Hoşgeldiniz  
................................................ ..........................................................

Sait çelik’İn kaleminden “PEYGAMBERİMİZİ TANIMAK”

Erkan Ilik | 17 Nisan 2014 | Genel, KöşeYazar, Yazarlar


Erkan Ilik
fethiyegazetesi1960@gmail.com

PEYGAMBERİMİZİ TANIMAK

      Kâinatın varlık sebebi Nebiler Sultanı Hz. Muhammed’i (sallallahu aleyhi ve sellem) ne kadar tanıdık ve ne ölçüde anladık? ‘Kutlu Doğum haftası’ vesilesi ile O’nu anmak, anlatmak, anlatılanları dinlemek güzeldir ama yeterli midir? Bu soruya, ‘Yeterlidir’ cevabını veremeyiz.

Fetret devrini kısa zamanda Saadet Asrı’na çeviren Nebiler Nebisi’ni(sallallahu aleyhi ve sellem) tanımaya çalışmalıyız. Bunun yolu da O’nu dünyaya gönderen, O’nun vesilesiyle kâinatları yaratan, her şeyi sisteme koyup emrimize veren Cenab-ı Allah’ı bilmekten geçiyor.

Bu gün insanlığın çektiği bütün sıkıntılar, başına gelen musibetler, felaketler, büyük çoğunluğu itibarıyla iman zayıflığından kaynaklanmaktadır. Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) vahşilerden daha çok vahşet sergileyen insanları, Allah’tan gelen ilahi mesajı, Kur’an’ın hükümlerini hayata taşıyarak, kısa zamanda adeta melekleştirme seviyesine yükseltti.

Öğrenci, öğretmenini iyi dinler ve kitabını iyi anlamaya çalışırsa başarıyı yakalar. Allah’a inanmayanlar, şeytanın esiri ve nefsin kölesi olanlar, Resulüllah’ı (sallallahu aleyhi ve sellem) anlayamazlar. Resulüllah’ı (s.a.v) tanımayanların ise Kur’an’ı anlamaları mümkün değildir. Resulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) Kur’an’ın yaşayan bir örneğidir. O, canlı bir Kur’an’dır. Onun için Kur’an bizi, O’nu örnek almaya davet eder. Bu davete, ‘evet’ diyen ve O’na gönül veren herkes, başta Resulüllah ((sallallahu aleyhi ve sellem) olmak üzere, Sahabe Efendilerimizi örnek alıp günümüzle saadet asrı arasında gönül köprüsü kurarak, İslam’ın iki temel kaynağı olan Kur’an ve Sünnet’e sımsıkı bağlı kalmalıdır.

Bununla beraber, ilim ve teknoloji nimetinden istifade ederek, gelişen dünya şartları ve dönen dolaplar arasında alabora olmadan ve Avrupa modernizminde de boğulmadan iradenin hakkı verilmelidir. Peygamber Efendimizi (sallallahu aleyhi ve sellem) örnek almak O’nun sünnetini belli bir anlayışa hapsetmek olmamalıdır. Efendimiz’in getirdiği mesajı, muhteva derinliği içinde özünü kavrayarak, davranışlarımıza yön vererek ve bu şuurla, asırlarca ihmale uğramış, tozlar arasında çürümeye terk edilmiş kaynaklarımızın ihyasına çalışarak yaşantımıza aksettirmeliyiz.

Dil unutulunca din de unutulur, dil bilinmeyince din de bilinmez. Ne var ki elimizdeki imkânları, günün şartları içinde en iyi şekilde değerlendirip, mutluluğa giden bu yolda nefsimizi, neslimizi ve ruhumuzu saran helaket ve felaketlerden yeniden kurtarma gayreti içerisinde üzerimize düşeni yapmaya çalışmalıyız.

Kutlu Doğum, kararmış dünyamızın aydınlanması, ölmüş ruhlarımızın yeniden ihyası için çok büyük fırsattır. Bu fırsatı geçici hislere bırakmamalı, ömür boyu hayatımıza, gece ve gündüzlerimize yayarak her şahsa bu davanın sahibi olduğu şuurunu tebliğ ve temsil yoluyla öğretmeliyiz.

Gerçek iman, toplumsal barışın temeli ve garantisidir. Sevgi imandan gelir. Sevgiyle de iman elde edilir. Nebiler Sultanı (sallallahu aleyhi ve sellem) “ İnsanlara Allah’ı sevdirin ki Allah’da sizi sevsin” buyuruyor. Allah’ın seni ne kadar sevdiğini bilmek istersen, O’nu ne kadar sevdiğine bakmalısın. Allah’ı seven, Resullüllah’ı da sever. Sevmeyen sevilmez.

Allah’ın Selam’ı, Rahmet’i ve bereketi üzerinize olsun…

 

 

445 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle