Hoşgeldiniz  
..................................................... ................................................

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

Erkan Ilik | 18 Kasım 2021 | Genel, Güncel, KöşeYazar, Kültür, Manşet A- A+

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

www.hakanbirol.com

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Katil Şampiyonlar” kitabıyla tanıdığımız “Seyfi Bozçelik” var.

Merhabalar Seyfi Bey, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Bize kendimizi ve kitaplarımızı tanıtma imkânı verdiğiniz için ilk önce ben teşekkür ederim. Seyfi Bozçelik’e gelince. 1966 Mucur/Kırşehir doğumluyum. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü mezunuyum. Uzun yıllar Milli Eğitim Bakanlığında öğretmenlik görevi yürüttüm. 2006 yılında Sosyal Hizmetler İstanbul İl müdürü olarak atandım. Bu tarihten itibaren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde değişik kuruluşlarda görev yaptım. Van, Aydın ve Muğla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü görevlerini yürüttüm. Şu an Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü Kadın Politikaları Daire Başkanı olarak görev yürütmekteyim.

Eğitim hayatımı bırakmadım. İkinci üniversite olarak Sosyoloji Bölümünü bitirdim. Maltepe Üniversitesinde Psikoloji Bölümünde Örgüt ve Endüstri Psikolojisinde Yüksek Lisans yaptım. Sosyal Hizmetler Doktora programı ve Disiplinlerarası Aile Danışmanlığı Yüksek lisans programım görevlerim dolaysıyla yarım kaldı.

Kitap okumak ilgi alanlarımın başında gelmekte. Klasik bir cevap olacak belki müzik ve sinemayı severim. Spor yine ilgi alanlarım arasındadır. Gezmek  ve gezerken yöresel yemekleri tatmak yine ilgi alanlarım arasında yer alır. Fırsat bulursam kukla yapmayı da severim.

Ama bence en önemlisi Sivil Toplum Örgütleriyle yakın ilişkilerim olmuştur. Özellikle gönüllü gruplar, dernekler, vakıflarla işbirliği içinde olmak yine ilgi alanlarım arasındadır. İnsanları özellikle de çocukları dinlemek benim için keyiftir. Çünkü çocuklar masumdur ve her zaman dürüsttür. Ben onlardan çok şey öğreniyorum.

 “Katil Şampiyonlar” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?

Katil Şampiyonlar ikinci kitabımız. Üç Saniye isimli bir eserimiz daha önce yayınlandı ve ikinci baskısı gerçekleşti. Üç Saniye kitabımız Kültür Bakanlığınca iki kez ödüllendirildi. Birincisinde Yazarları teşvik amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler Genel Müdürlüğünce baskıya değer bulundu. Bundan daha önemlisi kısa adı TEDA” olan “Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Kültür, Sanat ve Edebiyat Eserlerinin Dışa Açılımını Destekleme Projesi” kapsamında İngilizce’ye çevrildi. Amerika Birleşik Devletlerinde satışa sunulmak üzere gönderildi.

Katil Şampiyonlar kitabımızda okuyucularımızı çok şey bekliyor.  Kitabın konusu aslında hepimizin hikayesi olan varoluş mücadelesi. Hepimiz dünyaya gelmeden önce varoluş mücadelesi veriyoruz. Bu mücadele gözle görülmese de inanılmaz bir serüven. Mikron mikron ilerlemeyle verilen mücadelede ortalama 250 milyon spermden birimiz bu hakkı kazanıyoruz. İşte kitabın konusu da buradan başlıyor. Biz kimiz, kardeşlerimiz aslında rakiplerimiz kimlerdi? Başarılı olmak için nasıl bir yol izledik, hangi engelleri, tehlikeleri aştık. Yumurta sperm birleşmesinden önce yumurtanın birinci katmanının yirmi dört civarında sperm geçiyor. Biz de bu son yirmidört karakterin hayat hikayesini, şampiyon olurlarsa dünyadaki hayallerini karakterize ettik.

 

Var oluş olgusu üzerine bir roman yazmışsınız. Roman yazmanın zorlukları nelerdir? Bu konuda en çok nerede zorlandınız?

Katil Şampiyonlar eserini yazarken en çok zorlandığım konu hiç bilmediğim tıp konusunda bir eser yazmaktı. Bunun için iki yüze yakın kitap, makale okudum. Video seyrettim. Tüp bebek merkezine gittim. Tıp Fakültesi Histoloji ve Ebriliyoji Bölümünden Profesör hocalarımla konuyu tartıştım. Birinci zorluğum bu oldu tabi. Bilimsel bir konuda yanlış yapmamaktı. İkincisi yirmi dört hatta yirmi beş karakterli bir roman yazmaktı. Daha işin başında, üstelik işi yazarlık olmayan biri için çok büyük bir yükün altına girdiğimi yazarken fark ettim. Ama yılmadan, yaptığım işin doğru olduğunu bilerek çalıştım. Burada bir endişemi dile getirmekten geçemeyeceğim.  Yazarken beni en çok zorlayan aslında bürokratik görevim. Görevim ile yazarlığım arasında bir bağlantı kurularak “bürokrat biri bunları nasıl yazar” diye bir yorum gelme düşüncesi yazarken bazen sınırlamaların oluşmasına neden olmakta. Yazmaktan ziyade bu konu beni daha çok zorluyor.

Sosyolojik ve tipolojik kavramlar üzerine de yeni bilgiler aktarmakta olduğunuzu söylüyorsunuz bu kitabınızda. Sizce sosyoloji hayatımızın içinde ne kadar önemli?

Katil Şampiyonlar kitabımızda ilk kez ortaya konulan birçok tez var. Yeni fikirler var. Bu kitap projesi 8 yıllık bir proje. Yazımı ortalama bir yıl sürdü. Pandemi nedeniyle basımı iki kez ertelendi. Küçük revizeler yapıldı. Dünyaya gelmek isteyen karakterler birbirine üstünlük sağlamak için yarışıyorlar. Asker, yönetici, komutan, sosyal medya uzmanları, Dijital Hakimler, Dijital Dünya’yı kurmak her türlü yolu deneyenler, Dijital İslam Perspektifini geliştirmek isteyenler, giyilebilir teknoloji uzmanı olmak isteyenler. Aylaklar, Dijital aktivistler ve likidite avcıları gibi karakterler var. Bu karakterlerin mücadelesi.

Sosyoloji aslında hayatımızın en önemli unsurlarından biri. Ancak bizler bunun çok da farkında değiliz. Türk milletinin sosyolojik yapısının çok iyi tahlil edilmesi gerektiğine inanıyorum. Bunu yapamadığımız takdirde tüm çalışmaların boşa gideceği aşikar. Kitabımızın içinde Sosyal Verimlilik Projesi kavramı var mesela. Yeni bir devlet modeli var. Savaş Sonata benzer, Silsilebilirsen Sendromu, Maymuncuk Teknoloji gibi yeni kavramlar olmakla birlikte, Türk milletinin sabrı konusunda futbol camiasından örneklerle açıkladığımız konular var. Aslında Katil Şampiyonlar’da Türk sosyal hayatına bir bakış ve gelecek neslin bu sosyal hayata dair hem eleştirileri, hem de uyumlarının nasıl olacağı konusunda tartışmalar bulacaksınız.

 

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?

Genel olarak doğu ve batı klasikleri ve günümüz yazarlarını da takip etmek için gayret gösteriyorum. Özel olarak takip ettiğim bir yazar yok. Mümkün olduğu kadar değişik yazarları okumaya gayret gösteriyorum. Okuduğum kitapların türü yazacağım veya yazmayı düşündüğüm konulara göre değişiyor. Ancak ekol olmuş, popülerliğini koruyan veya yeni popüler olmuş tarzları da takip ediyorum. Yüz elli yıl önce Rusya’da, Fransa’da veya Almanya’da yazılmış bir eser neden hala dünyada okunuyor ve çok satıyor, sorusunun cevabını arıyorum mesela?

Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?

Yazmak gerçekten büyük bir cesaret işi. Yazmakla ilgili bir sürü kitap var. Bir kısmını ben de okudum. Ancak okumak başka kalemi eline alıp yazmak bambaşka. Ben yıllar önce yerel gazetelerde makale yazarak başlamıştım. Kendimi orada görmek istedim. Gelen yorumlar beni cesaretlendirdi böyle başladım. Benim yazmak isteyenlere ilk önerim aklına gelenlerden korkmamalılar. Yazmak cesaret işiyse, her konuda düşünmek daha büyük bir cesaret. Bence şu soruları kendilerine sormalılar. Ben neden yazmak istiyorum? Yazacaksam nerede olmak istiyorum? Ne yazmak istiyorum? Karar verdikten sonra gerisi daha kolay. Ben her aklıma geleni not alırım. Her cümleyi, her fikri hatta bazen tek kelimeyi. Cep telefonumu not defteri gibi kullanıyorum. Artık her an yanımızda. Hiç üşenmiyorum. İkincisi etraflarında olan karakterleri tahlil etmeliler. Otobüste, durakta, yemekte, kahvede… hayatları nerede geçiyorsa orada. Kim nasıl yürüyor, yüzü nasıl, nasıl giyinmiş. Telaşı, rahatlığı vb. özelliklerini tahlil etsinler. Bu yazarken kendilerine büyük kolaylık sağlayacaktır. Şu an hazırlığını yaptığım yeni bir eserim olmakla beraber, okumalarım esnasında yazmayı planladığım kitaplar için beş tane de dosya oluşturdum. Yani vaktim olsa da yazabilsem şu an beş kitap birden çıkartabilecek hazırlığım bulunmakta.

Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?

Genç nesil daha çok sosyal medya üzerinden iletişim kuruyor ve hayatlarını orada geçiriyorlar. Ancak bu bir yaşam tarzı haline gelmiş olmakla birlikte yine de kitaplarımızın okunuyor olması, bazı yazarlarımızın kitaplarının yüzbinler basıyor olması çok önemli. Burada bence dikkat edilmesi gereken husus gençlerimizin okudukları kitaplar sosyal medya endeksli tanıtımlar ve yönlendirmeler doğrultusunda hep aynı kaynaklardan besleniyorlar. Bence bu konuda yelpazeyi genişletmelerini saylayacak yöntemlere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

 

Değerli Seyfi Bey, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

Ben teşekkür ederim. İnşallah. 

   

735 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır

Warning: file_get_contents(): http:// wrapper is disabled in the server configuration by allow_url_fopen=0 in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38

Warning: file_get_contents(http://api.habermatik.net/v3/d/index.php): failed to open stream: no suitable wrapper could be found in /home/gccezzjx/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV2/lib/kurlar.php on line 38
DOLAR
EURO
BIST
ALTIN

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle