Hoşgeldiniz  
..................................................... ................................................

BÜYÜK FOTOĞRAF/ MEHMET UÇAR’ın Kaleminden “BİR YUSUF MASALI’NIN SATIR ARALARINDA GEZİNTİ”

Erkan Ilik | 10 Nisan 2014 | Genel, KöşeYazar A- A+

BÜYÜK FOTOĞRAF/ MEHMET UÇAR (mehmetucarcem@hotmail.com)
BİR YUSUF MASALI’NIN SATIR ARALARINDA GEZİNTİ

Sanat, insanın duygu ve düşüncelerini dışa vurumda kullandığı en vazgeçilmez araçlardan birisi olmuştur kendi tarihi boyunca. Bazen bir çizgi bazen bir melodi bazen bir mimari yapı bazen de ondan çok daha sağlam bir mısra bizi dış dünyaya anlatmaya yardımcı olur. İnsanoğlunun bilinen tarihindeki birçok sıcak gelişmenin ilk adımını çoğu kez bir sanatçının attığı hepimizin malumudur. Bu nedenle bir çizgi, resim ve karikatürde sadece bir çizgi olmakla kalmaz. Basit bir ses, bir bestede alelade bir ses olmanın çok ötesine geçmiştir. Yine bir kelime, diğer kelimelerle farklı anlam ve ahenk armonisine girip tılsımlı bir etkileşim oluşturduğunda artık sözlükteki anlamlarından sıyrılarak önceden kestirilemez bir büyü oluşturur hale gelmiştir. Aynı kelime Karacaoğlan’da ve Yunus’da aşka, Köroğlu’nda ve Dadaloğlu’nda haksızlığa başkaldırıya bürünür.

Bilindiği üzere II. Dünya Savaşı sonrası Cezayir’i tekrar işgal eden Fransa’ya karşı Varoluşçu felsefenin sahibi Sartre, ülkesinin sokaklarında Fransa’nın bu haksız işgalini kınayan bildiriler dağıtmaktadır. Tekrar etmek gerekirse, bir Fransız bunu Fransa’da yapmaktadır. Tabi çok göze batınca o zamanki Devlet Başkanı olan De Gaulle’a baskılar gelir ve kendisinden Sartre’ın, “kulağının çekilmesi” istenir. De Gaulle, kendisi hakkında da atıp tutan ve düşünceleri kendisiyle taban tabana zıt olan Sartre’ın arkasında durarak şu veciz sözü söyler: “Sartre’a dokundurmam! Çünkü Sartre Fransa’nın ta kendisidir.”Sartre olmak bir hüner kuşkusuz ama De Gaulle olabilmek de yürek istiyor.

Sartre deyince şu yükte hafif paha da ağır anekdotu da aktarmadan geçmeyelim değerli okurlar. Malum ünlü düşünüre Fransa’nın en büyük devlet nişanı olan “Legion d’honneur” veriliyor; ama O bunu elinin tersiyle itiyor. Sonraki yıllarda Nobel veriliyor kendisine, verdiği cevap müthiş: “Bu ödülü bana teklif etme fikri kapitalistlerin benden intikam alma isteğinden başka bir şey değil.” Elbette Nobel de gerisin geri gönderiliyor. Bizim bir yandan Sartre’lara bir yandan da De Gaulle’lere ihtiyacımız var bugün. Derken aklıma üstad Sezai KARAKOÇ’un kendisine verilmek istenen ödül için Cumhurbaşkanı tarafından davet edildiğinde yenileyin sergilediği asil tavrı geliyor. Ardından İsmet ÖZEL’in yüzü beliriyor yüzümde. Allah’a hamdediyorum; onlarla aynı çağı yaşama, aynı ruh ve zihin dünyasını soluma nimetini bana bahşettiği için.

Bu günlerde Büyük Fotoğraf’ı doğru okuyabilmek için çağımızın vicdanı en yüksek Türk şairlerinden birinin şiirlerini kendim için liman seçtim. Türk deyince ırkçılık yaptığım zehabına kapılmasın hiç kimse. Şiirlerini kendime liman seçtiğim İsmet ÖZEL’e göre Türk demek, kâfirle mücadeleyi göze alabilen cesur Müslüman demek. Peki, ne mi diyor Bir Yusuf Masalı’nın Sebeb- i Telif başlığı altındaki bölümde şair: “Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız / ve devam ediyor başkalarının hınçlarıyla / düşmanı gösteriyorlar, ona saldırıyoruz / siz gidin artık / düşman dağıldı dedikleri bir anda anlaşılıyor / baştan beri bütün yenik düşenlerle aynı kışlaktaymışız / incecik yas dumanı herkese ulaşıyor / sevinç günlerine hürya doluştuğumuzda / tek başınayız.”

 İyi de hayatımızın başlamasına sebep o aşkı kimler yaşadı? Sonrasında hayatımızın idame etmesine sebep kimlerin hınçları? Düşman kim, ona niçin saldırıyoruz ve gösterilenin düşman olduğuna bizi kim ikna etti? Nereden biz onun düşmanımız olduğuna kani olduk? Düşman niye dağıldı ve şimdi niye geri çekiliyoruz? Niye yenik düştük? Diğer yenik düşenler kimlerden oluşuyor? Onlar hangi nedenle yenilmiş sayıldılar? Onları yenenler kimlerdi?  Ne yaparak sevinç günlerine ulaşıyoruz? İyi de ne diye tek başımıza seviniyoruz? Sevincimize hiç kimse niçin ortak olmuyor ki? Anlayan ve bu sorulara cevap verebilecek kimse yok mu civarda? O zaman İsmet ÖZEL okumaya devam edelim. Zira ihtimaldir ki soruyu soran cevabını da verebilir…

436 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle