Mazlum Coğrafyaların Sessiz Çığlığı: Aile Olmak
Fethiye Müftülüğü, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın koordinesinde anlamlı bir eğitim programına ev sahipliği yaptı. Aile ve Dini Rehberlik Bürosu (ADRB) personeline yönelik olarak düzenlenen çevrim içi konferansta, günümüz dünyasının en hassas başlıklarından biri olan “mazlum coğrafyalarda aile olmak” konusu ele alındı.
Program, alanında tanınan yazar ve araştırmacı Taha Kılınç’ın sunumuyla gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen eğitimde, savaş, göç, yoksulluk ve sosyal istikrarsızlık gibi zorlu şartlar altında yaşam mücadelesi veren toplumlarda aile kurumunun karşılaştığı sorunlar çok yönlü şekilde değerlendirildi.
Konferansta konuşan Kılınç, mazlum coğrafyalarda ailenin yalnızca bir sosyal yapı değil, aynı zamanda bir “direniş ve ayakta kalma merkezi” olduğunu vurguladı. Aile bağlarının güçlü tutulmasının, bireylerin hem psikolojik hem de toplumsal açıdan hayatta kalabilmesi için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekti. Özellikle çocukların ve kadınların bu süreçte en kırılgan gruplar arasında yer aldığını ifade eden Kılınç, dini ve manevi rehberliğin bu noktada önemli bir destek mekanizması sunduğunu belirtti.
Eğitim kapsamında ADRB personeline, kriz bölgelerinde yaşayan ailelere yönelik rehberlik hizmetlerinin nasıl daha etkili sunulabileceği konusunda da önemli bilgiler aktarıldı. Katılımcılar, sahada karşılaşabilecekleri durumlara dair farkındalık kazanırken, çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirme konusunda da yeni perspektifler edindi.
Fethiye Müftülüğü yetkilileri, bu tür eğitim programlarının personelin mesleki donanımını artırmasının yanı sıra, toplumsal duyarlılığın güçlenmesine de katkı sağladığını ifade etti. Yetkililer ayrıca, aile yapısının korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
Gerçekleştirilen bu anlamlı program, hem içerdiği güçlü mesajlar hem de ortaya koyduğu insani bakış açısıyla katılımcılar üzerinde derin bir etki bıraktı. Mazlum coğrafyalarda yaşanan sessiz dramların anlaşılması ve bu alanlarda yürütülecek rehberlik faaliyetlerinin geliştirilmesi adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.






















