Hoşgeldiniz  

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

Erkan Ilik | 18 Mart 2021 | Eğitim, Genel, Güncel, gundem, Kültür A- A+

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

www.hakanbirol.com

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Ta Ta Ta Tam Karşınızda Siz” kitabıyla tanıdığımız “Merve SÖYLER” var.

Merhabalar Merve Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Merhabalar, kısa öz anlatıyım. 1989 Ankara’ da doğdum. Standart bir aileden geliyorum. Babam, annem ve 2 kardeşim’ den oluşan çekirdek ailem.  Herkesin sorumlulukları olduğu sade bir yaşam. O şehirden diğerine geçen bir çocukluk hatırladığım. Ne ilkokul öğretmenimi hatırlıyorum ne de bir sıra arkadaşımın adını. Çok fazla ev ve okul değiştirdim. 4 yıllık fakülteyi 2 sene Kıbrıs’ta Yakın Doğu üniversitesin ’de 2 sene Selçuk Üniversite’si iletişim Fakültesi’nde tamamladım. İkinci üniversitemi Anadolu Üni. İnsan Kaynakları Yönetimi bölümü tamamladım. İş hayatına bir köy okulunda vekil öğretmenlik yaparak başladım. Oldukça keyifle, sevgiyle. Geri dönüşünü ertesi gün alabildiğiniz nadir mesleklerden. Çok onurlu olduğunu da belirtmeliyim. Yerel bir basın kuruluş ’unda 6 ay haber muhabirliği ve köşe yazarlığı yaptım. Bu meslek içinde naçizane hareketli ve havalı diyebilirim. Trafik kazaları ve yangınlara gitmek hariç… 2011 yılının sonlarında Ankara’da bir Kamu Kurumu’nda 10 sene görev aldım. Şuan bankada çalışıyorum. Okuyorum ve dahi yazıyorum vakit buldukça, her fırsatta…

Okumak nefes almak, yazmak onu nefesi vermek…

 

“Ta Ta Ta Tam Karşınızda Siz” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?

İlk kitabım deneme ve şiir türünde. Konusu hayat… Nasıl mı yaşamda ne varsa ‘Karşınızda Siz’ de de o var. Kişisel farkındalık, Eğitim karmaşası, Aşk çıkmazı, Zamanın kıymeti, Ailenin önemi birkaç başlık kitaptan. Hayatın farklı dönemlerinde, farklı gerekçelerle yazılmış yazılardan ve şiirlerden oluşuyor. Yazmak har zaman keyifli kendini ifade edebilmek. Ama kitap haline getirme düşüncesi evet cesaret gerektiriyor. Zaman ve kendini hazır hissettiğin an ile orantılı. Sanırım bir de doğru yayınevi ile yollarınızın kesişmesi. Ben bu konuda kendimi oldukça şanslı hissediyorum. Yayınevinin beklentilerini karşılaması bir yazar için en önemli kıstas.

Kitabınızı yazmanızda en büyük etken neydi?

Söylediğim gibi yukarıda ‘yazma’ eylem olarak kendimi bildim bileli var. Ama kitap haline getirme düşüncesi için ‘doğru zaman’ en önemli kelime. O zaman geldiğinde size akışa teslim olmak kalıyor. Oldukça heyecanlı bir süreçti benim için. İlk yayınevinin kapısını çaldığım ve umutla oradan ayrıldığım günü unutmuyorum. Bu süreçte yayınevim ve editörüm hep yanımda ve destek oldular. Çokça uğraştırmış olabilirim. Tüm emekleri için kendilerine teşekkür ediyorum sizin aracılığınızla…

Kapak tasarımı kitapların ilk çeken noktasıdır. Sizin kitabınızın kapağında kocaman bir fil var. Bunun nedenini bizimle paylaşır mısınız?

Kapak önemlidir. Hatta bazen kapak her şeydir. Özellikle tanınmamış bir yazarsan, kitabin içine değil dışına bakar okuyucular okuma gereksinimi uyandırması için. Haklılarda. Öncelikle bir insan görseli ya da silueti çok bir şey ifade etmeyecekti. Ya da bir ayna bize bizi gösteren. Oysa filler bize bizi anlatan pek çok detayı barındırıyor. Filler asla unutmaz, sesleri ve lisanları birbirinden ayırabilir. Merhametli ve oldukça yardımseverdirler. Kocaman cüsselerine rağmen arıdan korkarlar. Beyinleri 5, kalpleri 20 kilodur. Sürüden birini kaybettiklerinde günlerce yasını tutarlar. Bizde ki kırkının çıkması gibi. Oldukça hassas ve koca yüreklidirler.

Kapağın üzerinde Filin sağ ayağının altında bir kalp var onu fark etmiş ve ayağı havada asılı kalmış. İşte tam burada anlatılmak istenen yol uzun ağaçlı beklide kısa hiç bilmiyoruz. Yolculuk zorlu ve bu yaşam yolculuğunda pek çok yürekle karşılaşıyoruz. Birçoğunu fark etmeden ezip geçiyoruz. Bazen aynı görseldeki gibi duruyoruz. Durmalıyız… Biz Karşınızda biz…

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?

Deneme ve şiir bir de polisiye romanlar oldukça sık okuduğum kitap türleri. Okudukça şaştığım şaşırdığım kitaplar okudum. Onlara yazabilme yeteneği ve bakış açısı kazandırdığı için minnettarım. 

Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?

Yazmak isteyenlere tek tavsiyem olur. ‘Yazsınlar’ ama paylaşma yani onu kitaplaştırma kararını doğru yayınevi ve doğru zamanda yapsınlar. Çünkü yazdığın şey senden uzaklaşıyor, yayınevleri tarafından yazmak istediğin şeyden çok farklı boyutlara götürülebiliyor. Bunu süreçte iyi yönetmeli yazar. Yazmak aslında en basit kısmı, o zaten içgüdüsel bir süreç hatta kitapta bununla ilgili bir yazımda var.

 

Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?

Okuma oranları hım, çok teknik bir soru olduğunu düşünüyorum. Daha istatiksel konular bilgi sahibi olduğum kadarıyla, eğitim oranları ile yakından alakalı ve genç nüfus ile. Tabi bunu yalnızca roman, şiir, edebiyat olarak mı sınırlıyorsunuz. Yoksa gazete okumak, online haber okumak yada ders kitapları, çözülen testler mi? Bu nokta inanın oldukça kapsamlı. Yine de her şeye rağmen umutluyum gelecek nesilden bizden daha fazla okuyacak, sorgulayacak ve yazacaklar…

Değerli Merve Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

3512 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,1550
EURO 9,7089
BIST 11,2284
ALTIN 457,33

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle