Uç Uç Böceğim, Doğa Seninle Var Olsun – Ebru Oğuzhan Yeter
Çocukluğumuzun en masum misafirlerindendi uğur böcekleri…
Bir yaprağın üzerinde ya da bir çiçekte gördüğümüzde yüzümüz aydınlanır, elimize alır parmaklarımızda dolaşmasını izler hemen bir dilek tutardık. Sonra da nefesimizi tutup beklerdik. Eğer hemen uçarsa dileğimizin gerçekleşeceğine inanır, küçücük kanatlarına koskoca hayaller yüklerdik.
“Uç uç böceğim, annem babam terlik pabuç alacak…”
Bu maniyi söylemeyen, çocukluğunda uğur böceğiyle dostluk kurmayan var mıdır bilmiyorum.
İnsanlar çoğu böcekten çekinir, hatta korkar. Ama uğur böceklerinden korkan birine rastlamak neredeyse imkânsızdır. Çünkü onlar yalnızca sevimli görüntüleriyle değil, doğaya kattıkları değerle de insanların gönlünde ayrı bir yere sahiptir.
Aslında uğur böcekleri, doğanın sessiz kahramanlarıdır. Yaprak bitleri başta olmak üzere birçok zararlı canlıyla beslenerek tarımın en önemli yardımcılarından biri olurlar. Kimyasal ilaçların değil, doğal dengenin askerleridir onlar. Bu yüzden toprağıyla dost olan, üretirken doğayı da koruyan her çiftçi uğur böceklerinin varlığından mutluluk duyar.
Ne yazık ki bilinçsiz tarım uygulamaları, aşırı ilaç kullanımı ve doğaya bırakılan kimyasallar sadece zararlıları değil, bu faydalı canlıları da yok ediyor. Oysa onlar kendilerini koruyabilmek için kötü koku salgılayan, gerektiğinde ölü taklidi yapan, yaşam mücadelesini sessizce sürdüren mucizevi canlılar.
Eskiden şehirlerde sıkça rastladığımız uğur böcekleri artık giderek daha az görülüyor. Doğal yaşam alanları daraldıkça onların sayısı da azalıyor. Oysa bir uğur böceğinin eksilmesi, doğanın dengesinden kopan küçük ama önemli bir parçanın habercisidir.
Geçtiğimiz günlerde uzun zamandır ilk kez bu kadar çok uğur böceğini bir arada gördüm. O an çocukluğumun dilekleri, hayalleri, oyunları ve masum inançları yüreğimde yeniden canlandı.
Demek ki hâlâ toprağına sahip çıkan insanlar var…Demek ki hâlâ her canlının yaşam hakkına saygı duyan üreticiler var…Demek ki doğa, kendisine sahip çıkıldığında bütün güzelliğiyle nefes almaya devam ediyor.
Ben de o gün bir dilek tuttum.
Bu kez kendim için değil…
“Uç uç böceğim…Doğa sizinle var olsun.
Toprak sizinle nefes alsın.
Ve insanlar, bu dünyanın yalnızca kendilerine ait olmadığını hiç unutmasın.”





















