ANLAŞILAN O Kİ BUNLAR, GÖZLERİNİ İYİCE KARARTMIŞLAR – DAVUT FEN
Ülke gündemimiz sıkıntılı; orası kesin. Yenide gerçekleştirilen karşıt zihniyette bir tv. yayını gündemin seyrini değiştiriverdi. Hep olduğu gibi bu kez de o tv. yayını üzerinde epeyce bir durulmayı gerektirdi. O hafta boyunca olduğu gibi arkası sıra gelen günlerde de yayının içeriğinden çeşitli seçme bölüm kesinleri yapılıp internet iletişim ağ gruplarında, peş peşe, bolca paylaşıldı duruldu. Ben de denk geldikçe, o paylaşım yapanlar arasına, katılmadan edemedim. Benim, bunca sıkıntı ve haksızlık karşısında, yansız, orta yolcu bir tutumla hareket etmem elbette olamazdı. Zaten başımızdaki bu yürütme ve yasama gücüne oldum olası karşıyımdır. Sen gel, kaybettiğin kurultay sonrası derin bir sessizliğe gömül; çıt çıkarma… Tekin durmayan yakın çevrenin, kurultayda hukuksuz işler döndüğünü ve sürecin sakatlandığı gerekçesi ileri sürerek dava açmalarını, el ovuşturarak -herhalde bizleri kendilerinin kurşun askeri zannetmiş olmalılar- beklemeye koyul. O uğursuz, mutlak butlan kararı çıkarttıklarında ise, neşeniz yerine gelsin; sesiniz, soluğunuz çıksın, arkası sıra da hiç şaşılmayacağı üzere, asıp kesmelere başlayın! Neymiş efendim, sanki memlekette adil yargı kalmış gibi onca davaya emek vermiş seçilmiş önde gelenlerin lekelenmeme haklarını bile hesaba katmadan, aklanıp gelmeleri için üstlerini çiz(!).
Yürütme erkinin başı, anayasayı da AİHM’i de tanımam, deyip dururken, üstüne üstlük, atı alan Üsküdar’ı geçti, gibi sokak ağızları gevelerken; destekçi ortağının başı ise, aynı benzer yönde hareket ederek, meclisin üzerin üzerinde bir yargı olmamalı, diyerek, o yüksek yargının kapatılmasını bile dillendirebilmişken, biz daha neyi tartışma konusu yapacaktık ki? Bende, o canlı tv. yayınına çıkıp bir saat boyunca gazetecilere yanıt veren eski genel başkanın söylediklerine, azıcık değinivereyim. Kurultaydan bu yana dünya bilmem kaçıncı kez yeniden yeniden kurulup durmuş, hiç ses soluk vermemişsiniz. Yerinize gelmiş oğlunuz yaşındaki iki dava arkadaşınız ülke içini dar etmişler; halkın umutlarını yeşertmişler; insanımıza yepyeni bir heyecan getirmeyi başarmışlar, örgütlerini birinciliğe taşımışlar. Siz ise,hasetliğinizden midir, oyun kurucu olamayışınızdan mı nedir, ortalarda yoksunuz. Olmadık davalar açılmış, yersiz tutuklamalar başını almış gitmiş, Yine ortalarda yoksunuz. Yoksa armut, piş, ağzıma düş, -bizler kurşun askeriz ya- beklentisine girilmiş olmalı. Çünkü atılı suçlamaların önemli başat bölümü, avukat açıklamalarına göre, örgütün yönetime karşı kesimi içinden yapıldığı, su yüne çıkmaktaydı. Tabloyu başka türlü nasıl okuyalım. Kurultayda kaybeden genel başkan ise yenilginin derdine düşmüş görünüyor. İşte o canlı tv. yayınına çıkan eski genel başkan, tanımlayıcı sözcüklerin bile yetersiz kalacağı biçimde, gazetecilerce, iyice terletilmiş, toplum vicdanında yerin dibine geçirilmiştir.
Bu sonuca çanak tuttuğu gizlenemeyen yürütme erki ise, ne dese inandırıcı bulunmuyor. Anayasa buyruğu,
örgüt tüzüğü dinleyen mi var? Yapılana, edilene boşunamı, düşman hukuku, deniyor sanıyorsunuz? Birde önlerinde Avrupa’daki Macaristan örneği var ki, aynısıyla başlarına gelmesi büyük olasıdır, gözlerini hepten
karartmalarına bu boyut neden olsa gerek. Bizim eski genel başkanın, başımızdakilerin değirmenine su taşıması da para etmeyecek gibi görünüyor. Yeni Macar Başbakan’da yabana atılmayacak uygulamalar peşinde, bizde hiç yerinmeden,o boyutu, kopyala yapıştır(!), yapsak yerinde olacak. İyi haftalar…





















