Kabotaj Bayramı’nı Kutlarken… Ebru Oğuzhan Yeter
1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu, sadece bir denizcilik düzenlemesi değildi. O gün, Türkiye kendi denizlerinde söz sahibi olduğunu dünyaya ilan etti. Limanlarından kıyı taşımacılığına kadar denizlerindeki egemenlik hakkını kendi vatandaşlarına bırakarak ekonomik bağımsızlığını da güçlendirdi.
Bugün yine 1 Temmuz’u kutluyoruz.
Ama insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Egemenlik hakkını simgeleyen bu bayramı kutlarken, limanlarımızın önemli bir bölümünün işletmesi yabancı şirketlerin elindeyken ne hissediyoruz?
Elbette hukuken Kabotaj Kanunu yürürlüktedir ve Türkiye’nin kabotaj hakkı devam etmektedir. Ancak ekonomik anlamda yaşanan özelleştirmeler ve yabancı sermayenin liman işletmelerindeki ağırlığı, bu bayramın sevincine gölge düşürmüyor mu?
Bir zamanlar “Bu denizler bizimdir.” derken kastettiğimiz yalnızca haritalardaki sınırlar değildi. Üreten, yöneten, kazanan ve geleceğine sahip çıkan bir ülke olmaktı.
Bugün Kabotaj Bayramı’nı kutlarken, denizlerimiz üzerindeki egemenlik hakkımızın yalnızca kâğıt üzerinde değil, ekonomik ve stratejik olarak da güçlenmesini diliyoruz.
Çünkü bağımsızlık sadece bayrağın dalgalanması değildir. Limanına, tersanesine, üretimine, geleceğine Ulus bilincine sahip çıkabilmektir.
1 Temmuz Kabotaj ve Denizcilik Bayramı kutlu olsun.
Dilerim bir gün bu bayramı, yalnızca geçmişi anarak değil, denizlerimizde ve limanlarımızda tam anlamıyla ekonomik bağımsızlığımızı, özgürlüğümüzü hissederek kutlarız.
Ebru Oğuzhan Yeter





















