Memleketim olan çıkıp geldiğim ilçem, hafta içinde yine gümdem oldu.
SZC TV. akşam anahaberlerini sunan Fatih Portakal, memlekektim olan ilçemin Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan’ı kısa bir video görüntüsüyle ele alarak ülke gündemine taşıdılar.
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100.ncü yıl dönümünü yaşadığımız şu günlerde bizim o Belediye Başkanımız, başkanlık ettiği Büyükkent Meclis toplantısında, ettiği sözle eleştiri konusu yapıldı.
Ben de bu yazı, eşimle birlikte, aile sorumluluğu bilinciyle memleketimde geçirmiştim.
Eşimin büyükbabası, büyükannesi, anne-babalarının, o tren İstasyonu mahallesindeki yaşadıkları konut ve çevre bahçelerini, hazineden, hak sahibi olan kardeşleri adına, açıkartımasız olsun, satışını yaptırtabilmek için, çok kez Belediyemizin ilgili birimine uğrayıp durduk. İşin o aşamaya getirilmesi de uzun bir öyküydü. O derece bir aşama süreci yaşadık. Halen de işi bitirivermiş değiliz.
Başlangıçtaki hesabımıza göre, şimdiki karşımıza çıkartılan satış rakamı, aklımızın ucundan bile geçmemişti.
Orasının, zamanındaki nüfusu ilçemizden ayrı bir belediye oluşturacak kadar vardı. Hatta öyle bir girişim de başlatılmış ise de önü kesilmişti. Şimdi ise o şişkin, canlı, etkin nüfustan geriye pek bir şey kalmadı. Çok büyük göç verildi. Tren istasyonu da yeni elektrifikayona geçebilme çalışmaları yüzünden, 13 yıl, işlevsiz kalınca, ilgili mahalle üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi oldu.
Orada, zamanında, çok kişilerin, ekmek yediği, kereste fabrikaları da vardı.
Orada iki büyük orman işletme deposu bulunur. Benim de oralarda görevli bulunduğum dönemde 80-90 bin m3. çam tomruğu o depolardan, her birine, ayrı ayrı, ancak indirilirken, günümüzde o rakamlar ikiye katlanmış. Ormanlarda neredeyse geniş kuturlu çam ağacı bırakılmayıp gidilmiş. Hiç hız kesmek de yok.
Bütün onları geçeyim. Yine o memleketimin ülke gündemine gelişine döneyim.
İşte benim o memleketimde başat konu inanç merkezlidir. Şimdiki merkezi yönetim zihniyetinin bütünüyle uygulama alanı bulduğu yerdir. Birbirini gören birçok camiye sahiptirler. O minarelere takılı, ses aygıtlarının olanca açık tutularak okunan ezanlarla, ortalık, özellikle(!) yıkılır geçer.
Halkın ve emekli olmuş kişilerinin başat konuşma konusu din, iman, mezheptir. Öyle olunca da umreye, hacca gitme konusunda, kişiler, birbiriyle yarışır gibidir. Hacca gitmiş eğitimcimiz de var, yazıişleri müdürümüz de. Bir ara canına kıyan bir müftü de bizim oralıymış.
Canına kıyılan eski Ülkü Ocakları Başkanı da bizim oradandı.
Eski YSK Başkanı da bizim oralıdır.
İki dönem öncesi Fethiye İlçe Kaymakamı da bizim oralıydı.
Dev boyutlu, artık içine öğrenci de bulamadıkları, iki ayrı, görselliği yerinde İmam Hatip Okulu da yaptırtıdı. Eskisi de çok büyüktür. Eskisini yıkıp yenisi yaptıkları hastanede ise hekim tutamıyorlar. Olanına da yakınmalar yapılır durulurmuş.
Bizim o ilçemiz, 20 yıldır, bir türlü bitirilemeyen yoluyla da ünlü olmuştur.
O bitmeyen yolda, daha geçen sene 8 kişi kazada yitirilmişti.
Daha öncesi de, bizim oradaki kömür ocaklarında, gaz sıkışıp patlaması sonucu, 13 emekçimiz yaşamdan kopmuşlardı.
Haftanın belli günleri ilçemizden Bandırma’ya otobüs de kaldırılır. Dillendirilenlere göre, ilçemizden Bandırma’ya hiç azımsanmayacak bir nüfus göçü olmuştur. Kendi ilçesinde, çalışma alanı bulamayan kişiler, neredeyse bir Alman kenti gibi olan o Bandırma’ya iş için gider olmuşlar. Oradaki bizim memleketli nüfus büyüklüğü, ilçenin artık tabelasında bile yazılır olmaktan çıkarılmış nüfusuna denk denilmektedir.
Yerel ve genel millet vekili seçimlerinde, ilimizin 19 ilçesi aranda, % 81 gibi yüksek oranda, merkezî yönetime destek verip arka çıkılan ilçemizde, tutuculuk, böylesi bir aşamada olunca da, SZC TV. anahaberinde de verildiği gibi seçilmişler, kendilerine ayrı hava veriyorlar. Özgüven içgörüsüyle hareket ederlerken; yerlerini daha da sağlama alabilmek için de değim yerindeyse, kraldan çok kralcı olup çıkmakta sakınca görmüyorlar.
Bunun son örneği de işte SZC TV. de akşam anahaberlerini sunan Fatih Portakal’ın diline doladığı gibidir(*). Habere konu olan, bizim o Başkan, demiş ki, “Siz bir gecede alfabeyi değistirirseniz, halkın % 99’u cahil olur.” Bunu da bağıra çağıra söylüyor. Bizim o ilçe Belediye Başkanımız, aykırı bir tutumla sanırım bir yerlere(!) göndermede bulunuyor.
Söz konusu meclis toplantısına da kendileri başkanlık ediyor. Cumhuriyetin 100. yılı ile ilgi söz edilecek yerde, sözde devrimlere eleştiri yapılmaya çalışılıyor olsa gerek. O konuda, sunduğu anahaberler içersinde Fatih Portakal gereken eleştiriyi kendilerine yapmış bulunuyor. Benim ayrıca bir yorumda bulunmama ise hiç gerek yok.
Ben memleketimde bulunduğum, o uzun yaz döneminde, kendisiyle ayak üstü denk gelip selamlaşmalarım da oldu. Birbirimizi tanırız. Kendileriyle söyleşi yapmak isteğime, “Her zaman buyrun gelin. Beklerim.” demesine karşın o tarz bir görüşme, konuşma gerçekleştiremedik. Ben, Belediye’ye işlerimiz için uğradığımda, ya kendileri olmuyordu, ya da toplantıları oluyordu. Konuşup görüşemedik işte.
Ne yapıp edelim; gönlümüzden gçen gibi değil, karşımızda bulduğumuz seçilmişlerle gün geçireceğiz.
Herkese iyi haftalar…
________________
(*) Fatih Portakal AKP’Lİ Başkana Ateş Püskürdü! Videosu 1 dakika 49 saniye.
Not: İlgili konuşmanın internetteki adresi:
|
|
|
Fatih Portakal AKP’Lİ Başkana Ateş Püskürdü!






















