Hoşgeldiniz  
..................................................... .................................................... ............................................... .......................................................

MERHABALAR EFENDİM

Erkan Ilik | 28 Haziran 2021 | KöşeYazar, Kültür A- A+

Yazmaya ara vermiştim; biliyorsunuz. Siz okurlarıma, olayların, yaşanılanların yönü ve gidişatı hakkında ne düşündüğümü belirtememiştim. Bunun ayırdında ve bilincindeyim. Bu tutumumun kendimce birkaç nedeni vardı. Başat neden ise yeni bir kitabımın basılıp yayımlanacak olması idi.

Şimdiye değin üç basılmış kitabın sahibiydim. Toplamda 1.184 sayfa tutarlar. Yeni basımı yapılacak kitabım ise bir başkaydı. Kadınların doğum süreciyle nitelemem gerekirse neredeyse canlı doğumunu göremeyecektim.

Şu ölümcül salgın illetinin benim de yakama ilişip canımı alma olasılığını hesaba kattığımda onca sene elimin altında basılmaya hazır olan kitabımın günyüzüne çıkmayabileceğini de olasılıklar arasına katmıştım. Herkesin öncelikli düşüncesi sağlık olmuştu! Bunda şaşılacak bir yan da yoktu. Birçok kişinin yakınlarını, tanıdıklarını kaybettiği gözönüne alınınca gidişatın şakasının olmadığı kanısına kolayca varılırdı.

İşte öylesi bir süreçte bir yıl öncesinde basım-yayım sözleşmesi aşamasına kadar gelmiş olan çalışmamı yine öteleyip atmıştım. Dile kolay; on beş yıldır elimin altında bulunuyor ve ben sürekli duraksama gösteriyorum! Derken o yayınevi bana ileti geçip iki ayrı alanda çalışmam olup olmadığıma değinerek ilgi göstermemi ummuş olmalılar ki kendimi yeniden o boyuta evrilmiş buldum; yeni bir kitaba sahip olmak düşüncem depreşti de depreşti. Bu kez önceki tutumlarında da değillerdi. Koşulları sineye çekilir cinstendi. Sonuçta çalışmamı yeniden göndermiştim.

Süreç işlerken elbet günler, haftalar da hemen geçivermiyor. Peş peşe görüşmeler, konuşmalar yapılıyor. Ardı sıra e posta iletişimleri kuruluyor. Bilgilendirmeler, açıklamalar birbirini kovalıyor. Belirlenen o bir aylık süreç aşılıyor; sonuçta yeni yeni kurulan iletişim ve bilgilendirmeler, açıklamalar sizi günlük yaşantınızda da etkiler hâle geliyor. Hele ki bir de çalışmama kapak tasarımında seçtiğim yaşamda olmayan ünlü bir ressamımız ve eğitimcimizin resminin kullanılabilmesi konusundaki izin alma boyutu da yok muydu ya beni bayağı germişti. İkilemde kalıp durmuştum. O süreç bayağı bir canıma okumuştu. Siz gelin de o süreçte yazılarınızı döşeyin! O basım süreci daha önceki izlediğim yolun da dışındaydı. Bildiğim, tanıdığım kişiler değillerdi. Bizim hiç de şaşılmayacağı gibi hep bir kuşkucu yanımız vardır.

O bayağı bir beni yazmaktan alıkoyan nedenlerin biri öyle idi ise daha başkaları da var elbet. Yaylada kaldığımız kiralık konutumuzu da boşalttık. Hoş bir yer olan kendi mülkümüzde bir yaşam sürelim istedim. O süreç de kafa karıştırıcıdır; bilirsiniz. Aile bireyleri arasında sizi herkes desteklemez. Bir başınıza, burnunuzun  dikine gitmeyi göze almanız gerekir. Gittiydik, geldiydik derken can sıkıcı bir süreçle boğuşur durursunuz. O ara uzak bir yerle konuyla ilintili pazarlık boyutum da vardı. Hiç kimsemiz bana arka çıkmasa da kafama koyduğumu yapmaya kararlıydım ki sonuçta o pazarlık da istediğim biçimde sonuçlanmadı; satıcı vazgeçti; boşuna zaman kaybetmiş oldum.

Dahası da var elbet. Geçen haftalar içinde bir gece yarısı çatımız yandı. Sabaha karşı herkesler uyurken çatımızda yangın çıkmış ve de başını almış gitmiş. Bir küçük arazi aracı öncülüğünde iki de itfaiye aracı ekibi onca patırtı gürültü arasında gelip yangının önünü almaya giriştiler. Söndürme-soğutma saatler aldı. O curcuna nasıldır az çok öngörebilirsiniz.

Günler sonra da temizleme, arındırma yapıldı. Şimdilerde de onarım işleri yapılıyor. Merdivenimiz usta ve yardımcılarına ayrılmış gibi. Yanımız yöremiz malzeme. Ortalık kömür karası, yanık tahta, kereste artığı.

Ben de özellikle memleketimdeki baskın yönetim yanlılarının önde gelenleriyle internet ortamının toplumsal ağında atışıp kapışıp durdurdum. Ben önce emek, alınteri; hak hukuku önceledim, onlar ise dinimize söz ettin, inancımıza dokundun deyip koro hâlinde, birlikte bana karşıt topa girmeyi yeğlediler.

Bir yandan da internet ortamındaki okunurluğu, izlenirliği sekteye uğratılan(!) gazetemizde yazmanın çekiciliği de kalmayınca yazıp çizme konusunda kendi tutumumu sorgular olmuştum. Benim nazarımda hoş kişilerden bir-ikisiyle de bozuşmuştuk. Yolunda gitmeyen ilişkiler yaşıyordum. O yüzden de acaba yazmasam daha mı doğru ederim diyordum.

Gazeteye uğrayıp Muğla Gazeteciler Cemiyeti seçim sonuçlarını soracaktım ki gazetede çalışanlarla ve gidişatla ilgili söyleşiye dalıp gidince o boyutu da unutup gitmişim; çıkıp gittiğimde aklıma yeniden geldiğinde ise şaşkınlık yaşadım. Artık geriye de dönmedim. İşte o söyleşim sonrası İşletmeci Nur Hanım yazmadığıma sözü getirip ileri geri serzenişte bulundular. O konuşmalar sonucu ben de bir karara vardım. Artık yazmalıyım dedim. Bundan böyle de bana önceleri olduğu gibi dolu dolu yazmak düşecek. Dönüş yazı içeriğimi de bu kez böyle kabul ediveriniz.

Herkese iyi haftalar…

650 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
DOLAR 8,5492
EURO 10,0853
BIST 11,7943
ALTIN 495,44

Çok Okunan Haberler

Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2021 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle