ŞEYTAN VE YANDAŞLARI
“ Ey iman edenler! Hep birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.” (Bakara suresi 208)
Evet, insanların Kur’an ahlakına uygun yaşamalarını engellemek için yoğun çaba sarf eden şeytan, türlü oyunlarla dinsizliği yaymaya çalışarak, kendi sistemini topluma yerleştirmeyi amaçlar. Allah’ın varlığının milyonlarca delili olmasına rağmen, şeytanın telkiniyle bunu fark edemeyen bazı insanlar, inkârda direnerek din ahlakını yaşamaktan kaçarlar. Bununla da kalmaz büyük bir mücadele yürüterek dinsiz bir toplum yaratmaya çalışırlar.
Rabbimiz Kur’an’da “… Gerçekten şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli çağrılarda bulunurlar. Onlara itaat ederseniz şüphesiz sizde müşriklersiniz.” (En’am suresi 121) buyurmaktadır.
Bu mücadeleyi yapan şeytan ve yandaşları, dünyanın hemen her yerinde aynı çarpık mantıkları öne sürer ve aynı hilelere başvururlar. Çünkü hepsi, şeytanın ortak dilini konuşur. Amaç Allah’ı ve Allah’ın getirdiği hükümleri inkâr etmektir. Bu tür insanlar, birbirlerini tanımasalar dahi Allah’ın dinine karşı bir faaliyet olduğunda anında örgütlenirler. Görünürde tek bir merkezden organize edilmedikleri halde şeytani bir etkiyle aynı mantığa sahip olurlar. Diğer bir ifadeyle şeytan tarafından yönetilen bu insanların konuşmaları, tepkileri, sloganları hep aynıdır.
Bu mücadelede verilen telkinler çoğu zaman direkt mesajlar olarak değil, dolaylı yollardan topluma benimsetmek isterler. Böylece insanların tepkisini çekmeden kabul edilmesi sağlanır. Mesela bilimsel bir gerçekmiş gibi kabul ettirilmeye çalışılan evrim teorisi, dinsizliği yaygınlaştırmak için kullanılan araçlardan bir tanesidir. Her şeyin kendiliğinden oluştuğunu iddia eden bu teori, genç beyinlere benimseterek Allah inancından uzaklaşmaları amaçlanır.
Yine aynı şekilde çağımızın en önemli haberleşme araçlarından biri olan internet, her türlü ahlaksızlığı yaygınlaştırmak, insanların zihinlerinin boş ve faydasız konularla dolmasını sağlamak amacıyla, dinsizliği yaymaya çalışanlar tarafından etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Kumarı, cinsel sapkınlıkları, satanizm gibi sapkın inanışları yayma gayreti içinde olan insanlar, bu boş ve yararsız işlerle vaktini geçiren kişilerin çoğalması için çabalarlar. Böylece insanlar, bu oyun ve oyalanma içinde Allah’a kulluk etmeyi unuturlar.
Bunların dışında gazete, televizyon, sinema gibi diğer kitle iletişim araçlarıyla, toplumun ahlakı değerleri üzerinde çok ince oyunlar oynanır; böylece insanlar farkında olmadan din ahlakından uzak bir yaşama kaymaya başlarlar. Öncelikle gençleri ve çocukları hedef olan bu insanlar, çocuk yaştan itibaren şiddeti ve cinselliği kullanarak, sağlıksız ve dinden uzak bir toplum oluşturmayı amaçlarlar. Evlilik dışı beraberlikleri, özgür ve sorumsuz yaşamayı özendiren, hedefine ulaşabilmek için her türlü oyun ve hileyi başarılı olmanın sırrı gibi gösteren, insanları yalana, şiddete ve sahtekârlığa yönlendiren, zengin ve şöhretli yaşamı güzel göstererek bu amaçta her türlü ahlaksızlığı yapmayı normal gösteren yayınlarla, şeytanın sistemini oturtmaya çalışırlar. Bunlarla da kalmaz sahte inanışların toplumda yayılması için çaba gösterirler.
Kur’an’da “ Keza Hak yalnız Allah’tır; O’nu bırakıp taptıkları sadece batıldır. Doğrusu Allah yücedir büyüktür.” Buyurulur.
İnsanlara, dünya hayatının hiç bitmeyecek zevklerle dolu bir yer olduğu, dünyaya bir kere gelindiği, helal-haram ayrımı yapmadan elde edebilecek her şeye ulaşmaları söylenir. Oysa dünya hayatı bir gün mutlaka son bulacak…
İnsanlar, şeytanın bütün bu oyunlarına karşı uyanık olmalı ve onun sapık yollarında pisliğe batmamak için Allah’ın dosdoğru ve güvenli yolunda yaşayarak dinine sımsıkı sarılmalıdır.
Sonuç olarak şeytan, tüm yandaşlarını kendisiyle birlikte sonsuz cehennem azabına sürükleyerek amacına ulaşmış olacak…
Allah’ın Selam’ı, Rahmeti, Mağfireti ve bereketi üzerinize olsun…



















