Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) 2011 yılından beri sonbaharda şubeleri aracılığıyla “Akdeniz Buluşmaları” düzenliyor. Eğitim, kültür, sanat konularının konuşulduğu paneller, kitap imza ve kültürel gezi ağırlıklı bu buluşmaların ilki 2011 yılında Fethiye’de yapıldı. Sonra sırasıyla Antalya, Mersin ve 21-23 Kasım 2014 tarihleri arasında da YKKED-Denizli Şubemizin ev sahipliğinde Pamukkale’de YKKED-4. Akdeniz buluşması büyük bir katılımla ve coşkuyla gerçekleşti. YKKED-Denizli Şube başkanımız Ayşegül Odabaşıoğlu ve çalışma arkadaşları önemli bir etkinliğe, buluşmaya, bir aydınlanma okuluna onurla imza attılar. Sağ olsunlar.
21 Kasım 2014 Cuma günü İzmir’den bir otobüsle 30 kişi ile başlayan Denizli yolculuğumuzun ilk durağı Yenipazar idi. Sakin bir Ege kasabası görünümündeki Yenipazar’da Ulusal Kurtuluş Savaşının önemli adı “Yörük Ali Efe” adına açılan müze görülmeye değerdi. Sonra da Yenipazar’da ikindi yemeğinde karşımıza çıkan enfes “pide geçidi”, yerel mutfak kültürünün damak tadımızda bıraktığı güzellik olarak yerini aldı. Saat 17.00 civarında Pamukkale Sevgi Oteli’ndeydik. Ülkenin her bir köşesindeki şubelerden gelen dostlarımızla kucaklaşmalar ve hasret gidermeler… Akşam 18.30’da şiir saatinde masada Hidayet Karakuş, Sami Gökmen, Ali Uysal, Kemal Girgin, Mehmet Halil Arık vardı. İki saat süren “şiirler geçidi” buluşmaya “merhaba” diyen ilk etkinlikti. Duyguların, düşüncelerin dizelere matematiksel bir armoniyle aktarımı olan şiirlerin yarattığı güzellik yaşanırken, türküler, zeybekler ve halaylarla yenen bir akşam yemeği ile ilk gün sona eriyordu.
22 Kasım 2014 Cumartesi günü otelin alt salonunun duvarlarında bizim hazırladığımız “Türkiye’nin Geçmişindeki Yarın Köy Enstitüleri” fotoğraf sergisi aydınlanma yürüyüşünün çok önemli kilometre taşı olan Köy Enstitüleri kazanımlarını günümüze taşıyordu. “Biz varız, biz yaparız, biz üretiriz, biz başarırız” diyen ve bir özgüven destanı olan Köy Enstitüleri Anadolu topraklarında insana dair umutların, yaratıcılığın, direnişin öyküsüydü. Türkiye’nin geleceği için aydınlık bir esin kaynağı ve bilgi birikimi olmaya da devam ediyordu. Salonun her bir köşesinde kitap standları vardı ve etkinliğe gelen yazarlar kitaplarını imzalıyordu. Etkinlikte üç panel vardı. Panel konuları kısaca “Ülkenin eğitim sorunları, öğretmen yetiştirme ve ülkenin kültür-sanat sorunları” ve çözüm önerileriydi.
İlk oturumda; “Hıfzı Topuz, Şükran Soner, Ünal Özmen, Mustafa Şanlı ve Prof. Dr.Kemal Kocabaş” Cumhuriyet eğitim devrimi, Köy Enstitüleri ve ülkenin eğitim sorunlarını konuştular. Özellikle eğitimin dinselleştirilmesi ve piyasalaştırılması sonucu eğitim hakkının yok oluşunu ve kızların-yoksulların bundan olumsuz etkilenmelerinin altını çizdiler. İkinci oturumda “Mustafa Gazalcı, Sami Gökmen, Pakize Türkoğlu, Prof. Dr. Abdurrahman Tanrıöğen, Prof. Dr. Songül Sallan Gül” Anadolu Öğretmen Liselerinin kapatılması sorunu üzerinden ülkenin öğretmen yetiştirme sorunlarını ve ne yapmalıyı tartıştılar. Sanat ve kültürün konuşulduğu üçüncü oturumda ise “ Cengiz Bektaş, Bedri Baykam, Alper Akçam, Prof. Dr. Ayfer Kocabaş ve Nizami Çubuk” Köy Enstitülerinde sanata verilen önem, okullardaki müzik-resim ders saatleri, sanatın muhalif ve özgürlükçü yapısını dile getirerek son on yılda ülkede sanata bakış ile ilgili olumsuzlukları dile getirdiler.
23 Kasım 2014 Pazar günü kahvaltı sonrası Denizli-Leodikya antik kentine kültür gezisi vardı. Antik kentin kazı projesini yürüten Pamukkale üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Şimşek’in açıklamalarıyla 500 kişi milattan önce 5000 yıllarına ait antik kentin öyküsünü ilgiyle izledi. Milattan önce 5000 yılında antik kentin kanalizasyon alt yapısı vardı ve Denizli’deki dokumacılığın, şarapçılığın antik izleri Leodikya antik kenti gerçeğindeydi. Kazılar hakkında coşkuyla bilgi veren kazının sorumlusu Prof. Dr. Celal Şimşek kazıların bu hızla gitmesi halinde 746 yıl süreceğinin de altını çiziyordu. Gezi sonrası vedalaşma ve ayrılış vardı. Bizler ise Buldan yolundaydık. Buldan Belediyesinin 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle Denizli’ye gelen aydınlardan bir panel ricası olmuştu. Mustafa Gazalcı, Hıfzı Topuz, Hidayet Karakuş, Pakize Türkoğlu ve Kemal Kocabaş’ın katılımıyla Buldan Belediyesi konferans salonunda Buldanlı öğretmen dostlarımızla söyleştik, öğretmeni konuştuk. Panel sonrası Buldan’ın Gönen Anadolu Öğretmen Lisesi çıkışlı genç Belediye Başkanı sevgili Mustafa Gülbay’a başarılar dileyerek İzmir’e dönüş yolculuğunu başlattık.
Denizli’de üç günlük “Aydınlanma Okulu” süreci yaşanmıştı. Tüm paneller ilgiyle izlendi. Ülkenin aydınlık insanları bir çıkış arıyor, umut arıyor. Ortaklaşılan saptama; ilerici siyaset kurumunun tabandan kopuk olduğu şeklindeydi. Tabanın beklentileri ile tavanın gündemi aynı olmadığı şeklinde yaygın bir hava vardı. Üç panel sonrası oturum başkanlarının notlarıyla Prof. Dr. Kemal Kocabaş tarafından kaleme alınan sonuç bildirgesinde, ilerici siyaset kurumuna seçimlere giderken ülkenin eğitim sorunlarını çözüm önerileri içeren bir reform paketinin topluma sunulmasına yönelik önemli bir çağrı yer aldı. Sonuç bildirgesinde içinde bulunduğumuz zor koşullardan çıkışın “doğadan, insandan, emekten, kadından, özgürlükten” yana olan tüm kişi ve örgütlerin dayanışmasında, beraberliğindedir vurgusu yapıldı. Bildirgenin sonunda YKKED olarak Türkiye’nin çağdaş, demokratik bir hukuk devleti olması adına başlatılan ve çoğalmayı hedefleyen aydınlık yürüyüşe katılım daveti vardı.
Son söz Bedri Rahmi Eyüboğlu’nda: “Şu dağın başında bir top gül vardı/ eşi görülmemiş bir top gül katmer katmer açardı/ kırk bin köyde kırk bin umut/ kırk bin köyde kırk bin tomurcuk/ kırk bin adet meyveye vurmuş fidan/ köy okullarımıza nasıl kahpece kıydılar anlatamam/ hey gidi mangal yürekli Tonguç Baba/ köy okullarımızı kilim misali ilmik ilmik ören/ adını kaç aydın koydu acaba/ mangal yürekli Tonguç baba/ sana Anadolumun her yanından/ kekik kokan, keklik kokan, Cevat Şakir işi/ kınından çekilen kılıç gibi bir merhaba/ bir mangal yürekli Tonguç Baba yetmedi bre şahin aman bir Tonguç baba daha”




















