BİR YÜREKLİ ÜNİVERSİTELİ KIZIMIZ İŞTE!
Memleketimdeyiz, bir önceki yazımda bundan sözünü etmiştim.
Ben, bu ilçemizin, ilimiz caddesinde, kötü bir olay yaşamıştım. Yıllar öncesi, gecenin ilerlemiş saatinde evimize dönüyordum ki başıma sinsice indirilen bir sopayla kendimi yerde bulmam bir olmuştu. Bekâr biriydim. Bir grup ülkücü genç, başıma üşüşmüşlerdi. Acımasızca tekmeleniyor; kin, hınçla linç ediliyordum. Artık, tahtalıköyü(!) boylamam kaçınılmaz, diyordum. Aklım, kim vurduya gidip varacağımı da söylüyordu.
Ne zaman kendime geldiğimi bilmiyorum. Yaşıyor oluşuma şaşmış, iyi ki üstüme bir araç çıkıp gelmemiş, demiştim.
Onca yaşanmışlığımın olduğu ilçemde, işte öylesi yaşamsal boyutta olanı anım da vardır.
Ne günlerdi bir bilseniz!
Burada da diğer yerlerde olduğu gibi CHP’nin ilçe yönetimi seçimi vardı. İlgisiz kalamadık.
İkidir, üçtür, akıllı telefonumda ve internet toplumsal ağ hesabımda sıkıntılar yaşadım. Gereksiz olanları temizleme, diye bir yere dokunuvermiştim. Bir takım oyun seçenekleri ve reklam baskınına uğradım. Onları başımdan bir türlü de defedemedim.
Telefon onarımcısına uğrayım sordum: Virüs bulaştırmışsın, dedi çıktı. Yazılım yenilemesi önerdi. Ederi ise dört yüz liraymış. Hemen oradan çıktım. Bir başka yere uğradım. İletişimci dükkânı idi. Başı örtülü bir genç kızımız vardı. Sıkıntımı anlattım. Telefonumu alıp bilgisayarlarına bağlayarak sıkıntımı dakikalar içinde çözüverdiler. O ara biraz konuştuk. Anne-Bebek Sağlığı alanında üniversite eğitimi görmüşler. O dükkânı da yeni devir almışlarmış.
Bizim Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımızla da tanışmışlarmış. Onun iyi bir insan oluşundan söz ettiler. Oysa başının sıkıca bağlı bir bayan olması nedeniyle ilçemizin çoğunluk zihniyetinden olmasına hiç de şaşılmazdı. Sonrasında, benim, o, bir önceki telefon yazılımcısının istediği ederi değil, hiç ücret istememesi üzerine söyleşimizi sürdürdük. Benim köylerine yakın Orman Şefliği’nde görev yaptığımdan, köylerinde kooperatif yöneticiliği yapmış kişilerden söz ettim. Yazarlığıma azıcık değiniverdim. Kızımız, internet ortamında kitaplarımı görüntüledi.
İlginçtir, o başı örtülü kızımız, CHP İçe Kadın Kolu’nda görev almak isteğini sözlerine ekledi. Öğrenciliği bittiği için artık özgür olduğunu özellikle belirttiler. O ara hoşnutluğu ve şaşkınlığı birlikte yaşadım. Hemen, ilçe seçimini yeniden kazanmış olan Başkanı aradım. Numarası vardı. Hem kendisini kutladım, hem de dükkân sahibi kızımızın dileğini ilettim.
Başkan arkadaş, mutlu oldu. Kız, üye değilse, hemen gelsin, beş dakikada üye yapalım, dedi.
Uygun zaman değilmiş. İş sonraya kaldı.
Otuz beş, kırk yılımın geçtiği bu memleketime ne zaman çıkıp gelsem, benim mahalleme muhtar durmam ya da ilçemize örgüt başkanı seçilmem ille de söz konusu edilir. O yüzden ilgisiz, kayıtsız kalamam. İlle de katkımın, desteğimin olmasına bakarım. Öyle olması gerektiğini düşünürüm.
O yönde birçok internet grup üyeliğim vardır. Sıkça paylaşımlarda bulunurum. En azından o ortamı iyi kullanmaya bakarım.
Balkonda bacak çelip neskafe içerek, bulmaca doldururken, bu kez de seçimleri kazanamadık, demek yok!
Herkese iyi haftalar…























