Hoşgeldiniz  
..................................................... ................................................

EROL DOLU’nun Kaleminden “TÜRKİYE MİLLİ OLİMPİYAT KOMİTESİ” 2

Erkan Ilik | 10 Nisan 2014 | Genel A- A+

EROL DOLU TÜRKİYE MİLLİ OLİMPİYAT KOMİTESİ

                                     ( 2 )

 

DÜNDEN DEVAMI

Dünkü yazımda Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin tarihsel gelişimini yazıp gelecek yazımda devam edeceğimi belirtmiştim.

     Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Türkiye’nin en eski spor örgütüdür. Kısaca TMOK diye yazılır. 1962 yılına kadar Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü (Spor Genel Müdürlüğü) bünyesinde bulunan Milli Olimpiyat Komitesi 1962 yılından sonra Dernekler kanununun yeniden düzenlenmesiyle TMOK tüzüğünün yeniden hazırlanmış ve başına Milli kelimesi getirilerek Milli Olimpiyat Komitesi adını almıştır. Ama 1973 yılında da Bakanlar Kurulu kararı ile Milli Olimpiyat Komitesinin bu günkü ismi olan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi adını almış ve halende Özerk duruma getirilmiştir.

TMOK kamu yararına çalışan derneklerden olup bu gün Türk sporunda önemli bir yeri vardır. Merkezi İstanbul’da bulunan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi hizmet ve faaliyetleri tüzük ve yönetmenliklerde belirtilen hususlar içerisinde ve Uluslar arası Olimpiyat Komitesi yönetmenlikleri dâhilinde, bu yönetmenliklere uygun olarak başlı başına ama Spor Genel Müdürlüğüne bağlı olarak görev yapan Spor Federasyonlarıyla koordineli ve iş birliği ile Türk sporunda hizmet eder. Bundan ayrı amaç ve görevleri arasında Uluslar arası Olimpiyat Komitesinin statüsüne uygun olarak ülkemizde Amatör Sporu, Spor Ruhunu ve Spor Kültürünü geliştirmek için çalışır. Türkiye’nin Olimpiyat oyunlarına katılmasını sağlar ve bunun yanında uluslar arası Bölgesel Spor Müsabakaları için destek olur.

TMOK her yıl genel olarak kendi bünyesinde gerçekleştirdiği iki tane spor organizyonu vardır. Bunlardan birisi Modern Olimpiyat oyunlarının kuruluş yıl dönümleri etkinlikleri içerisinde her yıl Haziran ayında gerçekleştirilen Olimpik Yol Koşusu ve diğeri de her yıl Temmuz ayı içerisinde İstanbul Boğazında yapılan Asya’dan Avrupa yakasına yüzme yarışıdır. Ben de 1998 yılında Konya’da yapılan Olimpiyat Koşusunda üçüncü oldum ve TMOK’ sinden aldığım madalyayı evimin en üst köşesinde astım.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesine Spor Camiasından ve Spor Basınından üye olurlar. Ben de uzun yıllar TMOK’ sine üye olmak için müracaat ettim. Üç defa adresime gerekli evraklar geldi ve bu evrakları spor ve spor basınındaki öz geçmişimle beraber TMOK’ sine göndermeme rağmen bir türlü üyeliğimiz kabul edilmedi.

Bundan üç yıl önce İstanbul’da TMOK genel sekreteri Sayın Neşe Gündoğan ile karşılaştım ve benim üye olabileceğimi münacatımı sporcu ve spor basınındaki öz geçmişimi yazmamı söyledi ama bu güne kadar hiçbir sonuç alamadım.

     Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin en eski üyelerinden birisi de geçmiş yazımda da yazdığım gibi hemşerimiz spor adamı Ali Abalı’dır.  Ali Abalı ağabeyimiz gerçekten yazdığı yazıda TMOK sini çok iyi anlatmış.

TMOK’ sinin OLİMPİYAT dergisi adresime geldiği zamanları yakından okuyordum ve yararlı bilgiler elde ediyordum. Ama son üç yıldan bu yana adresime gelmediği için okuyamıyorum.

Bu gibi spor yayınları spor kültürünün gelişmesi açısından gerekirse Türkiye’de okullarımız ders kitabı olarak okutulması gerekir. Çünkü toplumumuz daha spor kültürüne kavuşamamış. Spor kültürü demek ulusal basınımızın sadece büyük futbol kulüplerimizin maçları hakkındaki yorumları değildir.

 

 

341 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle