Deprem uzmanı Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın geçtiğimiz günlerde sosyal medya sayfasından yaptığı paylaşımda yüksek risk taşıyan bölgelerde konut satın alınmaması ve kiralanmaması ile ilgili açıklamalarına İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Levent Çimen, “İnşaat Riski İlçeye Göre Değil, Yapıya Göre Değişir” ifadelerini kullandı.
İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Levent Çimen, İnşaat Mühendisleri Odası Fethiye temsilciliğinde beraberinde Fethiye temsilcisi Hüseyin Kaya ve temsilcilik yardımcısı Engin Sedat Kayserili ile birlikte Deprem uzmanı Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın geçtiğimiz günlerde sosyal medya sayfasından yaptığı paylaşımda yüksek risk taşıyan bölgelerde konut satın alınmaması ve kiralanmaması ile ilgili açıklamaları ile ilgili olarak basın açıklaması gerçekleştirdi. İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Levent Çimen, yaptığı açıklamada, “Son günlerde Türkiye’nin bazı il ve ilçeleri ve Muğla ilimizin Fethiye ilçesi ile ilgili “ev almayın, kiralık ev tutmayın” şeklindeki açıklamalar kamuoyunda gereksiz endişeye neden olmuştur. Bu tür genellemeler bilimsel gerçeklikle örtüşmediği için konunun teknik açıdan doğru değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Kısaca özetlemek gerekirse; Deprem riski ilçeye göre değil, yapıya göre değişir. Muğla ve ilçeleri 1. derece deprem bölgesidir; ancak bu durum tüm yapıların riskli olduğu anlamına gelmez. Bir yapının deprem güvenliğini belirleyen temel unsurlar; zemin etüdü, mühendislik hizmeti, malzeme kalitesi, ruhsat ve denetim süreçleri gibi teknik kriterlerdir. İlçe adı, tek başına risk göstergesi değildir.” dedi.
“Yapı Stoku Analizleri Sürdürülmektedir”
Çimen, “Asıl sorun, denetimsiz ve mühendislik hizmeti almamış yapılardır. 2000 yılı öncesi binalar ile kaçak, ruhsatsız veya projesiz inşa edilmiş yapılar Muğla’da ve tüm deprem kuşağında en yüksek risk grubunu oluşturmaktadır. Beton kalitesi belirsiz, donatısı yetersiz ve mühendislik hizmeti almamış bu yapılar deprem açısından tehlikelidir.
Buna karşılık projelendirmesi doğru yapılmış, denetimden geçmiş ve zemine uygun şekilde inşa edilmiş yapılarda oturmak veya bu yapılardan ev almak teknik olarak sakınca oluşturmaz.” diyerek “Odamız yapı stoku analizlerini bilimsel yöntemlerle sürdürmektedir. İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi olarak yapı stoğunun bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi için belediyelerimizle yürütülen çalışmalar devam etmektedir: Milas merkez mahallelerinde çalışmalar tamamlanmıştır. Menteşe merkez mahalleleri çalışmalarında son aşamaya gelinmiştir. Bodrum için imzalanan protokol kapsamında saha çalışmalarına başlanmaktadır. Bu çalışmaların amacı, hangi yapıların gerçekten riskli olduğunu bilimsel olarak ortaya koymaktır.” ifadelerini kullandı.
“Vatandaşlarımıza Teknik Destek Vermeye Hazırız”
Çimen, “Günümüz mühendislik teknikleri ile her zeminde güvenli yapı üretilebilir. Yüksek yeraltı suyu, gevşek zemin ya da eğimli arazi, uygun temel sistemleri ve gerekirse zemin iyileştirme yöntemleriyle güvenli yapı üretmeye engel değildir. Bu nedenle “bu ilçede ev alınmaz” şeklindeki genellemeler bilimsel temele dayanmamaktadır. Önemli olan yapının nasıl projelendirildiği ve nasıl inşa edildiğidir. Kat yüksekliği tek başına risk göstergesi değildir. Bir yapının yüksek veya alçak katlı olması, deprem sırasında zemin–bina periyodu etkileşimi üzerinden değerlendirilir. Bu tamamen mühendislik hesaplarıyla belirlenen bir durumdur. Dolayısıyla yalnızca kata bakarak risk değerlendirmesi yapmak mümkün değildir. Sonuç olarak; Muğla’nın deprem gerçeği ancak bilimsel yöntemlerle yönetilebilir; korku yaratan genellemeler doğru yaklaşım değildir. İnşaat Mühendisleri Odası Muğla Şubesi olarak; yapı güvenliği, performans analizi ve yapı stoku değerlendirme konularında tüm kamu kurumlarına ve vatandaşlarımıza teknik destek vermeye hazır olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.”diye konuştu.






















