YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR
KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR
www.hakanbirol.com
Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Yuşa / Başlangıç” kitabıyla tanıdığımız “Eyüp Savaş” var.
Merhabalar Eyüp Bey öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Bu güzel davetiniz için asıl ben teşekkür ederim. Bu, yazarlık hayatımdaki ilk röportajım olacak çok heyecanlıyım ve mutluyum. İstanbul doğumluyum şuan Bursa’da yaşıyorum evli ve iki çocuk babasıyım. Bir firmada tam zamanlı olarak çalışıyorum. Çok fazla ilgi alanım var aslında, kitap yazmak bunlar arasında olmamasına karşın, şuan en aktif olarak yaptığım tek hobim sanırım bu. Bunun dışında kitap okumaktan, (özellikle bilim, anı, biyografi ve araştırma kitapları ağırlıkta olmak üzere) hoşlanırım. Bilgisayar oyunları ve hayatımda en büyük yeri kaplayan film izlemeyi çok severim.
“Yuşa / Başlangıç” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?
İlk kitap olan Yuşa başlangıç, Yuşa evreni serisinin ilkidir başlangıcıdır yani evrenin tohumlarını atar Türkiye’de yapılmayan yapılsa da hak ettiği değeri görmeyen tozlu rafların en altlarında kalmış bir kültürü görünür kılacak olan bir eserdir. Konusuna Gelecek olursak eserin baş karakteri olan Yuşa’nın ve diğer karakterlerin başından geçen olayları okuyoruz karakter Türkiye’de elektrikli araba üreten bir firmada yazılım mühendisi olarak çalışmakta ve ailesi ile mutlu ve huzurlu bir hayat sürdürmektedir Yuşa’nın geçmişi her ne kadar hüzünlü ve acı olsa da yarınlara umutla bakar Yuşa ve ailesi Bir Akşamüstü evlerinde iken İstanbul’da büyük bir deprem meydana gelir çiftimiz gözlerini bir trende açar ancak kızları yanlarında yoktur Daha sonra Yuşa acı gerçekle yüzleşir yaşadıkları dünyanın mu isminde bir simülasyon olduğu İnsanoğlu diye bir varlığın olmadığı ve insanların birer algoritmadan ibaret olduğunu öğrenir Yuşa bu simülasyondan çıkmayı Başarır bir hizmet robotunun bedenini alır geldiği bu evrende yeni ırklarla tanışır ve savaşta olduklarını görür savaşa dahil olur Yuşa insanoğlunun ve kendinin var oluş sebebini aramak için bir yolculuğa çıkar bu yolculuk amacına ulaşana dek Yuşa’nın hikayesi devam edecek. Bu eser ve daha sonra gelecek olan eserlere ben proje gözüyle bakıyorum ve etaplara ayırdım. İlk etabın ilk hikâyesi başladı ve diğerleri de çok yakında gelecek.
Peki, “Yuşa / Başlangıç” romanını yazma serüveni nasıl başladı?
Ben çok rüya görürüm ve çok hayal kurarım. İki yıl önce gördüğüm bir rüyamı eşime anlattığımda, oda bana neden bu gördüklerini yazmıyorsun dedi. Yuşa başlangıç eserinde bu gördüğüm rüya üzerine inşa ederek yazmaya başladım.
Roman ve hikâye yazmanın en zor kısımlarından biri de olay örgüsünü oluşturabilmektir. Eserinizdeki olayları ve örgüyü oluştururken nasıl bir taslak oluşturdunuz?
Çok sade bir başlangıç olsa da, hikâyemi kurgulamak çok kısa bir zaman alırken, karakterleri, evreni ve bu hikâyelerin ana temasını yanı amacını kurgulamak iki yılımı aldı. Aslında belirli bir taslak üzerinden eseri kurgulamadım. İlk oluşturduğum şey eserin başıydı nasıl başladığı, daha sonra sonunu düşündüm ve bunun arasındakileri bölümler halinde kurguladım aynı bir dizinin bölümleri gibi düşünün daha sonra bunları birleştirdim. Tabii bu anlattığım kolay olmadı bölümler birleşirken zamansal kaymalara dikkat ederek hikâye bütününü göz önünde bulundurarak kurgulama yaptım. Bir romanı yazarken yazım ve anlatım şekli çok önemli. Olay örgüsünü etkileyen en önemli faktörde bu bence.
Yazmanın sizdeki tarifi nedir? Bize bunu biraz anlatır mısınız?
Roman yazarken biraz olsun dünyadaki sıkıntılarımdan kurtulduğum, hayallerimi yaşadığım hatta yaşadığımı hissettiğim nadir zamanlardır. Bazı korkularımı bastırdığım ve en önemlisi sevincimi neşemi kalıcı olarak ilelebet yaşattığım muazzam anlardır yazmak. Umarım sağlığım ve imkânlarım el verdiğince ölene dek yazabilirim.
En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?
Aslında son dönemlerde okuduğum kitaplar anı, biyografi. Bilim, araştırma kitapları ağırlıkta. Ancak Jules Verne, Dan Brown, Suzanne Collins’in, george orwell, J. R. R. Tolkien yazarlarını ve eserlerini çok severim. Türk yazar hiç yok mu? Derseniz, elbette var ama çok fazla değil, Peyami Safa, Yaşar Kemal, Reşat Nuri Güntekin yazarların kitaplarını okudum.
Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?
Öncelikle ilk romanım Yuşa Başlangıcı daha çok gece yarısından sonra yazdım daha yaratıcı düşüncelerim oluyordu gün içerisinde yaşadıklarımdan dolayı kafam o kadar dolu oluyordu ki bir nevi kafamı boşaltıyordum. Birçok yazarın değişik metotları var ben buna metot diyemem çünkü bilgisayar başına oturuyordum başlıyordum yazmaya bazen biri sayfa oluyordu bazen iki sayfa zaten bırakmam gereken yeri beynim bana söylüyordu “Dur! Yazacakların bitti” diyordu. Ancak bu süre zarfında birkaç şey öğrendim kesinlikle yazınız bitince, mesela yazdınız iki sayfa oldu ertesi gün tekrar yazmaya başlamadan bir önceki yazınızı okuyun ve düzeltin. Not alin not almak önemli özellikle bilimkurgu ve fantastik gibi geniş hikâyesi ve karakter örgüsü olan bir kitap yazıyorsanız karakterleri ve bazı özelliklerini not alın. Kitap bittikten sonra yaparım ben bunları ilham kaçıyor demeyin çok zorlanır ve yazmaktan soğursunuz. Ben kitabı her okumada bazı şeyleri unuttuğum için değiştirdim ve sonuçta kurgu hataları oldu ve çok zorlandım bu konuda. Ve her gün yazın her gün ne olursa yazın ertesi gün düzeltirsiniz en büyük metot beyninizin yaratıcılıktan sorumlu bölgesini zinde tutmak.
Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?
Maalesef üzülerek söylemem gerekiyor ülkemizde okuma oranları çok düşük. Bunun birçok nedeni var. Ama en büyük nedenlerinden biri de geçim derdinde olan insanlarımız hayat şartlarından dolayı okumaya ne vakit nede para bulabiliyorlar. Aileler, kendi atalarından okuma kültürünü almadığı için çocuklarına da okuma sevgisini aşılayamıyor. Bu bir kısır döngü gibi eğer bu böyle devam ederse neslimizi çok zor günler bekliyor olacak. Şuan ki genç nesil kitap okuduğunu fark ediyorum. Ancak burada da ters bir durum var okuduğu kitapların konusuda önemli. Hiçbir faydası olmayacak eserleri okumaları yine bizi ileri taşımayacak sadece günümüzü kurtaracak. Umarım en kısa zamanda gençlerimiz bunun farkına varır.
Değerli Eyüp Bey, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…
Bana düşüncelerimi ve kendimi anlatma fırsatı vermenizden dolayı teşekkür ederim iyi çalışmalar.























