ÇOCUĞUMUZUN ELİNDEN TABLETİ ALINCA NEDEN DÜNYASI YIKILIYOR? RAMSA KLİNİK
Bazen mesele yalnızca ekran değildir. Bazen ekranın arkasında bize anlatılmayı bekleyen bir gelişimsel ihtiyaç vardır.
“Tableti kapatınca kıyamet kopuyor.”
Bir ebeveyn bu cümleyi söylediğinde aslında yalnızca çocuğunun ekranla ilişkisini anlatmıyor. Aynı zamanda evde yaşanan çatışmayı, kendi çaresizliğini ve belki de uzun zamandır cevabını bulamadığı bir soruyu anlatıyor:
Peki gerçekten mesele yalnızca tablet mi?
Bazen evet. Ancak bazen çocuğun ekran karşısındaki davranışı, gelişiminde veya dikkat becerilerinde değerlendirilmesi gereken başka bir alanın da işareti olabilir.
Çocuk neden ekrana bu kadar bağlanıyor?
Ekranlar çocuklara çok hızlı ve yoğun uyaranlar sunuyor. Renkler, sesler, sürekli değişen görüntüler… Gerçek hayat ise çok daha yavaş. Bir çocuk oyuncaklarıyla oynarken hayal kurmak, bir arkadaşının cevap vermesini beklemek, sırasını paylaşmak, sıkılmak ve yeniden denemeyi deneyimler. Ekranda ise çoğu zaman beklemeye gerek yoktur. Bir video biter, diğeri başlar. Bir oyun sıkıcı gelirse hemen başka bir oyuna geçilir. Bu nedenle ekranın yoğun kullanımı, çocuğun gerçek yaşamın daha yavaş ve doğal uyaranlarına tahammülünü zorlaştırabilir. Özellikle küçük çocuklarda ekranın; oyun, hareket, sosyal iletişim ve gerçek yaşam deneyimlerinin yerini almaya başlaması gelişim açısından dikkatle ele alınmalıdır.
Çocuğun gelişimi yalnızca ekran karşısında gerçekleşmez. Konuşmak, dinlemek, kitap incelemek, parka gitmek, dokunmak, keşfetmek, arkadaşlarıyla iletişim kurması, düşmesi ve yeniden kalkması… Bunların hepsi gelişimsel deneyimlerdir. Ekran süresi arttıkça bu deneyimler azalıyorsa, çocuğun gelişimini yeniden değerlendirmek gerekir. Özellikle çocuk ekran dışında oyun kurmakta zorlanıyor, iletişime girmiyor, dikkatini sürdürmekte güçlük çekiyor veya yaşıtlarıyla belirgin farklılıklar gösteriyorsa, yalnızca “tableti bırak” demek yeterli olmayabilir. Çocuğun neden böyle davrandığını anlamak gerekir. Ve bu noktada gelişim değerlendirmeleri önem kazanır.
Gelişim testleri bize ne söyler?
Ebeveynler zaman zaman “Çocuğum yaşına uygun gelişiyor mu?” sorusunun cevabını arar. Dil gelişimi nasıl? Bilişsel becerileri yaşına uygun mu? Motor becerileri nasıl? Sosyal iletişimi nasıl? Dikkatini sürdürebiliyor mu? İşte bu noktada gelişim testleri ve psikolojik değerlendirmeler önemli bir yol gösterici olabilir. Uygun gelişim değerlendirmeleri sayesinde çocuğun güçlü olduğu alanlar ve desteklenmesi gereken beceriler daha sistematik biçimde görülebilir.
Peki ya dikkat testleri ?
“Tablette saatlerce dikkatini veriyor ama dersin başına oturamıyor.”
Bu cümleyi sık duyuyoruz. Ancak tablette uzun süre kalabilmek, dikkat becerilerinin mutlaka iyi olduğu anlamına gelmez. Ekran zaten çocuğun dikkatini sürekli canlı tutacak şekilde tasarlanmıştır. Önemli olan çocuğun farklı ortamlarda dikkatini nasıl kullandığıdır. Yönerge takip edebiliyor mu? Dikkatini sürdürebiliyor mu? Bir görevden diğerine geçebiliyor mu? Dikkat dağıtıcı unsurlar arasında görevini sürdürebiliyor mu? Bu nedenle gerektiğinde dikkat testleri ve psikolojik değerlendirmeler, çocuğun dikkat becerilerini daha yakından anlamamıza yardımcı olabilir. Her hareketli çocukta dikkat eksikliği olmadığı gibi, her dikkat güçlüğünü de “tablet yüzünden” açıklamak doğru değildir. Burada önemli olan erken fark etmektir. Çünkü bir güçlüğü ne kadar erken fark edersek, çocuğun ihtiyacına uygun desteği planlama şansımız da o kadar artar.
Psikolojik destek ve gerektiğinde özel eğitim
Çocuğunuzla ilgili içinizde bir soru varsa, (Yaşıtlarından belirgin şekilde farklı davranışlar gözlemliyorsanız… Dil, dikkat, iletişim, oyun, sosyal ilişki veya öğrenme alanlarında zorlanıyorsa… Okula başlama konusunda soru işaretleriniz varsa…) mutlaka sorunun büyümesini beklemek gerekmez.
Bir psikologla görüşmek, gelişim veya dikkat değerlendirmesi yaptırmak aileye önemli bir yol haritası sağlayabilir. Bazen değerlendirme sonucunda herhangi bir gelişimsel risk görülmez ve aile rahatlar. Bazen ise çocuğun belirli alanlarda desteğe ihtiyacı olduğu anlaşılır. Bu destek psikolojik danışmanlık, gelişimsel çalışmalar veya gerektiğinde özel eğitim şeklinde planlanabilir. Özel eğitim bir etiket değildir. Çocuğun bireysel ihtiyaçlarına uygun yöntemlerle öğrenmesini, iletişim kurmasını, sosyal becerilerini ve günlük yaşam becerilerini desteklemeyi amaçlar.
Son söz…
Çocuğumuzun elinden tableti aldığımızda dünyası yıkılıyorsa hemen “şımarık” demeyelim. Biraz durup çocuğumuza bakalım: Çünkü bazen tablet sadece tablettir. Ama bazen ekranın arkasında dikkat edilmesi gereken bir gelişimsel farklılık olabilir. Bunu anlamanın yolu tahmin etmek değil, çocuğu doğru değerlendirmektir. Gelişim testleri ve psikolojik görüşmeler bu nedenle önemlidir.
Ve unutmayalım: Bir çocuğu değerlendirmek, onu etiketlemek değildir. Onu daha iyi anlayabilmek için ona yakından bakmaktır. Çünkü bazen bir çocuğun davranışının arkasında “inat” değil, anlatamadığı bir ihtiyaç vardır. Ve o ihtiyacı zamanında fark etmek, çocuğun geleceğinde sandığımızdan çok daha büyük bir fark yaratabilir.
- DENİZ GÜZEL
PSİKOLOG VE AİLE DANIŞMANI
FETHİYE AKRAN AKADEMİ ÖZEL EĞİTİM






















