Saksıdaki Karpuz – Ebru Oğuzhan Yeter
Orman toprağına dikilen sardunyalar arasında açtım gözümü. Karagözler’in en güzel manzarasını seyrederken balkondaki yemek masasında bir çatalın ucundan mı düştüm bu saksıya bilmiyorum.
Bir avuç toprağın içindeyim. Köklerim öyle uzağa gidemiyor, dallarımın uzanacağı kocaman bir bahçem de yok. Ama olsun… Ben bulunduğum yeri dert etmiyorum mutluyum…
Sevgiyle bakılıyorum, suyumu güneşimi doya doya alıyorum. Ben de elimden geleni yapıyorum büyümek için, yaz bitti sonbahar veda ederken kışın ne olurum bilmiyorum. Tutunuyorum toprağa, açıyorum yapraklarımı, büyütüyorum kendimi sardunyaların kıvrımları arasında daha da güzelleşiyorum.
Beni görenler “Bu küçücük yerde karpuz mu yetişir?” diyor küçümseyerek bakıyorlar.
Ama ben biliyorum ki hayat, ne kadar geniş bir alana sahip olduğunla değil, elindeki küçücük yerde ne kadar kök salabildiğinle anlamlı.
Benim kocaman bir tarlam yok.
Ama yaşama hevesim var, umudum var.
İhsan da öyle degil mi? Kendini bazen daralmış, sıkışmış, imkânları azalmış hissediyor. Daha büyük bir ev, daha güzel şartlar, daha başka bir hayat bekliyor. “Bunlar olursa mutlu olurum, o zaman yaşarım” diyor. Oysa bunlara sahip olanlar ne kadar mutlu bilemiyor.Ya ben bu küçücük saksıda kocaman bir tarlaya sahip olduğumu hissediyorum. Bütün gökyüzü benim, güneş benim, yağmurlar benim alabildiğine özgürüm. Çekirdeklerim içimde kıpır kıpır nefes aldıkça yeşeriyorum…
Denizi seyrederken güneşe dönüyor yüzüm, yağmur yağınca yapraklarım koruyor beni. Rüzgar çıkınca sardunyalar kavrıyor dallarımı. Bir çift güzel gözün, bir güzel yüreğin elleri sevgiyle geziniyor üstümde. Onun içli sesinde buluyorum hayatın rengini.
Hiç kıyamıyor bana, daha nasıl büyümemi sağlayabilir onu düşünüyor. Konuşabilseydim “üzülme” derdim.. “Üzülme ince kadın, bazı ömürler kısa olur önemli olan o ömre ne sığdırabildiğimiz değil mi” ?
Bazen bir avuç toprak da yeter kök salmaya. Bir pencere önü de yeter güneşi görmeye.
Bir güzel söz, bir sevgi, bir nefes… umutla büyümek, umudu hep yeşertmek için bunlar yeter.
Ben küçücük bir saksıya sığdım. Bir küçük tohumdum, fide oldum, kök saldım, çiçek açtım meyveye döndüm. Ben küçük bir karpuz olarak kalacağım fotoğraflarda.
Belki hayatımızın en güzel meyvesi, tam da; “Burada hiçbir şey büyümez” dediğiniz yerde yetişecektir…
Fotoğraf için, Nurcan İnce ablama teşekkür ediyorum.






















