Yıl 2010 aylardan Mart. Kocaeli’nde görev yapmasına rağmen geçici görev aldığı Siirt’in Eruh ilçesinde teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit oldu polis memuru. Arkasında gözü yaşlı annesi ve ‘’Vatan sağ olsun’’ diyen babası kaldı. Yıl 2012. Şırnak’ta Cudi Dağı’nda şehit olan 6 polisten birisi Baş polis. O sadece gözü yaşlı anne, baba değil bir eş iki de evlat bıraktı ardında. Yıl 2015. İzni olmadığı için nişanını ertelemişti şehit polis memuru. En mutlu gününü yaşayamadan, şehit haberi geldi baba ocağına. Yıl 2016. Şehit özel Harekât Komiseri 3 yaşındaki oğlunu eşine emanet edip göreve gitti. O da bir annenin canından çok sevdiği evladıydı. Annesi evlatsız, evladı annesiz kaldı. Yıl 2017. Ocak ayının en soğuk belki de en acı günü. İzmir Adliyesi önünde yaşanan terör saldırısında adeta bedenini siper ederek teröristlere geçit vermedi. Mermisi bitene kadar çatışan polis memuru bir aracın arkasına gizlenen teröristin açtığı ateş sonucu şehit düştü. Bir yuvada o bıraktı ardında. Ve yıl 2021. İki polis memurunu daha şehit verdik bu vatan uğruna. Bizim haberlerde duyduklarımızdan sadece birkaçı onlar. Belki isimlerini de hatırlayanlar var. Ama bu yazımda hiçbirinin isimleri olmayacak. Çünkü isimsiz kahramanlar onlar. Bu ülke için, bu vatan için, yarınlarımız için hayatlarını ortaya koyan, çocuklarımız için canlarını feda eden isimsiz kahramanlar. Daha ne çok bilmediğimiz kahramanlar var aslında. Canını hiç düşünmeden, ailesini, bebeğini, annesini bırakıp vatanı için şehit düşenler var. Arkalarında bıraktıkları var. Onlar için gözyaşı döken, kaç yıl geçerse geçsin yürekleri yanan anneleri var. Özlemleri hiç bitmeyen eşleri, belki de kahraman anne babasını sadece fotoğraflardan hatırlayan çocukları var. Hepsinin kahramanı farklı. Birisinin evladı diğerinin babası bir başkasının annesi. Ama hepsinin hissettiği acı aynı. Ve hepsinin ağzında bir cümle. Tek bir cümle. Vatan sağ olsun…
Vatan sağ olsun sağ olsun da biz bu vatanın değerini biliyor muyuz? Şehit haberi duyduğumuzda üzülüyor, televizyonu kapattıktan hemen sonra unutuyor muyuz? Sanki hiçbir annenin canı yanmamış, baba ocaklarına kor ateşi düşmemiş, çocuklar öksüz ya da yetim kalmamış gibi mi davranıyoruz? Bizim için söylemesi, ya da duyması ne kadar da kolay değil mi? Açıyoruz bir haber kanalı. Siyah giyinmiş bir kadın veyahut erkek, renkli olan ekranlarını da siyaha çevirmişler, üzerinde de birkaç kelime. Hakkari’de 3 şehit, Şırnak’ta 6 şehit memleketin bilmem neresin de şu kadar şehit. İki dakika isimleri geçiyor. Ne iki dakikası belki de 45 saniye. O haberleri duyunca kaç yürek yanıyor, kaç evin ocağı sönüyor, kaç insan yaşamaktan utanıyor biliyor musun? Annelerin gözü yaşlı, evladım diye hüngür hüngür ağladığını ya da evimin direği diye haykıranları biliyor musun? Babalarının kimseye görünmeden bir köşeye geçip içine içine ağladıklarını biliyor muyuz? İsmi Ali olmuş, Ahmet olmuş, Ayşe olmuş önemli değil. Hangi memleket olmuş önemli değil. Nerde bir şehit haberi duysak oralı oluyor mu bizim yüreğimiz?
Ve sen. Silah arkadaşlarının şehadet şerbeti içerken, canından can giden sen. Gece gündüz hep uykusuz gözlerin. Vatan için karda kışta nöbettesin. Yorulmadın, yorulmuyorsun. Geceden sabahlara akan sen. Her suçluyu yakalayıp bulan sen. Evden uzak eşten uzak koşan sen polisim. Senin yüreğin var dağlar kadar korkusuz. Senin vatan sevgin denizler kadar sonsuz. Sensin bizim kanadımız kolumuz. Onur sensin. Gurur sensin polisim.
Sen üzülme annem. Sen üzülme babam. Sen üzülme. Kahramanlar can verir yurdu yaşatmak için. Senin evladın bu vatan uğruna şehit oldu. Bayrağımız göklerden inmesin diye kahraman oldu. Biz bir ölür, bin diriliriz. Yeter ki sen üzülme. Ve sen korkma kardeşim. Bayrakla dertleşen, toprakla birleşip, can verip devleşen birileri var. Bu ülkede ölümün üzerine yürüyen kahraman Türk polisi var. Ve onlar iyi ki var.
Türk polis teşkilatının 176.yılı ve tüm isimsiz kahramanların polis haftası kutlu olsun.






















