Hoşgeldiniz  
................................................ ..........................................................

MORTIRNAKLAR DİRMİL YAYLALARINDA ( YAYLA PATLANGIÇ & KAYMAKÇI MAH.& BALLIK KÖYÜ )

Erkan Ilik | 16 Nisan 2014 | Eğitim, Güncel A- A+

MORTIRNAKLAR DİRMİL YAYLALARINDA  ( YAYLA PATLANGIÇ & KAYMAKÇI MAH.& BALLIK  KÖYÜ ) 13.04.2014

Zirvelerin, dağların sofrası Yaylalar,

Çobanların, yörüklerin sevdası Yaylalar,

Kara ateşte bir dem çayın keyfidir Yaylalar….

Katar katar göçlerin düştüğü, sılanın hasretin koktuğu Yaylalar….

Merhaba arkadaşlar; dünyada barışı, insanlarda sevgiyi, doğada güzellikleri keşfe çıkmış dostlar…Yine geldik çat kapı, tanrı misafiri, fazla oturmayıp iki kelam edeceğiz müsaadenizle….Bugün yayla yollarında olacağız, çobanların yanık türkülerinin yankılanmasından bahsedeceğiz. Rotamız, Dirmil Yaylaları, uğrak yerlerimiz Patlangıç yaylası, Kaymakçı Mahallesi ve Ballık Kasabası

Evet arkadaşlar; Sultanların Sultanı Pastanemizde sabahın erken saatlerinden itibaren toplanmaya başlıyoruz. Sıcacık çaylarla hoş sohbetler yaparken sayımızın oldukça fazla olduğunu hiç de fark edemedik; Ta ki hareket saatimiz  yaklaşıp kişi sayımızı belirlemeye başlayacağımız ana kadar ki… Tam 81 Mortırnak, Güzel vatanımızın her  bir şehrinin  toprağı  gibi olduk… 81 İl’den gelen, Şehitlerimizin kanıyla yoğrulmuş, ay yıldızlı bayrağımızın simgesi olduğu TÜRKİYE CUMHURİYETİNDEN…Ve saatler 08:30,yola çıkma zamanı geldi bu kervanın, Fethiye ve Burdur’un yaylalarına….

Kervanımız yola çıktı arkadaşlar, zaman makinesi olsa da araçların yerini   develer alsaydı da ,  yapsaydık bu  günü birlik faaliyeti (göçü )…. Önce Seydi Kemer’e varıyoruz. Buradan Karabel’ e doğru devam ediyoruz. Karabel Yaylasına geldik. Daha iki hafta önce buradaydık önceki bir faaliyet için. San ki hiç zaman geçmemiş de buradan ayrılmamışız gibi , birleştirilmiş fotoğraflar gibi anlar yaşıyoruz. Dostlar ne çabuk tükeniyor zaman, hiç farkına varmadan…Selamı bolca vermek lazım, iyiliği kepçeyle; vereni yormaz, yapandan bir şey eksiltmez; alanı üzmez, yapılanı mutlu eder….

Karabel’den sonra Seki kavşağından Burdur yoluna doğru devam ediyoruz. Bir zaman sonra  da Yayla Patlangıç tabelasını gördük. İçeri sapıyoruz bu noktadan. Yol toprak, biraz daha devam edeceğiz araçlarla, nereye kadar derseniz; mermer ocağı varmış, oraya kadar…? Ve mermer ocağı görünüyor. Araçlardan inip mis gibi havayı içimize çekmek, uyuşan bacaklarımızı açmak için aceleyle araçlardan iniyoruz. 90 km’ye  yakın araçlarla yol aldık . Bu, araçlar ile  yolculuk mesafesi olaraktan yeni bir rekor. Daha önce Kalkan Akbel faaliyetinde 80 km yol almıştık. Araçlardan indik ve hazırlıklarımızı yaptık. Grup liderimiz arkadaşlar çok kalabalık olduğumuz için bazı uyarılarda bulunuyorlar. Zaten bu parkur yeni, hiç aceleciliğe ve başı buyrukluğa gelmez. Doğayı sindire sindire, güzellikleri makinelerde buluşturarak, birliktelik için yürümek hem kaynaşma hem de görüntü adına çok daha keyifli olsa gerek, arkadaşlar….1300 rakımlarındayız ama  hiç üşüme belirtisi yok  bizler de, güneş çok güzel ısıtıyor. Katar katar kervanımız düşüyor yayla yollarına. Hedefimiz ilk olarak Kaymakçı Mahallesi olacak. Önce birazcık yokuş çıkıyoruz. Yol  sanırım mermer ocağı yönüne  gidiyor. Evet öyleymiş, mermer ocağına varıyoruz. Yol üstündeki mermer bloğuna haşarı çocuklar gibi adımı yazıyorum, çantamda ki parkur boyası ile M.Serkan …çocukluğumda çok ama çok yaramazdım, memlekete gittiğimde arkadaşlarla o eski günleri yad ederken gülmekten elmacık kemiklerimiz tutulur…Evet , buradan yol ormanın içine doğru devam ediyor, bizler de  takip ediyoruz…Etrafa bakınca mutlu olmamak elde değil, o kadar saf ve temiz nezih bir ortam var ki , yürüdükçe insan açılıyor. İnsanın, bir kelebek bir petek olası geliyor…Epeyce yol aldık, dinlenme, toparlanma ,meyve ,su  molası için uygun bir yer bulmaya çalışıyoruz, derken önümüzdeki dönemeci döndüğümüz gibi karşımıza Su Alafı çıkıyor. Ahaan da..! ( Trabzon şivesi = işte demek ; Fethiye’de Hıyaa…)  mola yerimiz…?

Ve tekrardan yola çıkma vakti geldi. Devam ediyoruz toprak yoldan. Çantalarımızda sularımız var ama bizler yolumuzun üzerinde ki   buz gibi yayla sularından kana kana içmeyi tercih ediyoruz. Bol bol, çimenlikli – ormanlık düzlükler çıkıyor karşımıza. Bazılarına yemlik bazılarına nohut ekimi yapılmış. Hayvan ağılları ve çoban barakaları da var yolumuzun üzerinde…Şöyle günü birlik değil de 2 – 3 günlüğüne  geleceksin buralara, çevireceksin  nar gibi kuzuyu…ahh be…İçim gitti arkadaşlar…! Aklıma Türk sinemasının kötü karakterli ama gerçek hayatta çok iyi bir insan, rahmetli EROL TAŞ abimizin, kuzu butunu elleriyle yemesi sahnesi geldi…!

Ve cümlelerin üzerine bizim de yemek molası verme zamanımız geldi.  Yarısı Yayala Patlangışlılara yarısıda Ballık beldesine ait bir platoyu geçince önümüzde  yokuş   var, yokuş ortasında su alafı, “burada mı yemek molası verelim dedik”. Arkadaşlar “rampayı devirelim öyle verelim”, dediler. Haklılar doğrusu, dolu mide ile bu rampayı devirmek, bacak kaslarımıza ve vücudumuza işkence yapmak demek…Devam ediyoruz, 150 metre sonra düzledik yolu…Yolu düzlediğimiz gibi, sol tarafımızda iki mezar …? Mezar taşlarında; SANİYE DÖNMEZ, KOCA VELİ DÖNMEZ…sanırım merhum ve merhumeler eş…Bir yastıkta bir ömür, şimdi de 1500 rakımda el ele , yan yana…Aşık Mahsuni Şerif  şiiri geliyor aklıma; Hızlı hızlı giden yolcu,  şu mezarda bir garip var, diye başlayan. Bazıları dünya hırsından ne yapacağını şaşırmış; koltuk sevdasından, iktidar hırsından…v.s…Karun da olsan gideceğin iki karış toprak, giyeceğin iki metre cepsiz bez…sevgi, saygı, güzellik dolu Mortırnak Arkadaşlarımız boş geçmiyor, dualarını samimiyetle yapıp gönülleri huzur doluyor…Ne mutlu inancında samimiyeti yaşayanlara, din sömürüsü yapmayanlara, Allahtan rahmet diliyoruz, merhuma ve merhumeye….Ve artık enerji depolama, dinlenme, yemek molası verme vakti….Yemek molasını verdiğimiz yerde çoban ve koyunlarına, bir de bizlere hırlayan iki çoban kuçu kuçusuna denk geliyoruz…Bizler, ne tilkiyiz ne sırtlan ne  de trafoya giren kedi…Bizler doğa aşığı, doğrunun yanında olan zararsız dostlarız…!

Yemeğimizi yedik, çaylarımızı yudumladık…haydi kervan, yola devam gayri…! Yolumuz Kaymakçı Mahallesi olacak. Düzlükler, inişler, çıkışlar, ormanlıklar derken önümüze çok geniş bir ova- plato çıkıyor. Karşımızda ovanın hemen bitiminde yükselen BONCUK DAĞLARI- DİRMİL BÖLGESİ, bu bölge BURDUR ili sınırına giriyor. Düz ovada ilerleyen ekibimiz, dağ silsilesi ile mükemmel görüntü oluşturmuş…Pir Sultan Abdal, şiiri vuruyor bu manzaraya…Bu şiiri rahmetli Barış Manço abimiz çok güzel yorumlamıştı, zamanı olan arkadaşların dinlemesini tavsiye ederim…

Şu karşı yaylada göç katar katar,                              Şu benim sevdiğim başta oturur,

Bir güzel sevdası gözümde tüter,                                    Bir güzelin derdi beni bitirir,

Bu ayrılık bize ölümden beter,                                          Bu ayrılık bize ölüm getirir,

Geçti dost kervanı eyleme beni…                                 Geçti dost kervanı eyleme beni….

Eylenmiyor( oyanlanmıyor ) kervanımız, yoluna devam ediyor. Yolumuza bir köylü vatandaş, eski rus yapımı motoru ile çıkıyor. Ballık  mahallesinden gelip Yayla Patlangıç’a gidiyormuş. Biraz sohbet edip uğurlar olsun diyoruz, toprak kokulu Amcamıza…Devam ediyoruz yol boyunca, birden araba sesi geliyor, dönüp bakıyorum eski Renault. İçimden diyorum ki ; grubumuzun neşe kaynağı ve doğum günü kutlaması iki aydır bitmeyen ve festival şeklinde geçen , TÜRKAN arkadaşımız, araca binmiştir…aynen aracın içinde..:) Tekrardan nice mutlu yıllara…Sanırım kaymakçı mahallesine yaklaştık. Yol boyunca boncuk dağları bize sürekli eşlik ediyor. Ve düzlüğün ilerisinde, kaymakçı mahallesine geldiğimizin habercisi, tepede bir ev göründü. Tepeye hareket etmeden önce biraz toparlanma ve dinlenme molası veriyoruz bu düzlükte. Oldukça rüzgarlı burası ve biraz üşüdük, güneşte kaybolup hava kapattı bu bölgede, polar ve montlarımıza  sarılıyoruz…

Tepeyi çıkışa geçtik. Ve Kaymakçı Mahallesindeyiz. Araçlarımız da buradaymış, hiç tahmin etmiyordum buraya geleceklerini, daha aşağılarda buluşacağımızı düşünmüştüm…? Buranın manzarası çok güzel, Akdağlar ve daha da doğusu manzaramızda. Bir de köyün hemen üst tarafında küçük şirin bir göl. Şirin gölcük köye hoş bir desen vermiş… Fotoğraflarla anılaştırdık, grup fotoğrafıyla da takvimleştirdik, bu  güzel manzarayı…Biraz dinlenip araçlarımıza biniyoruz. Çay molasını Seydi Kemer- Ören’de vermeyi kararlaştırdık. 1600’lü rakımdan hareket ediyoruz, bu hareket hep inişli olacak. Önce Ballık Köyüne, oradan da Ören ve Seydi Kemere’e…Ballık Köyünden geçerken arkadaşlara, “Ne güzel köy isimleri, buradan kız alsam Trabzon tereyağı ve Ekmeğime;  kaymak ve bal sürmüş olurum”  diyorum……Ballık Köyünden geçiyoruz ve köyün isminin neden Ballık olduğunu anlıyorum, hemen hemen  her evin yanında ve arazilerde petek kovanları…Geçimlerinin çoğunu arıcılıkla sağlıyorlar demek ki…Kovanların yerini şimdi ise alabalık çiftlikleri almış, Ören’e yaklaştığımızın habercisi de bu çiftlikler. Suyu çokça bol bu bölgenin…Suyunun bol olması da doğasına yansımış, sanki Karadeniz bölgesindeymişsin gibi yeşilin tonu çok ve de bol;  Şanslıymış bu yöre insanı. Ve Örendeyiz, uygun bir mekanda duruyoruz, çaylarımızı burada içip yuvamıza döneceğiz, nasipse…

Çaylarımızı yudumladık, sohbetlerimizi yaptık, ekip liderlerimizden Yusuf Ceran arkadaşımız bazı tanıdıklarına denk gelmiş bile, sohbetler koyulaşmadan hareket etme zamanı, Yusuf Hocam…! Saatler 17:00 geçti bile…Kervanımız 10 saate yakın günü birlik göçünü, 190 km’lik araçlı yolculuk dışında, 15 km de yürüyerek; çok şükür bir olumsuzluk olmadan, mutlu – huzurlu – eğlenceli bir şekilde tamamladı…Tüm katılımcı arkadaşlara, ekip liderlerimize, sürücü arkadaşlarımıza SEVGİLER, TEŞEKKÜRLER…Bir başka faaliyette buluşmak dileğiyle….

                                                                                                         Mustafa Serkan Mutlu

                                                                                                 ( grup üyesi – Bed.Eğt.Öğrt.)

                                                                                  Fotoğraf: Yusuf CERAN

 img_9417_640x427 img_9419_640x427 img_9429_640x427 img_9455_640x427 img_9498_640x427 img_9539_640x427 img_9544_640x427 img_9570_640x427 img_9630_640x427

1686 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle