“Yaban Hayatı İçin Sığla Ormanlarında Acil Koridorlara İhtiyaç Var”
Dünyada yalnızca Güneybatı Anadolu’da yaşayan ve günümüzde yok oluşun eşiğine gelen Sığla Ormanları içerisinde yaşayan yaban hayatı araştırılmaya devam ediliyor. Elde edilen ilk bulgulara göre doğal hayatın yok olmaması için acilen Sığla ağaçlarından koridorlar oluşturmak gerekiyor.
Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin işbirliğinde yürütülen ve Rufford Doğa Koruma Vakfı tarafından desteklenen, “Sığla Ormanlarının Korunması” projesi kapsamında, yaklaşık 5 aydır bu ormanların içerisinde yaban hayatı araştırmaları yapılıyor.
Elde edilen bulgular ışığında nemli bir su basar orman ekosistemi özelliği gösteren Sığla Ormanları’nda su samuru, karakulak, porsuk, kaya sansarı, yaban domuzu, su yılanları, tatlı su kaplumbağaları gibi yaban hayatı varlığı tespit edildi. Bu türlerden su samuru ve porsuğun Sığla Ormanları için anahtar türler olduğunu ifade eden yaban hayatı uzmanı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yasin İlemin; “Özellikle Su Samuru’nun temiz su kaynaklarına bağlı yaşayan hassas bir memeli türü olduğunu hatırlatarak, Sığla Ormanları içerisindeki bozulmamış halde bulunan temiz su kaynaklarının bu tür için oldukça önemli olduğunu açıkladı. Porsuk türü ise ülkemiz genelinde kimyasal tarım ilaçlarından dolayı tehlike altında olan bir tür. Güneybatı Anadolu’daki Sığla ormanları, nispeten korunan alanlar olması nedeniyle porsuk gibi hassas bir yırtıcı memeli türü için adeta kurtarılmış bölgeler durumunda.”
Yaptıkları araştırma sırasında çok önemli bir durum ile karşılaştıklarını ifade eden İlemin, bu durumu şöyle açıkladı: “Datça, Marmaris, Gökova, Köyceğiz, Dalaman ve Fethiye bölgelerinde yer alan Sığla ormanlarında yaptığımız araştırmalar sırasında plantasyon yani insan eliyle dikim yapılmış sahaların ekolojik açıdan yaban hayatının devamlılığını sağlamada ne kadar önemli olabileceğini de görmüş olduk. Yeter ki bu dikim sahalarının bir şekilde doğal sahalarla ekolojik olarak bağlantısı bulunsun” dedi. Yerleşimler arasına sıkışıp kalmış ağaç parçalarından ziyade doğal alanlar ile bağlantılı halde olan plantasyon sahalarında yaban hayatının daha rahat hareket edebildiğini gördüklerini ve bu tarz alanlarda tür çeşitliliğinin de doğrudan bir artış gösterdiğini belirtti. İşte bu noktada Güneybatı Anadolu’da parçalanmış bir yapı sergileyen Sığla Ormanları arasında koridorlar (ekolojik bağlantılar) oluşturulması büyük gereklilik.”
Sığla Ormanları günümüzde Güneybatı Anadolu Bölgesi’nde toplamda yaklaşık yalnızca 2500 hektarlık bir alana sıkışıp kalmış durumda olup, bu haliyle yok oluşun eşiğine gelmiş ve unutulmaya yüz tutmuş bir değerimiz. Ülke genelindeki yaklaşık 20 milyon hektarlık orman varlığımız dikkate alındığında, 2500 hektarlık bir orman parçasının okyanustaki su damlası bile olamayacağını ifade eden Orman Ekoloğu ve Proje Koordinatörü Dr. Okan Ürker; proje ile geriye kalan bu orman parçalarının daha bütüncül bir hale getirilmesine yönelik ilk adımın atılması ve bu ormanlardan eko turizm, sağlık turizmi gibi sürdürülebilir sektörlere yönelik tanıtımına da katkıda bulunmayı hedeflediklerini açıkladı.
Tüm yıl boyunca devam edecek Proje süresince, Sığla Ormanları’nın mevcut varlığı ile iklim değişikliği ilişkisinin araştırılması, bu ormanlar içerisindeki yaban hayatı özellikleri, ormanın Aroma Terapi Ormanı olarak kullanılabilmesinin araştırılması, ağaçlandırma yapılabilecek koridor alanların belirlenmesi gibi çalışmalar gerçekleştirilecek.
Bugüne Kadar 10 Bin Sığla Fidanı Toprakla Buluşturuldu
Proje ekibinin farklı kurum/kuruluşlarla işbirliği halinde 2010 yılından bu yana sürdürdüğü araştırma ve koruma çalışmaları kapsamında, parçalanmış Sığla ormanlarının yeniden bütüncül bir hale ulaştırılabilmesini sağlamak amacıyla Köyceğiz ve Fethiye başta olmak üzere bölgede yaklaşık 10 bin sığla fidanı toprakla buluşturuldu. Bu rakamın henüz bir başlangıç olduğunu kaydeden Dr. Okan Ürker; doğa korumada öncü olan kurumlarımız, Sivil Toplum Kuruluşları ve vatandaşların desteğiyle daha güçlü ağaçlandırma ve ormanlaştırma çalışmalarına acilen ihtiyaç duyduklarını belirtti.
Haber: Erkan İLİK




























