Pazar yürüyüşümüz Rehber – Liderimiz Yusuf Ceran dostumuzun bir sürprizi ile başladı. Yıllardır oğlum diyerek bağrına bastığı Batuhan’ ı nüfusuna geçirerek soy ismini vermiş, Sevgi, Batuhan ve Yusuf Ceran ailesine mutluluğunuz yaşamınızca sürsün diliyorum.
Sabahın ilk ışıklarıyla Sahil Koru köyü, Susambeli Gönderesi’nden başladı yürüyüşümüz. Yağışla asfalt gibi olmuş toprak bir yolda yürümek büyük zevk. Taşlı yollarda, kafamızı kaldıramadan yürüyüp, etrafımızdaki doğanın ancak kokusunu hissederek yürürken, şimdi keyifli bir yürüyüş zamanı.. Sonbaharın sıcak sarısının her tonunu sunuyor sere serpe! Her köşesi bir cennet memleketimizin, işte burası da onlardan biri.
Bir menfez üstünde herkesle ilk gurup fotoğrafımızı Fotoğraf sanatçısı usta ağabeyimiz Ali Karacan’ la belgeliyoruz. Kuraklığın her geçen gün hızla geldiğini görüyoruz. Buradan geçmek sorun oluyordu; bir geçişimizde Dalaman’ dan aramıza katılmış bir bayan arkadaşımızın ayağının burkulduğu acı anılarımızdan. Şimdi bir damla su yok. Karayer mevkiinde piknik için gelenlere köşk vardı. Yağış o kadar çoktu ki; sel götürmüş yerinde yeller esiyordu. Bu yıl Fethiye çukuruna yağmur yağmadı. Pazar günü de meteorolojiye güvenmedik. Akşam 18 den sonra yağış var diyordu ama hava kararmaya başlayınca; herzaman öğle yemeğimizi yediğimiz Karayer’ de; gurup fotoğrafına güzelliklerden kopamayıp gecikenleri bekleyemediler bile. Yemeği tünelden sonra yemeye karar vermişler.
Marşandizin tren raylarını da sökmüş götürmüşler. Biz de çoğu yerde erozyon ve çökmelerin olduğu hatta yürüyerek, bir suya, bir hatta çıkarak tünele ulaşmaya çalışıyoruz. 10 metrelik su borusundan geçmeye cesaret edemedik! Hâlbuki bu su borularından en fazla 1-2 metre
yüksekliği olduğundan Yuvarlakçay ve Paşabendi’nde rahatça yürüyoruz. Macera arayacak yaşı geçmişiz, işte deneyim bu!
Tünelin içi karanlık; ama ışık görmek, umut demek.
Bu karanlıktan çıkmak hepimizin hedefi, umudu. Öğle yemeğimizi yedik. Artık dere boyu yürüyüş ve gözlemimiz sürüyor, ilk örnek; Bahriye arkadaşımın Kuş yuvası dediği, taşa kazınmış testi bozması yuva çok ilginçti. Sonra da betonla kapatılmış krom maden ocağı.. Bizim daha önce geldiğimiz yıllarda; ocakta işçileri çalışırken görmüşlüğümüz,
kolay gelsin demişliğimiz var!
Bent’ in çamur çökertme havuzundaki akis görüntüleri, küçük şelalesinde fotoğraf çekimleri sürdü. Bu yöreyi tanıyan birisi olarak Bölgenin iki değirmeninden biri
”Yıkık değirmen” i böyle görmek üzdü. Yanıbaşındaki bir kümeste 20 gün hangi sofralarda olacağını bilemeden kabarması; sanki değirmene nispet yapıyormuş gibi geldi!
Hindi kümesi, Mısır inciri, su kabağı, gül, keçi sürüsü, su kanalı, burada hayat var. Sevgi göstererek,
çocuklardan aldığı bisikleti sürmeye başlamış Sevgi hanımefendi arkadaşımız. Karagedik krom maden fabrikası
çevresinde kurulmuş bir mahallesi Fethiye’ nin. Kaptanlarımız İlhan ve Yasin kardeşlerimiz sıcacık çay kahve ikramıyla karşılıyor bizi her zaman olduğu gibi.
13.6 km. dere kenarından, içinden, tünelden geçtik. Rehber – Lider Yusuf Ceran ve 41 arkadaşımıza, dostlarımıza teşekkürler. İyi ki varsınız ve bizimlesiniz.
DOĞADA ATACAĞINIZ HER ADIM KALBİNİZE İYİ GELİR..
Yazan: Erdoğan YILMAZ






























