CARAVAGGİO’NUN BİR TABLOSUNDAN HAREKETLE; İSRAİL/İRAN SAVAŞI
Tiranların, halklarını acımasızca ölüme gönderdiği kahpe günlerdeyiz yine. Mossad ajanlarının İran kentlerine sızıp, montaj atelyeleri kurarak patlayıcı yüklü dronlarla molla rejiminin kanlı yöneticilerini yatak odalarında öldürdüğünü şaşkınlık ve korku izlerken bir öyküyü, daha doğrusu Caravaggio’nun, ‘Judith, Holofernes’in Kafasını Keserken ‘ isimli tablosunu hatırladım.
İtalya ve Sicilya’da, 15. yy’da yaşamış, hâlâ saygıyla anılan Barok akımın kurucularından olan Caravaggio ile henüz 11 yaşında iken tanışmıştım. Yaşıtlarım bilir, o yıllarda Gökkuşağı isimli bir ansiklopedi yayınlanırdı fasiküller halinde. İlk sayısının arka kapağında Caravaggio’un ünlü Bacchus tablosu yer alıyordu, öylesine beğenmiştim ki, duvara yapıştırmıştım.
Sonra kısmet olmuş onbeş yıl önce, Floransa’da ünlü Uffizi Sanat Müzesi’nde Caravaggio’nun pek çok eserini hayranlıkla izleme imkânı bulmuştum.
Elbette, konuyu Mossad ajanlarının çılgın sızma girişimine bağlayacağım, on sekiz gün önce, Roma’nın tarih ve kültür mirasları arasında dolaşırken, sıra Barberini Sarayı bünyesindeki Ulusal Antik Sanat Galerisi’ne gelmişti ve 2025 Roma Jübile Yılı kapsamında galeride öncelik Caravaggio’nun eserlerine verilmişti.
Caravaggio’nun görmediğim pek çok tablosu karşımdaydı. Ama, ben ‘ Judith, Holofernes’in Kafasını Keserken ‘ isimli tablosunun karşısında mıhlanıp kalmış, galeriyi gezerken sık sık geri dönerek bu tablodan gözlerimi ayıramamıştım. Hattâ eşim dayanamayıp, neden bu kadar ilgini çekti bu tablo diye sormuştu.
Resmederken, İncil’de bir öyküden esinlenmiş Caravaggio; İsrailoğullarının Asur birlikleri tarafından işgal edildiği yıllarda, korkusuz, güzel ve dul Judith, Asurlulara kendi halkı hakkında bilgi verecekmiş gibi gözükerek Asur kamplarına, daha doğrusu Holofernes’in çadırına sığınır, hattâ vücudunu Asurlu generale teslim eder.
İçki ve seksin zirve yaptığı bir gece, Judith, Holofernes’in sarhoşluğundan yararlanır ve saçlarını kavrayıp generalin kafasını keserek ve bir torbaya koyar. Elinde kanlar sızan torbayı sallayarak, korkudan şok olmuş Asurluların arasından geçerek kamptan ayrılır.
Güç sarhoşluğuna yakalanan molla rejiminin liderleri ve Asurlu general Holofernes’in kaprisli duruşu ile düşmanı alt etmek için her yolu mübah gören Mossad ajanları ve Judith’in cesâreti İncil’de geçen öyküye ne kadar benziyor.
Tabii, bu vahşi tabloda asıl önemli olan, tarafların o andaki duygu ifadelerinin Caravaggio ustalığı ile muhteşem aktarılmış olması.
Dileğimiz, yıllardır kendi halkına baskı uygulayan molla rejiminin de, İsrail’deki demokratik muhalefete rağmen, küresel Siyonist lobilerden aldığı cesaretle başta Filistin halkı olmak üzere tüm Orta Doğu halklarına pervasız saldırılarda bulunan Netanyahu rejiminin de yok olmasıdır.






















