ŞİDDETİN GÖRÜNMEYEN NEDENLERİ ANLATILDI
Fethiye Alzheimer Derneği tarafından her ay düzenlenen bilgilendirme seminerleri devam ediyor. Mayıs ayı bilgilendirme seminerinde Sosyolog ve Yaşlı Bakım Teknikeri Melis Salgıncı, toplumda artan şiddetin görünmeyen nedenleri konularında bilgilendirmede bulundu. Fethiye Alzheimer Derneği Gündüz Yaşam Parkı tesislerinde düzenlenen bilgilendirme seminerine; dernek başkanı Op. Dr. Mehdi Sadat ve dernek yönetimi ile dernek üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Alzheimer hastaları yakınları ve gönüllüler katıldı. Seminerin açılış konuşmasını yapan Fethiye Alzheimer Derneği Başkanı Op. Dr. Mehdi Sadat “Hayatın her anında karşılaşabileceğimiz ve artık toplumun her kesiminde yaşanılan şiddet ile ilgili bilgilendirme semineri düzenlemekteyiz. Şiddetin nedenleri ile ilgili saatlerce konuşma yapabiliriz. Fakat son yıllarda artan şiddet içerikli filmler, diziler, video oyunları ve sosyal medya görüntüleri, bireylerde şiddeti normalleştirebiliyor. Bu önemli konu ile ilgili derneğimizin yetkililerinden Birim Sorumlu Müdürümüz Sosyolog Yaşlı Bakım Teknikeri Melis Salgıncı, bizlere bu konu ile ilgili bilgilendirmede bulunacak, kendisine çok teşekkür ediyoruz” dedi. Özellikle son dönemlerde artan şiddet olaylarına dikkat çeken Fethiye Alzheimer Derneği Birim Sorumlu Müdürü Sosyolog Yaşlı Bakım Teknikeri Melis Salgıncı sunumunda; Empati neden azalıyor? Çocuktan yaşlıya toplumsal bir okuma ile şiddet neden artıyor? Empati eksikliği ve şiddeti gözlemlerken 7’den 70’e toplum nereye gidiyor? Çocuk, genç, öğretmen, yaşlı ele alındığında toplumda artan tahammülsüzlüğün sebepleri nelerdir? Şiddetin arkasındaki gerçek; görülmeyen duygular nelerdir ve toplumsal kırılma nerededir? Neden bu kadar öfkeliyiz? Anlaşılmayan insan, anlaşılmayan toplum mu şiddetin sosyolojik temelini teşkil ediyor?, konularında bilgilendirmede bulundu. Melis Salgıncı konuşmasında “Bu gün seminerimizde sembolik şiddet olarak tabir ettiğimiz hakaret, bağırma, küfürleşme, yumruklaşma gibi fiziksel şiddetti değil günlük hayatın içerisinde bizi bulan bir şiddetten bahsedeceğiz. Aslında işte o yaşanılan görünmeyen şiddet kontrol edilemediği takdirde fiziksel şiddete dönüşmektedir. Yaşlı ihmali ve istismarı, birbirimize kullandığımız dil, bakım hizmeti verirken söylediğimiz of, yeter artık, bıktım şeklinde cümleler gibi, günlük hayatın içerisinde yayılan şiddetten bahsedeceğiz. Biz medyada gördüğümüz şiddeti değil, bir insanın fark etmeden uyguladığı şiddet üzerinde duracağız. Toplum biziz. Bir toplumun en tehlikeli şiddeti artık şiddet olarak görülmeyendir. Evde kullandığımız dil, sokaktaki sabır, yaşlıya bakış, çocuğa tahammül, bakım verenin emeği. Hız, yorgunluk, rekabet, tahammülsüzlük ve sürekli savunmada olma hali; empatiyi azaltıyor. Yorgunluğumuz başkasını ezme hakkı vermez ” dedi.




















