“OLMAZ” OLMAZ DEMEYİN..!
Devlet olacaksın devlet!
Bunun için de, devlet yönetiminde Kuvvetler Ayrılığı İlkesini mutlaka hayata geçireceksin.
Yani; Yasama, Yürütme ve Yargı birbirinden bağımsız olarak işlevini yerine getirebilecek.
Yetmez; güçlü bir “Yargın” olacak.
Hala yetmez; yöneticiler mutlaka hesap verecek, vermeye hazır olacak.
Ulus olacaksın ulus.
Bunun için de “yurttaş” yetiştireceksin. Ümmet veya Mürit değil.
Toplumun kimyasını bozmayacaksın.
Toplumsal Kültür oluşturacaksın, “Dedi Kodu Kültürü” değil.
Yoksa..?
Ülkeyi yönetemez hale gelirsin.
“Devlet terbiyesi” diye bir şey vardır.
Devlette “devamlılık” diye bir şey vardır.
Ve de çok önemlidir…
Devlet adamlığı bilgi ve görgü ister. Sanata ilgi ister. Hoşgörü ister. Espri ister.
İster oğlu ister…
Sadece paraya tamah etmekle olmaz bu işler!
Bilgi, paradan üstündür, demiş elin adamı…
İçişleri Bakanlığı; Aydın İli Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Özlem Çerçioğlu (Namı diğer, Topuklu Efe) hakkında üç buçuk günde bir, soruşturma açıyormuş.
Doğrudur
Devleti yönetenler; kin ve hasetle dolu ise, ne bekliyorduk ki..?
Beri tarafta “yandaşı” deveyi havuduyla yutarken, diğer tarafta kendi partisinden olmayanlara “kan kusturmak” her babayiğidin harcı değildir..!
Milli Eğitim Bakanlığı bir taraftan dershaneleri kapatmaya hazırlanırken diğer taraftan Muş Milli Eğitim Müdürlüğü, merkezdeki Lale Cami ve eklerinde dershane açılmasına izin vermiş.
Neymiş..? Vatandaş talep etmiş de ondanmış… (Muğla Valisi’nden; benim de bir talebim var o zaman: Bizim Atlıdere Köyü’ne Hızlı Tren talep ediyorum)
Bu işler böyledir.
Toplum üç günde “dönüşmez”
Yavaş yavaş dönüşür…
“Din’i” ve “Cami’yi” her işin içine sokarsan, geleceğin yer burasıdır.
Diyanet İşleri Başkanı da: Alo Fetva’ dan “gına geldi” arkadaş diyor.
Daha çok şeyden gına getireceksiniz siz başkan, çok şeyden!
İnsanların; dinini en iyi şekilde “Laik bir ortamda yaşayabileceğini” öğrenmediğiniz sürece…
Sizin yerinizde olsam, Laikliği herkesten fazla ben savunurum.
Türban işine de “Üniversitelerde Öğrenim Özgürlüğü” diye girmiştik.
Nereye geldik..?
Okul öncesi çocuklarına türban giydirmeye geliverdik.
(Aslında Türk kadınının “türban” diye bir sorunu yoktur. Türban, politikacıların Türk Kadınına bir dayatmasıdır… Arap, kültürünün, Türk’ lere dayatılmasıdır. Cumhuriyete çok şey borçlu olan Türk Kadını, burada kendi ayağına kurşun sıkmıştır)
Bu olayları duyunca, ilçemizdeki benzer işleri düşünmeden edemiyorum.
Hani şu merkezdeki yılların Fethiye Lisesini, taaa bilmem nereye gönderdik de, yerine yüz kırk öğrencili bir okul getirdik ya…
İşte onu diyorum…
Olmaz; olmaz demeyelim. Fethiye Milli Eğitimi, İmam Hatip Liselerini ilçenin “en merkezine” taşıyor ya hani…
Fethiye Kaymakamlık Binasını ve Fethiye Belediye’ sini boşaltarak, buralarda da birer İmam Hatip Lisesi açmasınlar…
“Olmaz” olmaz demeyin. Olmadık iş mi var bu memlekette…
*
Haaa. Bu arada unutmadan yazalım. İngiliz bilim adamları, Dünya’mızın da içinde bulunduğu Güneş Sisteminin “küçük bir benzerini” keşfetmişler. Bir yıldız ve bu yıldızın çekim etkisinde dolanan beş gezegen bulmuşlar. Bu sistemin yaşı 11,2 milyar yıl imiş. Gezegenler; yıldız etrafındaki dönüşlerini “Dünya’ nın 10 gününe eşdeğer sürede” tamamlıyorlarmış.
Biz de; benzeri keşifleri yapmaya doğru, hızlı adımlarla ilerliyoruz!
Kenan Paşa’ nın deyişiyle “netekim” uzay bilimcimiz Prof. Dr. Rennan Pekünlü’ yü hapse attık. Hapiste tutuyoruz ki, pazar günleri açık havaya çıkış izni verildiğinde “uzayı” iyi inceleyebilsin.
(Bu ülkenin bir vatandaşı olmaktan hala utanmıyorsak, bir sağlık sorunumuz var demektir)
Önümüzdeki yıllarda, okullarımızdaki Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik, Astronomi gibi dersleri nasıl olsa kaldırırız. O zaman bizi keşifler yolunda kimse tutamaz artık!
KATILIM
Rus Çariçesi Katharina II, hükümeti ile arasındaki ilişkileri şöyle özetlermiş: Bakanlarımın görüşlerine, benim gibi düşünürlerse katılırım…





















