Hoşgeldiniz  
................................................ ..........................................................

BÜYÜK FOTOĞRAF/ MEHMET UÇAR SATRANÇ

Erkan Ilik | 24 Nisan 2014 | Genel A- A+

BÜYÜK FOTOĞRAF/ MEHMET UÇAR SATRANÇ

Kimi görsem bir iltifat bir iltifat, sormayın gitsin. Ne kadar da iyi hamle yaptığımdan tutun da kaç madalya aldığıma kadar bir yığın soruyla karşılaşıyorum bugünlerde. Oysa inanın 40 yıllık ömrümün hiçbir anında ne satranç masasına oynamak için oturmuşluğum var ne de bu oyunun kuralları nedir diye merak etmişliğim. Bu husustaki tek merakım satranç oynayan insanların yüzlerini gözlemlemek ve ellerini izlemekten ibarettir. O da oyun oynayan birilerine rast gelirsem eğer.

Satranç bilmiyor olmam hayattaki hamlelerimi tamamen işin akışına bıraktığım şeklinde de algılanmamalı. Kabul edilmeli ki benim de bir kapasitem var ve tekrarı olmayan bu hayat oyununda mümkün olduğunca isabetli adımlar atmak isterim. Şu kadarı var ki isabetli adımı ben sonuca giden başarılı adım olarak telakki etmiyorum. Çoğu kez geç kaldığımı daha en baştan belirtmeliyim hamlelerimde. Ben hadiseye uyandığımda çoğunlukla diğer insanlar birkaç hamle yapmış olurlar. Ama ne hikmetse genellikle tek, bilemedin iki hamleyle savuştururum önceki tüm hamleleri. Üstelik yenmek için, kazanmak için, birini mat etmek için değil sadece kaybetmemek için oynarım. Dedim ya ilk anda birçok kaybetmişliğimin ve çok sonradan nice kazanmışlığımın olması iyi bir hücumcu olamamamdan kaynaklanır. Olsun, ne gam!

İşin tuhaf kısmı sen hem satrancı bilme hem de iyi hamle yapabiliyor ol ve bu da yetmiyor gibi diğer insanlar da seni iyi bir satranççı olarak bilip beğensinler. Biri diğerlerine bunu bir izah etsin mi? Ne münasebet, mesele gayet açık bence. Kimse kendini nahak yere yormasın. Nerden çıktı demeyin bütün bunları anlatmama sebep eskimez bir dostum olan Ekrem’in “Yahu kardeşim sen ajan mısın yoksa satranç ustası mısın?” mealindeki cümlesi oldu. Hayır, bin kere hayır ki hayatımın hiçbir döneminde ne ajanlık yaptım ne de satranç oynadım. Yalnızca hükümet ile cemaat arasında vuku bulan güncel tartışmaları, 2006 yılında öngörüp olabilecekleri kendisine söylediğimde perşembenin gelişini çarşambadan belki de salıdan görmüşümdür. Anlayacağınız bir olayı anlamak için hep basitleştirme yolunu tercih ettiğimden doğru sonucu önceden görebilmişimdir. Bu benim kişisel bir özelliğim değil kullandığım metodolojinin güvenilirliğini ortaya koyar.

Nasreddin Hoca’ya bindiği dalı kestiğini gören birisi hocam düşersin diye kendini uyardığında önceleri aldırmayan hoca düşünce “Madem olacağı biliyordun o zaman öleceğimi de bilirsin söyle ben ne zaman öleceğim!” demiş ya. Rahmetliye atfedilen fıkrada olduğu gibi şimdi bana söyle, bundan sonra ne olacak diye sormayın. Cin şişeden çıkınca ne olacaksa o olacak. Vazo kırılınca ne kadar yapıştırmaya kalkışırsak kalkışalım hatta eskisinden daha iyi yapıştıralım o artık eski vazo değildir.  Vazo bir vazo olarak bir şey olmamış gibi davransa da evin hanımı onun yapıştırılmış bir vazo olduğunu bilir ve ilk fırsatta yenisini almaya çalışır. İşin garibi yeni vazoyu da bir gün benzer tehlike beklemektedir. Bilinmez bu kaçıncı vazodur kırılan ve yapıştırılan.

Şurasını da ifade edeyim ki oyun bittikten sonra bütün enstrümanları aynı kutuya koyduklarını gördüm satranç oynayanların. Yani fil de piyon da kale de vezir de şah da aynı değerde olduğundan mıdır nedir aynı torbaya konuyor. Onlara kıymet veren bizim bakış açımızdır. Garibime giden az önce değerli olan bir figür neden şimdi değersizleşti yahut da dün değersiz olan bugün neden başköşede. Bunu iyisi mi bir satranç ustasına sorayım.  Sizden tek ricam bana satrancı iyi oynayan bir usta el buluverin. Lütfen yol gösterin ve bir usta ismi verin.

Büyük Fotoğraf’a bakınca ne mi görüyorum: Herkes hamle yapıyor hayatta. Lakin bazıları şuurlu bazıları şuursuz. Şahsen hiç satranç oynamamış ve en basit kurallarını bile bilmeyen birisi olarak şayet iyi bir satranç ustası olarak görülüyor ve takdir ediliyorsam bunu samimiyetimin yansıması olarak değerlendiriyorum. Oyunculara ve satranç severlere tavsiyem başarılı olmak istiyorlarsa samimi olmalarını önermek olabilir. Biri sizin samimiyetinizi gözetliyor olabilir. O halde kazanmak için doğru değil samimice hamleler yapın. İyi oyunlar! Oynayın, oynayın, oynayın!.. Ne acı ki hayat sadece bir oyun değildir.  

595 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle