YAPAY ZEKA GELİŞTİKÇE BİZ NE KADAR İNSAN KALACAĞIZ? – Simge DİKMEN
Bir zamanlar geleceği konuşurken uçan arabaları, robotların sokaklarda dolaştığı şehirleri hayal ederdik.
Gelecek geldi.
Ama beklediğimiz gibi gelmedi.
Bir robot kapımızı çalmadı belki ama cebimizdeki telefonun içine yerleşti. Birkaç kelime yazıyoruz; bize şiir yazıyor, yazı hazırlıyor, fikir veriyor, sorularımızı cevaplıyor. Bir fotoğraf veriyoruz; onu başka bir zamana taşıyor. Birkaç saniye içinde daha önce saatlerimizi alacak işleri tamamlayabiliyor.
Yapay zekâ artık hayatımızın dışında değil, tam ortasında.
Ve asıl konuşulması gereken şey, yapay zekânın neler yapabildiğinden çok, bizim neleri yapmayı bıraktığımız.
Çünkü teknoloji bize her geçen gün daha fazla kolaylık sunuyor. Fakat kolaylık arttıkça insanın düşünme, üretme ve sabretme biçimi de değişiyor.
Düşünmeden soruyor, araştırmadan öğreniyor, yaşanmamış anları bile gerçeğe dönüştürüyoruz.
Peki bu kötü mü?
Hayır.
Yapay zekâ doğru kullanıldığında insanın zamanını kazanabilir, öğrenmeyi kolaylaştırabilir, üretkenliği artırabilir. O halde asıl önemli olan; insanlık tarihindeki pek çok teknolojik gelişme gibi, mesele teknolojinin kendisinden çok onu nasıl kullandığımız.
Fakat burada ince bir çizgi var.
Yardım almakla yerine koymak arasında.
Bence geleceğin en büyük problemi yapay zekânın insan gibi düşünmesi olmayacak.
İnsanın, yapay zekâ gibi düşünmeye başlaması olacak.
Her şeyi kusursuzlaştırmaya çalışırken, hayatın kusurlarına tahammülümüz azalıyor. Oysa insan, biraz da eksikleriyle insan.
Yapay zekâ bize kusursuz sonuçlar sunabilir.
Ama kusursuzluk her zaman gerçeklik değildir.
Belki de önümüzdeki yıllarda asıl becerimiz yapay zekâyı kullanmak değil, onu ne zaman kullanmamamız gerektiğini bilmek olacak.
Çünkü teknoloji geliştikçe insanın daha az düşünmesi değil, daha iyi düşünmesi gerekiyor.
Yapay zekâ bizim yerimize yazabilir.
Ama hangi cümlenin bize ait olduğunu hâlâ bizim seçmemiz gerekiyor.
Ve bence geleceğin en önemli sorusu şöyle şekillenecek;
Yapay zekâ ne kadar akıllanacak değil; biz, onun yanında ne kadar insan kalacağız?
Simge DİKMEN






















