Sağlıkçılardan Darp Edilen Aile Hekimine Destek
Fethiye’de hastasının saldırısına uğrayarak mahkemeye başvuran aile hekimi 54 yaşındaki Yüksel Arıcı’ya destek vermek isteyen meslektaşları, Fethiye Adliyesi önünde eylem yaptı.
Seydikemer 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan aile hekimi Yüksel Arıcı, geçen yıl 5 Kasım’da muayene için gelen 47 yaşındaki Ruhi A.’yı odasında kabul etti. İddiaya göre Arıcı, muayene sırasında başlayan sözlü tartışma sonrası Ruhi A. ve yakınları tarafından darp edildi. Arıcı, Fethiye Adliyesi’ne gelerek savcılığı suç duyurunda bulundu. Fethiye 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde Ruhi A. hakkında darp, hakaret ve tehdit suçlarından açılan davanın ilk duruşması dün yapıldı. Arıcı’nın avukatı Mithat Cemre Günay ile birlikte katıldığı duruşmaya sanık Ruhi A. gelmedi.
Yüksel Arıcı’ya destek olmak ve sağlık çalışanlarına yapılan saldırılara tepki göstermek için beyaz önlükleriyle Fethiye Adliyesi’ne gelen Demokratik Sağlık-Sen’e bağlı 6’sı doktor 15 sağlık çalışanı duruşma salonuna girerek davaya katılım talebinde bulundu. Mahkeme heyeti 5 doktorun davaya müdahil olma talebini kabul etti. Duruşma ileri tarihe ertelenirken Ruhi A. hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Duruşma sonrası Fethiye Adliyesi önünde toplanan sağlık çalışanları adına Demokratik Sağlık-Sen Muğla Başkan Yardımcısı Onur Sınır açıklama yaptı.
Türkiye’de son 10 yılda 4 doktorun şiddete maruz kalarak hayatını kaybettiğini belirten Sınır, ” Son günlerde sıkça adı anılmaya başlayan, doktorlara, sağlık çalışanlarına reva görülen şiddeti, saldırıları ve kabalıkları anlamak mümkün değil.
Tüm insanlara ırk, din, mezhep, ideoloji ayrımı yapmadan kendilerinin en değerli şeylerini, canlarını kurtarmaya çalışan insanlara şiddet uygulamak hangi insanı mutlu eder, ne kazandırır?
Ülke çapında yayın yapan gazetelerimizden birisin de şöyle bir haber vardı:
Sağlık Bakanlığı, 2012-2015 yılları arasında 31 bin 767 şiddet vakası yaşandığını açıkladı.Şiddete maruz kalanların 18 bini hekim, 13 bin 767’siyse diğer sağlık çalışanları oldu. Saldırıların 14 bin 250’si fiziksel, 17 bin 517’si ise sözlü şiddet olarak kayıtlara geçti.
Bakanlık verilerine göre 10 yılda 4 doktor şiddet görerek hayatını kaybetti. 11 Kasım 2005’te İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Prof. Dr. Göksel Kalaycıoğlu, 15 Ocak 2008’de Giresun Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde Dr. Ali Menekşe, 17 Nisan 2012’de Gaziantep’te Dr. Ersin Arslan, 29 Mayıs 2015 tarihinde ise Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi’nde Op. Dr. Kamil Furtun saldırıya uğrayarak yaşamını yitirdi.
Ne trajik bir durumdaki 14 Mart tıp bayramından hemen sonra 28 nisanda sağlıkçıya şiddete hayır günü gelmektedir.Küçüklerini seven büyüklerini sayan bir toplumdan şiddet toplumu haline gelmek ne hazin bir durumdur
Sağlıkta yaşanan şiddetin, toplumdaki şiddetin bir parçası/uzanımı olduğu; şiddeti ve gücü kutsayan bir anlayışın toplumda dışlanmasının gerektiği; güçlü olanın haklı çıktığı değil, haklı olanın güçlü olduğu bir toplumsal algının oluşturulmasının şart olduğu gerçeğinden yola çıkmalıyız.İnsanların, çocukluktan itibaren yoğun şiddet sahneleri içeren çizgi film ve filmleri izleyerek büyümelerinin, bağırıp, ağlayarak istediğini elde etmelerinin, sesi çok çıkanların, masaya yumruğu vuranların kazanmalarının TOPLUMSAL ŞİDDET EĞİLİMİNİ beslediği oldukça açıktır.
Evde,işte,trafikte ve sporda dahi şiddetin her geçen gün arttığını ne yazık ki gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinden takip etmekteyiz.
Hasta ve hasta yakınlarının son yıllarda hekimlere ve sağlık çalışanlarına karşı negatif duygularla dolu, ve çok öfkeli oldukları herkesin malumudur. Bunun nedenleri olarak: hekimin kamuoyunda giderek değersizleştirildiği, kamuoyunda hekimlere, hastanelere, sağlık çalışanlarına karşı kötü önyargıların arttığı; medyanın her gün hastanelere, hekimlere başvurup ihtiyacı olan hizmetini alıp, sağlığına kavuşan ve hekimlere, sağlık çalışanlarına dua eden, memnuniyet besleyen hastaları görmezden gelerek, sadece kötü ve olumsuz örnekleri gündeme taşıyarak bu yanlış algının oluşmasına neden olduğu; yaşanan olumsuz olaylarda malpraktis/komplikasyon, hizmet kusuru/kişisel kusur ayrımı yapılmaksızın hekimlerin, çalışanların suçlandığı; politikacıların, yöneticilerin, hekimleri ve sağlık çalışanlarını suçlayan, küçümseyen, aşağılayan ifadelerinin de bu algının oluşmasına katkı sağladığı; sağlık meslek örgütlerinin etik dışı davranan ve suçlu meslektaşlarına karşı yeterince duyarlı davranamadığı ve gereken tepkinin verilemediği, yanlış davranışların kınanmadığı ve yanlış yapanların dışlanmadığı, bunun da söz konusu hataların tüm camiaya, meslek mensuplarına mal edilmesine yol açtığı; her gün sağlık kurumlarına başvuran milyonlarca hastanın sağlığına kavuşması ve şifa bulması için gece gündüz kesintisiz hizmet veren sağlık çalışanlarının bu çalışmalarının öneminin ve değerinin, özverilerinin kamuoyuna yeterince anlatılmadığını/anlatılamadığını belirtmek istiyoruz. Bayramlarda ,tatillerde ve hatta savaşlarda bile görevinin başında olan sağlıkçılara yapılan her türlü şiddeti kınıyoruz.
Tüm kamuoyunu; insana karşı saygı, hoşgörü, dayanışma, paylaşma gibi değerlerin güvenli bir yaşamın temel taşları olduğunu unutmamak ve yaşamın temelini korumak için her türlü olumsuz çalışma koşullarına rağmen özveriyle hizmet vermeye çalışan sağlık çalışanlarınıza sahip çıkmaya çağırıyor, Demokratik Sağlık-Sen olarak tüm çalışanlarımızın her türlü hak ve hukukunu sonuna kadar koruyacağımızı saygıyla duyuruyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sağlık çalışanları ile birlikte eylem yapan Yüksel Arıcı saldırıya ilişkin açıklama yapmak istemezken, avukatı Mithat Cemre Günay, davayı titizlikle takip ettiklerine belirterek, saldırıyı gerçekleştiren Ruhi A.’nın gerekli cezayı alacağına inandıklarını söyledi.
Haber / Foto: Erkan İlik- Nur İlik


























