Sessiz Kalanların Sesi – RAMSA KLİNİK
Özel Gereksinimli Çocuklar Daha Büyük Risk Altında
Son günlerde yaşanan acı olaylar hepimizi derinden sarstı. Kaybettiğimiz her can, toplum olarak nerede eksik kaldığımızı yeniden sorgulamamıza neden oluyor. Ancak bu sorgulamanın içinde çoğu zaman gözden kaçan bir grup var: özel gereksinimli çocuklar.
Bir rehabilitasyon merkezinde çalışan özel eğitim alanı uzman öğretici olarak şunu açıkça söyleyebilirim; bu çocuklar, şiddet ve ihmal karşısında çok daha savunmasız.
Çünkü bazıları yaşadığını ifade edemiyor.
Bazıları “normal” ile “yanlış” arasındaki farkı ayırt etmekte zorlanıyor.
Bazıları ise korkuyu anlatacak dili hiç geliştirememiş oluyor.
Toplumda konuşulan olaylar çoğu zaman görünür olanlar. Oysa özel gereksinimli bireylerin yaşadığı pek çok olumsuzluk, sessizliğin içinde kaybolup gidiyor.
Bir çocuğun kendini savunamaması, onu daha az değil daha çok korunmaya muhtaç yapar. Ancak ne yazık ki bu çocuklar;
* Akran zorbalığına daha sık maruz kalabiliyor,
* İstismarı fark etmekte zorlanabiliyor,
* Güvenli alan kavramını yeterince ayırt edemeyebiliyor.
Bu noktada sorumluluk sadece ailelerin değil; öğretmenlerin, kurumların ve tüm toplumun omuzlarında.
Peki ne yapmalıyız?
Öncelikle bu çocuklara “beden sınırları”, “iyi dokunuş–kötü dokunuş” gibi konular, onların anlayabileceği şekilde mutlaka öğretilmeli.
Aileler ve eğitimciler daha dikkatli gözlem yapmalı, davranış değişikliklerini ciddiye almalı.
Ve en önemlisi, bu çocukların sesi olabilecek güvenli alanlar oluşturulmalı.
Unutmamalıyız ki; bir toplumun vicdanı, en savunmasız bireylerine gösterdiği özenle ölçülür.
Bugün konuştuğumuz her acı olay, aslında bize daha dikkatli olmamız gerektiğini hatırlatıyor.
Ama bazı çocuklar için bu “dikkat”, bir tercih değil zorunluluktur.
Çünkü onlar, çoğu zaman kendileri için konuşamaz.
Ama biz konuşabiliriz.
HASİBE ÇOLAK
Özel Eğitim Alanı Uzman Öğretici






















