Fethiye Tabiat Kadınları Yürüyüş Grubu Mihriban Arslan
Kayaköy Gemiler Likya Yolu Aya Nikola Adası Doğa Yürüyüşü
Fethiye Tabiat Kadınları Yürüyüş Grubu 100 Üyesi İle Bu Gün Kayaköy Kahvesinde, Kahvaltı Molası İle Güne Başladı. İlk Baharın Tüm Güzelliklerini önümüze seren muhteşem Köyün Meydanından Yürüyüşe Başlayıp, Antik şehrin Büyük Kilise Girişinden Sağa Sapan Yoldan Gemiler Likya Yoluna Girdik. Kayaköy lalelerinin ve papatyalarının çevrelediği Likya yolu girişi bir km civarında çiçekler eşliğinde devam etti. Kayaköy yerleşim bölgesinin bahçelerinin kenarından, dağın hemen eteğinden devam eden Likya yolunun üstünde ki antik çeşmenin başında kısa bir mola verdik. Bu noktadan itibaren bizi bir km lik bir tırmanış bekliyordu. Moladan sonra direk dağın zirvesine giden patikadan dik tırmanışa geçtik. Gemiler Likya yolu sık kullanılan bir yol olmadığı için kaybolmaya yüz tutmuştu. Sanırım bizden başka bu yolu birkaç yıldır hiç bir grup yürümemiş gibiydi. Ben grubumla en son iki yıl önce yürümüştüm ve birkaç hafta öncede bir arkadaşımla birlikte yolu kontrole gelmiş sarmaşıklardan kapanan yolu elimizden geldiği kadar açmaya, Kaybolmaya yüz tutmuş Likya yolu işaretlemelerini de yenilemeye çalıştık.
Dik tırmanışımız devam ederken ara ara nefes molası verdirip, ilerliyorduk. Yürüyüş esnasında arkamdan bizim kızların çığlıklarını duyup, ne olduğunu anlamaya çalışırken mevzunun Likya yolunun üstünde bahar uykusuna yatmış bir metre boylarında ki yılanın üstüne basmamdan kaynaklandığını olayın sonunda anlamış oldum. Ayağımı kaldırdığım an can haliyle yılanın arkamdaki arkadaşın üzerine doğru atlamasıyla küçük bir yılan macerası yaşamış olduk. Baharın gelmesiyle uyanan doğa. Tabiat kadınları, adrenalin ve yürüyüş her şey olağan halindeydi.
Yürüyüşümüzün tırmanış kısmı dağın zirvesine doğru yaklaşırken arkamıza döndüğümüz de kaya köy kuşbakışı gözler önünde idi..Dik patika bitmiş hafif yokuş orman içindeki patikadan ilerliyorduk..patikanın sonunda yeşillik güzel bir düzlüğe vardık. Etraf da domuz çukurları su birikintileri, gece içinde çamur banyosu yapılmış haldeydi. Karşımıza bir domuz çıksa hiç şaşırmayacak haldeydik. Sonuçta biz onların mekânlarındaydık. Hazır yeşil çimlik ve düzlük alanı bulmuşken yokuşun bitişini oynayarak kutlayalım dedik. Kısa bir moladan sonra yürüyüşümüze devam ettik. Bir tepenin üstünden bu sefer inişe geçtik. Gemiler koyu uzaktan karşımızda idi ilerlediğimiz patika bir süre sonra çoban kulübesinin önünden devam etti. Yolumuz bir süre sonra gemilere giden araç yoluna bağlandı. Araç yoluna girdikten bir kaç dakika sonra tekrar gemiler koyuna inen amazon ormanlarına dönmüş Likya yolu patikasına girdik. Dikenli sarmaşıkların uzayıp kapattığı bir kısmı teğet geçerek Likya yolunun belirlenmiş kısmını bulup yola oradan devam ettik. Vadi boyunca devam eden Likya yolu koyun içine kadar engebeli ama bir o kadarda keyifli devam etti.
Artık gemiler koyuna ulaşmıştık. Burada öğlen yemeği molası verip oradan da sürat tekneleri ile 100 kadın karşıdaki Aya Nikola yani gemiler adasına geçiş yapacaktık. Gemiler koyunda bir saat devam edecek yemek molası için ateşler yakıldı sofralar kuruldu, közde kahveler içildi.
100 kadın sürat tekneleriyle Aya nikola adasına geçişe başladı yedi tur ile gerçekleştirdiğimiz ada çıkartması tamamlanmış adayı gezmeye başlamıştık.
Ortaçağda Smybola bilinen Ölüdeniz havzası içinde yer alan Gemiler veya Aya Nikola adası M.S. 5. yy.’dan itibaren bilhassa dinsel içerikli yerleşimlerin oluşması ile önemli bir konuma gelmiştir. Avrupa ve Doğu Akdeniz ülkelerinin ticaret ve seyahat gemilerinin uğrak yeri haline gelerek bir hac merkezi olmuştur. Birçok kilise ve Şapel yanında din eğitimi veren okullar da açılmıştır. Adanın ismiyle ilgili bazı rivayetler vardır. Örneğin; adanın en yüksek noktasındaki kilisenin Aziz Nikolas’a ithaf edildiği ortaçağ dönemine ait bir denizcilik rehberinde rastlandığı bilinmektedir. Ancak bu Nikolas’ın Dermede doğduğu sanılan ve Noel baba olarak bilinen St. Nikolas olduğu konusunda mevcut bazı bilgilerin henüz doğruluğu veya reddi hala kesinlik kazanmamıştır. Önemli bir Nikolas bu adada yaşamıştır. Ancak kimliği hakkında henüz ayrıntılı bilgilere sahip değiliz. Bu açıdan adanın önemi önümüzdeki yıllarda da tartışılacaktır.
Muhteşem tarihi yapıtları ve doğasıyla gezilmeye görülmeye değer bu adayı herkesin görmesini tavsiye ederim.
Tabiat kadınları adım adım adayı gezip fotoğraflayıp zirvesindeki fenerin yanında eğlence molasını da vermişti. Dağların sultanları yine her anı dolu dolu unutulmaz bir gün geçirmişti. Bir bucuk saat kaldığımız adadan ayrılma zamanı gelmişti. Geldiğimiz gibi sürat tekneleriyle sırayla dönüşe geçtik. Gemiler koyunda bizi bekleyen semaver çayımızı da içip huzur içinde yine evlerimize dönmüştük.





































