KONUŞMA… DAVUT FEN
İlçemiz Orman İşletme Müdürlüğü önünde bir dizi sıralı duran bankamatiklerin ilgim olanından para çekeyim de konutumuza öyle geri döneyim demiştim. Konutumuza yakın, o çok şubeli, ülkemizin önde gelen bankamızın, yeni bir bankamatiği de vardı. Yanında da artık yabancılara satılmış olan bir büyük bankanınki bulunuyor. Oradan da işlem yapabilirdim. Zaten o yüzden emekli maaşımı yeni açılan bankamatiğin banka şubesine taşımıştım. Bilindiği gibi e-devlet bu seçeneği sağlıyor.
Kartımı soktum, para çekeceğim. Bankamatik, çipiniz bozuk, deyip kartımı geri vermişti. Aynı bankamatik, birinde de, kart sıkıştı, (benden önceki kişi olsa gerek) başka işlem yapmamış, bende kartımı geri almıştım. Orası oldukça merkezi bir yerdi, olasıdır, demiş, dert etmemiştim. O konuda seçeneksiz değildim.Elbette banka şubesine gittim. Meğerse benim ek hesabım artık çok küçücük kalmışmış. O konuda bir alt ölçüt varmış. O alışveriş kartımın yenisi de hafta içinde gelirmiş.Konutumuzdan neredeyse öğle üzeri çıkıyorum. Hafta oluyor, gelen olmadı. Para çekeceğim. Eşimin, bir para aktarımı işimi çözmüşse de gerisi gerek.İnternetten banka iletişim bilgisi edinip müşteri ilişkilerini aradım. Karşımda bilgisayar var. O işlemi yapın, bu işlemi yapın, deyip duruyor. Üsteleyerek, karşımda bir kişi olsun istedim. Genç bayan sesleri duyuyorum. Onlarda beni tuşlu işlem yapmaya yönlendiriyorlar. Denilenleri bir bir yapıyorum. Sonuç yok. Ara veriyorum ama canım durmuyor. İlle de sonuç alacağım.Biraz aradan sonra yine arıyorum. Karşımda bilgisayar var ya, beni tuşlu işleme yönlendiriyor. Denilenleri yine yapıyorum. Sonuç değişmiyor. Karşıma birileri çıksın seçeneğinde üsteliyorum. Genç bir başka bayan sesi geliyor. Ona yaptığım işlemleri anlatıyorum. O ise beni yine tuşlu işlem yapmaya yönlendirmek istiyor. Epey geriliyorum. Kendilerine diyorum ki, ben, ön lisans üniversite çıkışlıyım. Bütün bu denilenleri anlayacak ve doğru dürüst yapacak biriyim. Telefonun diğer ucundaki genç bayan da, sizi, iyi anlıyorum, başka zaman bir daha arayın, deme gereği duyuyor. Bende, bu durumdan hiç hoşnut değilim, diyorum. Ulusal bankamız olduğunuz için sizi seçmiştim. Yeni bankamatiğiniz de konutumuza yakın. Ancak, yaşadığım bu güçlük can sıkıcı. Bankamı değiştirmeyi düşüneceğim, diyorum. Biliyorum, dediklerim kayda giriyor. Bankamda sıfırlamadığım küçük borsa yatırım hesabım da var. Acaba bu durdurulan fon ödeme devre kesici işlem(!) bana da mı denk geldi, diye bile düşünmedim değil. Yatağımın üzerinde, internet bağlantılı dizüstü bilgisayarımlayım. Hep öğleyimdir. Masa başında olmam.
Aradan çok bir zaman geçti, geçmedi; kapımız tıklatıldı. Yalnız ve soyunukum. Kalkıp kapıyı araladım. Baktım, genç bir bayan postacı. Üzerinde, ince bedenine denk düşen giyimi, başında da kepi var. Adımı bile sormadı. Kapımızda, sarı, metal harflerle zaten adım yazılı(*). Banka zarfımı uzattı. Yalnızca TC’min son üç rakamı sorulmuştu.İyi haftalar…
__________
(*) O adım, memleketteki işletmemizde oda kapımın üzerindeydi. Gelirken söküp onu da getirmiştim. Başka kimsenin işine yaramazdı.























