Hoşgeldiniz  
..................................................... .................................................... ............................................... ..........................................................

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

Erkan Ilik | 01 Nisan 2021 | Genel, Güncel, gundem, Kültür A- A+

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

www.hakanbirol.com

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Gece Güneşi” kitabıyla tanıdığımız “Sümeyye KAYA” var.

Merhabalar Sümeyye Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Merhabalar öncelikle bu fırsatı bana verdiğiniz için ben teşekkür ediyorum. Yazarlar ve Şairler kendilerini yazılı olarak ifade etmenin güzelliğini her zaman daha farklı yaşarlar. Çünkü yazmak güzel bir sanattır. “Kaleme ve yazdıklarına andolsun” ayetinin muhatabı bir kul olarak, yazmayı ve kalemle olan dostluğu çocuk yaşlarında başlamış bir şiir sevdalısıyım. Çocuk yaşlarımdan itibaren şiire ve edebiyata hayranlığım, çevremdeki herkesin göz ardı edemeyeceği bir özelliğim olmuştur. Şiir yazmak kadar, şiire ses olmak da ayrı bir heyecan kaynağım oldu. Önce kalemle dost olup yüreğimi dillendirdim, sonra Yazdığım şiirlere ses olmak için mikrofonla hasbıhal etmeyi görev bildim… Arapça, fıkıh, tasavvuf dersleri, mektuba, Risale-i kutsiye ve bu gibi birçok eğitimi de alarak Arapça (Sarf bilgisi) alanında eğitimler verdim. Daha sonra Radyo Programcılık ve Sunuculuk, Haber spikerliği, diksiyon, hat gibi birçok alanda da eğitimler alarak hayatımda radyo serüvenini başlattım. Bunların yani sıra tabiî ki bir de STK yönüm var. Yıllardır birçok Engelli platformlarında görev aldım ve hala da almaya devam ediyorum. Şuan da Esenler Mihmandar Engelliler Kulübü Başkan Yardımcısıyım. STK gönüllülük esas olan bir iştir ve bende gönülle bu işlerde koşuşturup topluma faydalı işler yapmayı kendime görev belirledim. Hayatını, ilim ilim ilim diyerek şahlandırıp, Şiirlerle Süsleyen ve taç yapan Bir GECE GÜNEŞİ’yim…

“Gece Güneşi” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?

Gece Güneşi nedir diye soranlar oluyor, bu isim nerden çıktı diye merak ediliyor… Öncelikle bunu açıklayarak başlamak isterim müsaadenizle. Gece Güneş yoktur, ay vardır. Ay aydınlatır ama ısıtmaz. Hâlbuki Güneş varlığı ile hem aydınlatıyor hem de ısıtıyor… Bende Şiirlerimde gecenize güneş olmaya talibim sloganıyla yola çıktım… Hedefim Şiirlerimle yüreğinizi ısıtıp, aydınlatmak için. Okuyucum Gece Güneşi kitabımda, iki yönlü aşk bulabilecek… Leyla olmadan, Mevla ya ulaşılmayacağı düşüncesiyle, beşeri aşkların nihayetinin ilahi bir aşkla vuslat olduğunu düşünüyorum.  Okuyucu Gece Güneşi’nde, Leyladan geçip Mevlasıyla buluşan bir aşığın mısralarını bulabilecek. Bir Aşığın serzenişlerine şahitlik edecekler…

Kitabınızı yazmanızda en büyük etken neydi?

Yazmak güzel bir sanat demiştim, bende bu sanat için çabalayan biri olarak hep hayalimdeydi ama bu hayalim için vakit bulup çabalamıyordum. İnsanlar hayatında birçok imtihanlara maruz kalır. Bende sağlık anlamında birçok sıkıntılar yaşadım. Hastaneye ortamında nefes almakta zorlandığım anlarda birçok şey gözümün önünden perde misali geçti. Hayatın kısa olduğunu bildiğimiz halde, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak mantıksız ama hep yanıldığımız nokta buydu. Yarınımızın garantisi yoktu ve hayalleri ertelemenin de bir açıklaması olamazdı. Sıhhat nimetini veren Rabbime hamdettim ve vücudumu dinç hissettiğim gün kararımı verdim. Ben yazdıklarımdaki hissiyatı başkalarının da yaşamasını dileyerek, aynı frekans da bulaşabileceğimiz yüreklerin varlığına inanarak GECE GÜNEŞİ mi oluşturdum. Sizleri aydınlatan güneş’iniz hiç batmasın inşallah…

Radyoculuk sizin için çok farklı bir öneme sahip anladığım kadarıyla. Bu önemin sebebini bizimle paylaşmak ister misiniz?

