NEDEN DÜNYASI YIKILIYOR? RAMSA KLİNİK

    ÇOCUĞUMUZUN ELİNDEN TABLETİ ALINCA NEDEN DÜNYASI YIKILIYOR? RAMSA KLİNİK

    Dermoskin ile Cilt Bakım Rutininizi Etkili Güçlendirin

    Dermoskin ile Cilt Bakım Rutininizi Etkili Güçlendirin

  • Kültür
    MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

    MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

    Geleceğe İz Bırakan Yörük Müzesi – Ebru Oğuzhan Yeter

    Geleceğe İz Bırakan Yörük Müzesi – Ebru Oğuzhan Yeter

    HANGI ADALET ? Ebru Oğuzhan Yeter

    HANGI ADALET ? Ebru Oğuzhan Yeter

     VALİ AKBIYIK’TAN 19 EKİM MUHTARLAR GÜNÜ MESAJI

     VALİ AKBIYIK’TAN 19 EKİM MUHTARLAR GÜNÜ MESAJI

  • Spor
    Fethiyespor Altyapısında Yeni Dönem: Görev Dağılımı Açıklandı!

    Fethiyespor Altyapısında Yeni Dönem: Görev Dağılımı Açıklandı!

    Fethiye'de 7. Uluslararası Açık Su Yüzme Yarışı Heyecanı

    Fethiye’de 7. Uluslararası Açık Su Yüzme Yarışı Heyecanı

    Fethiyespor Kayıplarda: İnegölspor’a 2-1 Yenildi

    Fethiyespor Kayıplarda: İnegölspor’a 2-1 Yenildi

    Fethiyespor’da Mustafa Ceviz Dönemi Yeniden Başladı

    Fethiyespor’da Mustafa Ceviz Dönemi Yeniden Başladı

  • Künye & Reklam
  • İletişim
Sonuç bulunamadı
Bütün Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Özel Haber
  • Asayiş
  • Politika
    Büyükşehir Konservatuvarı Yeni Dönem için Kapılarını Açtı

    Büyükşehir Konservatuvarı Yeni Dönem için Kapılarını Açtı

    Başkan Büklü’den 19 Ekim Muhtarlar Günü Mesajı

    Başkan Büklü’den 19 Ekim Muhtarlar Günü Mesajı

    BAŞKAN AKDENİZLİ: “MUHTARLARIMIZ DEVLETİMİZLE MİLLETİMİZ ARASINDAKİ EN GÜÇLÜ GÖNÜL KÖPRÜSÜDÜR”

    BAŞKAN AKDENİZLİ: “MUHTARLARIMIZ DEVLETİMİZLE MİLLETİMİZ ARASINDAKİ EN GÜÇLÜ GÖNÜL KÖPRÜSÜDÜR”

    FETHİYE EMLAKÇILAR DERNEĞİNDE “SERDAR OĞUZ” GÜVEN TAZELEDİ

    FETHİYE EMLAKÇILAR DERNEĞİNDE “SERDAR OĞUZ” GÜVEN TAZELEDİ

  • Eğitim
    MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

    MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

    Boşlukları Belirsizlikler Doldurur – Simge Dikmen

    Boşlukları Belirsizlikler Doldurur – Simge Dikmen

    Geleceğe İz Bırakan Yörük Müzesi – Ebru Oğuzhan Yeter

    Geleceğe İz Bırakan Yörük Müzesi – Ebru Oğuzhan Yeter

    Lenfödem ve Lipödem Tedavisinde Fizyoterapinin Önemi – Ramsa Klinik

    Lenfödem ve Lipödem Tedavisinde Fizyoterapinin Önemi – Ramsa Klinik

  • Sağlık
    Lenfödem ve Lipödem Tedavisinde Fizyoterapinin Önemi – Ramsa Klinik

    Lenfödem ve Lipödem Tedavisinde Fizyoterapinin Önemi – Ramsa Klinik

    Özel Eğitimde Okul Öncesi Dönemin Önemi – Ramsa Klinik

    Özel Eğitimde Okul Öncesi Dönemin Önemi – Ramsa Klinik

    ÇOCUĞUMUZUN ELİNDEN TABLETİ ALINCA NEDEN DÜNYASI YIKILIYOR? RAMSA KLİNİK

    ÇOCUĞUMUZUN ELİNDEN TABLETİ ALINCA NEDEN DÜNYASI YIKILIYOR? RAMSA KLİNİK

    Dermoskin ile Cilt Bakım Rutininizi Etkili Güçlendirin

    Dermoskin ile Cilt Bakım Rutininizi Etkili Güçlendirin

  • Kültür
    MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

    MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

    Geleceğe İz Bırakan Yörük Müzesi – Ebru Oğuzhan Yeter

    Geleceğe İz Bırakan Yörük Müzesi – Ebru Oğuzhan Yeter

    HANGI ADALET ? Ebru Oğuzhan Yeter

    HANGI ADALET ? Ebru Oğuzhan Yeter

     VALİ AKBIYIK’TAN 19 EKİM MUHTARLAR GÜNÜ MESAJI

     VALİ AKBIYIK’TAN 19 EKİM MUHTARLAR GÜNÜ MESAJI

  • Spor
    Fethiyespor Altyapısında Yeni Dönem: Görev Dağılımı Açıklandı!

    Fethiyespor Altyapısında Yeni Dönem: Görev Dağılımı Açıklandı!

    Fethiye'de 7. Uluslararası Açık Su Yüzme Yarışı Heyecanı

    Fethiye’de 7. Uluslararası Açık Su Yüzme Yarışı Heyecanı

    Fethiyespor Kayıplarda: İnegölspor’a 2-1 Yenildi

    Fethiyespor Kayıplarda: İnegölspor’a 2-1 Yenildi

    Fethiyespor’da Mustafa Ceviz Dönemi Yeniden Başladı

    Fethiyespor’da Mustafa Ceviz Dönemi Yeniden Başladı

  • Künye & Reklam
  • İletişim
Sonuç bulunamadı
Bütün Sonuçları Göster
Fethiye Gazetesi Haber Sitesi
Sonuç bulunamadı
Bütün Sonuçları Göster
Anasayfa Asayiş

MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

by Fethiye Haber
23 Ekim 2026
MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL
0
Paylaşım
6
Okunma
Share on FacebookShare on Twitter

MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL

YENİ BİR HAYATA ESKİ KORKULARLA BAŞLAMAK

Yeni bir hayata başlamak, insan ruhunun en büyüleyici ama bir o kadar da çelişkili

deneyimlerinden biridir. Şehir değiştirmek, yeni bir mesleğe adım atmak, yıpratıcı bir ilişkiyi

geride bırakıp temiz bir sayfa açmak ya da radikal bir kararla hayatın rotasını bambaşka bir

yöne çevirmek, zihinde ferahlatıcı vaatler uyandırır. Yeni bir başlangıç; umudun,

tazelenmenin ve hafiflemenin sembolüdür. Oysa hikâyenin iç yüzü her zaman bu kadar

pürüzsüz ilerlemez. Zira insan bir yerden bir yere taşınırken sadece valizlerini ve eşyalarını

beraberinde götürmekle kalmaz; ruhunun kuytu köşelerine gizlenmiş eski korkularını,

kırgınlıklarını ve başarısızlık kaygılarını da yeni adresine taşır. Görünürde her şey

yenilenmiştir; sokaklar, yüzler, kokular, sabah uyanılan oda ve takvimdeki yapraklar

değişmiştir. Ancak zihnin koridorlarında yankılanan o eski, tanıdık ses değişmeyen tek sabit

olarak kalır. İnsan geçmişin yüklerinden arınmak sevdasıyla yola çıkar fakat o yükleri

şekillendiren korkular, gizli birer yolcu gibi zihnin arka planında yerini çoktan almıştır.

Psikolojik açıdan bakıldığında, insanoğlunun en temel gereksinimlerinden biri güvende olma

hissidir. Zihinsel düzenimiz, bildiğimiz ve öngörebildiğimiz durumları —bize zarar veriyor

olsalar dahi— bilinmeyenin getirdiği belirsizliğe tercih etme eğilimindedir. Yaşanmış

başarısızlıklar, hayal kırıklıkları, reddedilmeler ve terk edilme kaygıları, geçmişte bizi olası

tehlikelerden korumaya çalışan birer savunma mekanizması olarak şekillenir. Zamanla bu

mekanizmalar birer koruyucu zırh olmaktan çıkıp etrafımıza ördüğümüz kalın, aşılması zor

duvarlara dönüşür. Yeni bir hayata başlama kararı aldığımızda, asıl mücadele dış dünyadaki

yeniliklerle veya karşılaşılan engellerle sınırlı kalmaz; içimizdeki bu eski savunma

sistemleriyle çetin bir çatışma başlar. Yeni bir işte yetersiz kalma korkusu, yeni bir ilişkide

yeniden yaralanma endişesi kalbi sıkıştırır. Zihin, tamamen yeni olayları bile geçmişin eski

şablonlarıyla okumaya meyillidir. Oysa aynı nehirde iki kez yıkanılamayacağı gibi, değişen

şartlar ve olgunlaşan benlik karşısında aynı senaryoların birebir yaşanması imkânsızdır. Ne

var ki eski korkuların yarattığı zihinsel illüzyon, bize her yeni başlangıcın aslında eski bir

felaketin habercisi olduğunu fısıldar.

Toplumda ve popüler kültürde sıkça işlenen yanlış bir algı vardır; yeni bir hayata başlamak

için önce geçmişin tüm korkularını tamamen yok etmek, zihni tamamen sıfırlamak ve

kusursuz bir içsel berraklığa ulaşmak gerektiği düşünülür. Bu beklenti, insan doğasına

tamamen aykırı ve ütopik bir illüzyondur. Korku, hayatta kalmamızı sağlayan son derece

insani ve varoluşsal bir reflekstir. Yaşanmışlıkların birikimi olan duyguları bir çırpıda silip

atmak, geçmişi ve kazanılan deneyimleri yok saymak anlamına gelir. Burada asıl mesele,

 

korkunun varlığından ziyade onun hayatımız üzerinde kurduğu tahakkümdür. Yeni bir hayata

eski korkularla başlamak bir zayıflık göstergesi veya bir başarısızlık kaderi olmaktan uzaktır.

Önemli olan korkuyu kararlarımızın merkezine oturtmamaktır. Korku, yolculukta yanımızda

oturan, zaman zaman panikleyen bir yol arkadaşı olabilir; ancak direksiyonun kontrolü her

zaman kendi irademizde kalmalıdır. Yolculuğu korku yüzünden durdurmak yerine, onun

varlığını kabul ederek gaza basmaya devam edebilmek gerçek cesaretin tanımıdır.

Geçmişte yaşanan olumsuzluklar ve bunlardan doğan korkular, doğru bir perspektiften

bakıldığında sadece birer engel gibi görünse de, esasen derin birer deneyim kütüphanesidir.

Sizi geçmişte neyin korkuttuğunu, neyin incittiğini bilmek; kendi sınırlarınızı,

hassasiyetlerinizi ve öz değerinizi keşfetmiş olmanız demektir. Düşüp canı yanmış bir çocuk

yürümekten vazgeçmez, sadece adımlarını nereye atması gerektiğini daha iyi öğrenir. Yeni

hayatınıza taşıdığınız o eski korkular, aslında dikkat etmeniz gereken noktaları gösteren birer

işaret fişeğidir. Geçmişte bir ilişkide sınırlarınız ihlal edildiği için mi yeni bir insana

güvenmekten korkuyorsunuz? Bu korku, yeni hayatınızda kendi sınırlarınızı çizme konusunda

daha kararlı olmanız gerektiğini söyler. Geçmişte bir girişiminiz başarısız olduğu için mi yeni

bir adım atmaktan çekiniyorsunuz? Bu kaygı, bu kez planlamayı daha dikkatli ve gerçekçi

yapmanız gerektiğine dair bir uyarıdır. Dolayısıyla korku, kör bir panik havasından çıkarılıp

bir rehbere dönüştürüldüğünde, insanı tökezleten bir ağırlık olmaktan sıyrılıp yere çok daha

sağlam basmasını sağlayan bir bilgeliğe evrilir.

Eski korkuların gölgesinde yeni bir hayat inşa ederken hatırlanması gereken en kritik unsur,

insanın kendisine göstereceği şefkattir. Değişim, bir gecede gerçekleşen sihirli bir dönüşüm

olmaktan uzaktır; sancılı ve zaman alan bir süreçtir. Geçmişin gölgesi geleceğe düştüğünde,

insan kendisine şu anın gerçekliğini hatırlatmalıdır. Şu an, bu mekânda ve bu koşullarda

geçmişteki şartlar aynen geçerli midir? Cevap neredeyse her zaman olumsuzdur. Çevre

değişmiş, şartlar başkalaşmış ve en önemlisi siz artık o eski çaresiz halinizde

kalmamışsınızdır. Büyük değişimler devasa hamlelerle yürütülmek yerine sürdürülebilir

küçük adımlarla gerçekleşir. Korkuların üzerine kontrolsüzce gitmek yerine, konfor alanını

kademeli olarak genişletmek zihnin güven hissini pekiştirir. Yeni adımlar atarken

bocaladığınızda veya eski kaygılarınız aniden nüksettiğinde kendinizi yargılamamanız

gerekir. İyileşme ve yenilenme düz bir hat üzerinde ilerlemez; düşüşler, duraksamalar ve

tereddütler bu yolculuğun son derece doğal parçalarıdır.

Eski korkuları aşmanın ve yeni bir hayatta kök salmanın en etkili yollarından biri de insanın

kendi hikâyesine baktığı açıyı değiştirmesidir. Çoğu zaman geçmişte yaşadığımız travmaların

bizi tanımlamasına izin verir, kendimizi "kırılmış", "başarısız" ya da "şanssız" olarak

etiketleriz. Oysa aynı hikâyeye bir kurbanın gözünden bakmak yerine, o fırtınadan sağ çıkmış

bir kurtulanın gözünden bakmak mümkündür. Geçmişte yaşadıklarınız sizi yok etmedi; aksine

dayanıklılık kaslarınızı geliştirdi ve sizi bugün yeni bir başlangıç yapacak cesarete ulaştırdı.

Yeni bir hayata adım atarken içimizdeki korkulu sese kulak vermek yerine, o korkulara

rağmen hayatta kalan güçlü yanımıza odaklanmak gerekir. İnsan, kendi dayanıklılığını fark

ettiği an, geleceğin belirsizliği bir tehdit olmaktan çıkar ve keşfedilmeyi bekleyen bir

imkânlar denizine dönüşür. Zihin, korkunun yarattığı felaket senaryoları yerine kendi içsel

gücüne güvenmeyi öğrendiğinde, yeni hayatın kapıları gerçekten ardına kadar açılır.

Ayrıca unutulmamalıdır ki, yeni bir hayata adım atmak kusursuz bir zihinsel duruluk veya

tamamen korkusuz bir ruh hali gerektirmez. İnsan doğası gereği karmaşıktır; aynı anda hem

büyük bir heyecan hem de derin bir endişe duyabiliriz. Yeni bir şehre taşınırken duyulan o

tatlı tatlı çarpan kalp ile geçmişin hayal kırıklıklarından kaynaklanan o sıkışma hissi aynı

 

göğüste var olabilir. Önemli olan bu iki duygunun bir arada var olmasına izin vermektir.

Kendimizden mükemmel olmamızı beklemek, yeni hayata atılacak en büyük çelmelerden

biridir. Zira mükemmeliyetçilik, çoğu zaman başarısızlık korkusunun şık bir maske takmış

halidir. Eski korkularımızla yola çıkmayı kabul ettiğimizde, üzerimizdeki o ağır "mükemmel

başlama" baskısı da kalkar. Kendi kusurlarımızla, kırılganlıklarımızla ve kaygılarımızla

barışarak yola koyulmak, bize hayatın getireceği sürprizlere karşı daha esnek ve dirençli olma

imkânı tanır.

Bu direnç ve esneklik, yeni çevremizle ve çevremizdeki insanlarla kurduğumuz bağlara da

doğrudan yansır. Korkularını gizlemeye çalışan bir insan, dış dünyaya karşı sürekli savunmacı

ve mesafeli bir tutum sergiler; bu da yeni hayatın sunabileceği samimi ilişkilerin ve destek

mekanizmalarının önüne set çeker. Oysa kırılganlığını kabul eden ve eski korkularının

varlığını dürüstçe üstlenen bir birey, çevresine çok daha sahici bir güven yayar. Yeni

başlangıçlar, bize sadece mekân veya düzen değişikliği sunmaz; aynı zamanda kendimizle ve

başkalarıyla kurduğumuz iletişimi yeniden yapılandırma şansı verir. Korkularımızı

saklanması gereken utanç verici birer kusur saymak yerine, bizi bugünkü olgunluğumuza

taşıyan doğal insani deneyimler olarak gördüğümüzde, yeni hayatımızın sosyal ve duygusal

zeminini de çok daha sağlam temeller üzerine inşa ederiz. Böylece, hem kendimize hem de

bize uzanan yeni ellere daha açık ve şeffaf bir yürekle yaklaşabiliriz.

Nitekim yeni bir hayata adım atmak, belirsizliğin karanlığına körü körüne atlamak yerine, o

belirsizliğin sunduğu sınırsız imkânları kendi deneyim meşalemizle aydınlatma cesaretidir.

Hayatın bizden talep ettiği şey hiç ürkmeden yaşamak yerine, ürksek de attığımız adımdan

vazgeçmemektir. Yeni sahnede karşılaştığımız her yenilik, eski korkularımızın keskin

köşelerini biraz daha törpüler ve zihnimizin karanlık odalarına taze bir hava üfler. Zamanla

fark ederiz ki, o devasa görünen kaygılar aslında şimdiki anın gerçekliğinde eriyip gitmekte,

yerini yaşama sevincine ve keşfetme arzusuna bırakmaktadır. Kendi içsel yolculuğunda

cesaretle ilerleyen insan, geçmişin zincirlerini birer birer kırarken, yeni hayatın ona sunduğu

her ânı daha derin bir farkındalıkla kucaklamayı öğrenir.

Yeni bir hayata kapı aralamak, geçmişi bir silgiyle tamamen silip atmak manasına gelmez.

Zaten insanı insan yapan, onu benzersiz kılan şey; yaşadığı sevinçler kadar taşıdığı yaralar ve

o yaraların bıraktığı izlerdir. Eski korkularınızla yeni bir yola çıkmak, eksik veya zayıf bir

durum olmaktan ziyade son derece sahici ve insani bir varoluşun tezahürüdür. Bavulunuzda

geçmişin kaygıları, kırgınlıkları ve şüpheleri bulunabilir. Önemli olan, o bavulun ağırlığı

yüzünden adımlarınızı durdurmamak, yürümeye devam edebilmektir. Yeni sokaklarda

yürürken içimizdeki o titrek ses bize "Ya yine aynısı olursa?" diye fısıldadığında, ona derin

bir nefesle ve özgüvenle yanıt verebilmeliyiz: "Aynısı da olabilir, bambaşka ve harika bir şey

de gerçekleşebilir. Ama ne olursa olsun, ben artık eski ben sayılmam; hayatın getireceği her

şeyi göğüsleyebilecek tecrübeye ve güce sahibim." Hayat, korkularımızın tamamen bittiği

anlarda saklanmak yerine, korkularımıza rağmen adım atmayı seçtiğimiz o cesur anlarda

gerçekten başlar. Yeni bir hayat, geçmişin gölgelerini yanımıza alıp yüzümüzü geleceğin

ışığına döndüğümüz ve kendi hikâyemizin kalemini yeniden elimize aldığımız o dönüşümün

adıdır.

Ayrıntılı Görülme Sayısı: 6

Bunu paylaş:

  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X

Bunu beğen:

Beğen Yükleniyor...
Önceki Haber

FETHİYE’DE TURİZM ESNAFINA ANTALYA FUARI İÇİN ÜCRETSİZ TRANSFER DESTEĞİ

Sıradaki Haber

FETHİYESPOR ALTYAPI’DAN AMATÖR KULÜPLERLE BİRLİK VE BERABERLİK BULUŞMASI

Fethiye Haber

Fethiye Haber

Sıradaki Haber
FETHİYESPOR ALTYAPI’DAN AMATÖR KULÜPLERLE BİRLİK VE BERABERLİK BULUŞMASI

FETHİYESPOR ALTYAPI’DAN AMATÖR KULÜPLERLE BİRLİK VE BERABERLİK BULUŞMASI

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

SON EKLENEN HABERLER

  • MUĞLA’DA FETÖ’DEN ARANAN HÜKÜMLÜ YAKALANDI
  • MENTEŞE’DE OKULDA GERÇEĞİ ARATMAYAN YANGIN TATBİKATI
  • FETHİYESPOR ALTYAPI’DAN AMATÖR KULÜPLERLE BİRLİK VE BERABERLİK BULUŞMASI
  • MENTÖRÜN PENCERESİ – Hakan BİROL
  • FETHİYE’DE TURİZM ESNAFINA ANTALYA FUARI İÇİN ÜCRETSİZ TRANSFER DESTEĞİ
  • Başkan Mehmet Arıç’tan Sanayi Esnafına Ziyaret
  • Boşlukları Belirsizlikler Doldurur – Simge Dikmen

2025 FETHİYE GAZETESİ TAKVİMİ

Ekim 2026
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  
« Eyl    

Fethiye Gazetesi

Fethiye Gazetesi İnternet Sitesi Fethiye’nin www.fethiyehaber.com adıyla kurulan ilk internet haber sitesidir. (http://web.archive.org/) üzerinden teyid edilebilir. Hızlı, güvenilir ve doğru haber için Fethiye Gazetesi Haber Sitesi -2025

Her hakkı saklıdır. © 2025 Fethiye Gazetesi - TASARIM: OnparmakNET.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç bulunamadı
Bütün Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Siyaset
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kültür
  • Spor
  • Künye & Reklam

Her hakkı saklıdır. © 2025 Fethiye Gazetesi - TASARIM: OnparmakNET.

%d