Akıl, Vicdan ve Laiklik – Ebru Oğuzhan Yeter
Yaşayarak, görerek ve tecrübe ederek ve çok şey kaybederek öğreniyoruz. Yıllar önce küçük bir paylaşım olarak not ettiğim, düşüncelerime bugün dönüp baktığımda, zamanın bu fikirleri eskitmek bir yana, ne kadar haklı çıkardığını çok daha net görüyorum. Bugün, laikliğin ve bağımsız bir vicdanın kıymetini her zamankinden daha derin hissediyoruz. İnanç, özü itibarıyla kul ile Yaratıcı arasında kurulan, dış gözlerden uzak, mahrem ve saf bir bağdır. Bu bağın arasına ne bir yapının, ne bir cemaatin ne de kendini “kutsal” sayan bir şahsın girme hakkı yoktur. Kimse kimseye cennetin tapusunu vadedemez; kimse bir başkasını kendi iradesiyle sırattan geçiremez. Şekilciliğin, saç kılının ya da dış görünüşün söylemlerinde kaybolurken, dinin özü olan ahlakı ve merhameti ıskalamak, insani duruşumuza sığmaz. Çünkü biliriz ki, ibadetin ve iyiliğin en makbulü, gösterişten uzak, gizli olanıdır.
Cenneti de, insanlığı da, merhameti de dışarıdaki bir adreste, bir tabelanın izinde ya da bir cemaatin, tarikatın çatısı altında aramaya gerek yoktur. Aradığımız o cevher, sadece ve sadece yüreğimizdedir. İnsanca yaşamak, inancını temiz ve hür bir vicdanla büyütebilmek için hiçbir aracıya, hoca-talebe ilişkisine ya da tekkelerin, cemaatlerin doğmalarına ihtiyacımız yoktur. İnsan, kendi aklı ve vicdanıyla baş başa kaldığında doğruyu bulabilecek olgunluktadır. Ne zaman ki bu yapıların boyunduruğundan kurtuluruz, işte o zaman aklımız galip gelecektir. Tam da bu noktada, laikliğin sadece siyasi bir terim değil, toplumsal barışın ve bireysel özgürlüğün can damarı olduğunu yaşayarak anlıyoruz. Laik düzen, sanılanın aksine dine karşı bir duruş değil; aksine, her insanın kendi inancını hiçbir baskı, zorlama ve dayatma altında kalmadan, hür ve özgürce yaşayabilmesinin biricik güvencesidir. İnancı, kişisel menfaatlerin ve güç devşirme odaklarının elinden kurtarmanın tek yolu laikliktir. Yıllar önce ne düşünüyorsam, bugün de aynı noktadayım. Akıl ve vicdan rehberimiz olduğu sürece, araya girmeye çalışan hiçbir gölge hürriyetimizi elimizden alamayacaktır. Laiklik daima vazgeçilmezimiz olacaktır.
Ebru Oğuzhan Yeter