Radyo dinlemek kültürdür… Radyo dinlemek hayallerin sesi olmaktır… Radyo dinlemek ufuklar açmaktır… Ben çocukluğumdan bu yana Radyo dinleyerek büyüdüm ve 5 yaşımda ilk radyo yayınına telefonla bağlanarak aslında hayatımda radyoyu hep var ettim. Radyo dinlerken hep programcının kelimelerinde kendime bir şeyler arardım ve Bilgileri kovalardım. Bu yüzden hep hayatımda RADYO varoldu, olmaya da devam edecek. Şu an Radyo yayınlarıma hep ayrı bir heyecanla çıkıp, o soğuk görünen mikrofonda kendime dair çok mana yüklüyüyorum. Başkalarının ruhuna hitap ederek, ses olmak benim için muhteşem bir duygu…

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?

Şiir, edebiyat, kişisel gelişim kitapları okumayı çok seviyorum. İskender Pala, Kemal Sayar, Sibel Eraslan, Mustafa Ulusoy, Hikmet Anıl Öztekin, Adem Özbay… gibi bir çok yazarı takip ediyorum.

Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?

Yazmak cesaret ister doğru. Kişi yüreğindekileri veya zihnindekileri kaleme almadıkça kendini ispatlayamaz. Kendini ispatlaması dediğim durum ise, yüreğindeki duygularını veya zihnindeki bilgi hazinesini kaleme alınca kişi kendinin farkına varabilir. Örneğin, ben muhabbetten bahsetmedikce, yüreğimde kopan fırtına nin farkına varabilir miydim? Eğer ki bir an cesaretle alınırsa Kelam ele, zaten daha da bırakmak istenilmez. Yeter ki o ilk tanışmada kalemi özgür bırakıp yazacaklarınızda samimiyet dışında bir şey aramayın. Yazının estetiğini daha sonra zaten katmak isteyeceksiniz. Yazma kudreti veren Rabbime şükürler olsun.

Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?

Ülkemizde kitap basımı oldukça fazla oranlarda olmasına rağmen, okuma kültürü edinememiş bir toplumuz maalesef ki. Basılan her bir kitap umuttur, hayaldir, edebiyata kazanımıdır. Fakat üreten toplum konumundayken, sadece tüketen bir duruma geldik. Ben kitabi buram buram kokusuyla elimde kalem altını çize çize okumayı severim. Şimdi kitapları PDF den okumak bana hiç haz vermiyor. Teknoloji çağında olduğumuz için gençlerin bu hazzı bileceğini sanmıyorum. Ama genç nesil konusunda kesinlikle umutsuz da değilim. Hedefleri ve Hayalleri olan bir genç mutlaka azimle kendini geliştirmesini öğreniyor. Bu konuda eğitimcilerimiz ve belediyelerde kültür işlerinin azimle gençleri kazanma girişimleri beni çok umutlandırıyor. Teknolojiyi bilimi reddetmeyiz ve bu sebeple teknoloji uzmanı olarak ileride birçok alanda ülkemizin milli değerlerini koruyacak bir nesil geliyor. Olumsuz yönlere kaptırılmış gençleri kazanmak, biz ailelerin elinde olduğu bir gerçeğini bilmeliyiz. Bu toplumda çocuklar, ailelerinin yansımasıdır.

Değerli Sümeyye Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

Çok teşekkür ediyorum. Okuyucuya bol tefekkürlü bir hayat diliyorum. Yeni bir kitap çalışmasına da başladığımın haberini de sizlerin aracılığıyla vermiş olayım… Kelamda birleşmek ve hecelerin arasına sıkışan bir tutam sevdadan muhabbetten nasiplenmeniz niyetiyle… Selametle kalın.

 

4208 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,6611
EURO 10,3480
BIST 12,1173
ALTIN 495,10

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle