ÖĞRETİM BİRLİĞİ YASASI 92 YAŞINDA
Prof.Dr.Kemal Kocabaş
3 Mart 1924; Cumhuriyet Eğitim Devriminin Öğretim Birliği yasasıyla temelinin atıldığı tarihin adıdır. Cumhuriyetimizin kurucularının “üç devrim” olarak adlandırdıkları “Öğretim Birliği (Tevhid-i Tedrisat), Halifeliğin Kaldırılması ve Şeriye ve Evkaf Vekâleti’nin Kaldırılması” yasaları ülkenin aydınlık geleceğinin temellerini attıkları bir dönemecin, ortaçağ ikliminden yeni çağa doğru yürümenin tarihidir. Mustafa Kemal ve arkadaşları Kurtuluş Savaşı devam ederken 17 Temmuz 1921’de Ankara’da 1. Maarif Kongresini gerçekleştirirler. Mustafa Kemal ülkenin içinde bulunduğu ağır savaş koşullarında yapılan kongredeki ”Eğitim, memleketin çocuklarının birlikte ve eşit olarak kazanmak zorunda oldukları bilim ve fendir” sözleriyle devrimci Cumhuriyetin yol haritasını çiziyordu. Yine Mustafa Kemal’in Öğretim Birliği Yasası ile olarak ifade ettiği: “İki türlü eğitim bir memlekette iki türlü insan yetiştirir, bu ise duygu ve düşünce birliğine ve dayanışma amaçlarına tamamıyla aykırıdır…” sözleriyle yasasının gerekçelerini ortaya koyuyordu.
3 Şubat 1923’te Mustafa Kemal İzmir’dedir. Erkek Öğretmen Okulunda Türkçe ve Edebiyat Öğretmenliği yapan Hasan Âli Yücel ilk kez gördüğü Mustafa Kemal’i eğitimcilerle yapılan toplantıda dinledikten sonra bir soru sorar: “Yeni dönemde, yeni okulların yanında eskimiş (fosil duruma gelmiş) medreseler yaşatılacak mıdır?” . Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal’in yanıtı açık ve nettir: “Milletimizin, memleketimizin okulları bir olmalıdır; bütün memleket evladı, kadın ve erkek, aynı suretle oradan çıkmalıdır.” Mustafa Kemal aydınlık bir Cumhuriyet ütopyasını kafasında şekillendirmişti.
Yıl 2016; 92 yıl sonra öğretim birliği yasasının örselendiği, eğitimin yoğun şekilde dinselleştirildiği bir dönemde Cumhuriyet aydınlanmasının kazanımlarını tekrar anlamaya çalışıyoruz. Son günlerde ülkemizde yaşadıklarımız, ülkenin güneyindeki ülkelerdeki kaos ve kargaşa, çağdaş laik-demokratik eğitimin ve özellikle Öğretim Birliği Yasasının ülkenin aydınlık geleceğine ilişkin yaşamsallığı daha da önemli hale getirmiştir.
3 Mart 1924, genç Cumhuriyetin 92 yıl önce akıl ve bilimi rehber edinen kadrolarının çağdaş bir toplum yaratma düşü ve laik, demokratik bilimsel eğitim arayışıyla TBMM’nde “Öğretim Birliği Yasası”nı çıkardıkları tarihin adıdır. Başkanlığını yaptığım Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) laik, demokratik, bilimsel eğitimin özgün kurumu Köy Enstitüleri referans alan çalışmalar yapan bir eğitim-kültür imecesi olarak Öğretim Birliği Yasasını Cumhuriyet Eğitim Devriminin temel kazanımı olarak görmektedir. YKKED, eğitimi bireyin her tür erkten bağımsız olarak özgürleşmesi, doğuştan getirdiği yetenekleri ortaya çıkaran bir toplumsallaşma süreci, özgürleşme olarak bakar. Bu bilimsel pedagojik süreç ancak akıl ve bilimi referans alan temel değerlerle yaratılabilir. Bugün çocuklarımıza dayatılan dinsel eğitim ile özgür insanı yetiştirebilir miyiz? Çocuklarımızın doğuştan getirdiği yeteneklerin ortaya çıkmasını sağlayabilir miyiz? Çocuklarımızın kendilerini keşfetmeleri sağlayabilir miyiz? Tabii ki hayır… Bu anlamda 92 yıl sonra “Öğretim Birliği Yasası” çok önemli ve değerli bilimsel arayışın ürünüdür. 1923’te ki ilerici paradigma günümüzü de aydınlatmaktadır.
Öğretim Birliği Yasası:
-1923’te haklı bir Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrası kurulan genç Cumhuriyet bir ulus devlet kuruyordu ve referansı akıl ve bilim olacaktı. Eğitimin en temel dayanağı ulusal ve bilimsel olmasıydı. Yasa bu anlamda onurlu arayışın kilometre taşıdır.
-Ülkenin tüm köşelerindeki çocuklarımıza akıl ve bilimi referans alan eğitim hakkını götürmenin, laik, demokratik, bilimsel eğitimin temellerinin atıldığı tarihin adıdır.
-Laik ve demokratik eğitiminin evrenselliğinin altının çizildiği, eğitim ve öğretimi aklın ve bilimin rehberliğinde yapılandırmanın adıdır.
– Bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığına bağlanır, medreseler kaldırılır, bilimsel eğitim birliği getirilir. Eğitim, dinsel etkilerden ayıklanarak bilimsel bir temele oturtulur. 1928’de getirilen yeni abece, karma eğitimle öğretim birliği pekiştirir.
-Bir insan hakkı olan eğitimi ülkenin tüm yurttaşlarına bütünsellikle taşımanın adıdır.
-Ülkenin tüm çocuklarına ortak bir coğrafyada duygu birliği içinde ulusaldan evrensele taşımanın adıdır.
-Öğretim Birliği Yasası, eğitimin bütünselliğini sağlayan büyük bir kültür hamlesidir. Feodal Ortaçağ kültürünün dinsel eğitimini son vererek çağdaş, evrensel eğitim ilkelerini ülkenin tüm çocuklarına sunmanın adıdır.
– Din eğitimini medreselerden çıkararak ilahiyat fakülteleri açarak ve din adamı yetiştirmek için ayrı okullar öngören bir yasanın adıdır.
-Çağdaş bir ülke yaratma ülküsünün, laik demokratik toplumun bireylerini oluşturma arayışıdır.
– Ders programlarının, ders ve yardımcı kitapların pozitif bir anlayışla, bilimsel olarak hazırlanması, okulların fiziki yapılarının, ders araç ve gereçlerinin bilimsel pedagojik değerlerle uygun sağlıklı hale getirilmesi, okul öncesinden üniversiteye, eğitimde bilimsel bir bütünlüğün yaratılmasının yasasıdır.
92 yıl önce TBMM’nde kabul edilen Öğretim Birliği Yasasını onurla selamlıyoruz. Bu yasayı çağdaş bir toplumun temel harcı olarak görüyoruz. Laik, bilimsel, karma eğitimi bir özgürleşme ve insanlaşma süreci olarak değerlendiriyoruz ve günümüzdeki eğitimin dinselleştirilmesi ve piyasalaştırılması çabalarına karşı tüm demokratik kitle örgütlerini ve sendikaları bu kazanımların korunması adına birlikte dayanışmaya davet ve talep ediyoruz.






















