YAZININ BİTTİĞİ YERE GELDİK…
Nihayet yazının bittiği yere geldik.
Yazsan ne olacak ki..?
Kim okur kim yazar demiş atalarımız…
Okusak bile kaçımız oturup düşünüyoruz ki..?
Hürriyet Gazetesinin İstanbul Mecidiyeköy’ deki binasına yüz kişi baskın düzenlemiş.
Ne var yok kırıp dökmüşler.
Olay bu işte…
Faşizm’i bir süredir zaten örtülü şekilde yaşıyorduk.
Geldiğimiz noktada dişlerini açıkça göstermeye başladı artık.
Geç bile kaldılar…
Bu siyasi kültürden,
Bu dünya görüşünden…
Özgürlük, hukuk ve demokrasi bekleyen tosuncuklar öğünebilirler artık.
Amaçlarına nihayet ulaştılar…
Üç gün sonra da Cumhuriyet veya Sözcü Gazetelerine baskın düzenlerler.
“AKP Devleti” bir taraftan,
Adamları diğer taraftan basına baskın üstüne baskın düzenliyorlar.
Bize bu yaptıkları az bile…
Biz daha fazlasını hak ediyoruz.
Hey basın! Tek ses olacaksın tek ses..!
Ne demek o, iktidarın istemediği konuları yazmak?
AKP’ nin demokrasi anlayışı, kendilere her seçimde oy verilip durulmasıdır.
Kendilerine oy vermedin mi, senden kötüsü yoktur…
AKP’ nin basın anlayışı kendilerinin pohpohlanıp durulmasıdır.
AKP’nin hukuk anlayışı, hukuksuzluktur.
Bunu bilmek için çok, ama çok akıllı olmaya gerek var mı sanki..?
Ama heyhat! 13 yıl oldu, ne yazık ki hala anlamayanlar var.
O nedenle diyoruz ki…
Yazının bittiği yere geldik.
Yazmaya gerek yok.
Vatandaşımız, yine aynı vatandaşımız.
Ne yapsan değişmiyor…
Bu eğitim sisteminden de ancak böyle vatandaş beklenir.
Aç İmam Hatip Okulunu…
Yap, her sokağa bir cami…
Sanki camiler yetmiyormuş gibi her kamu kurumuna bir de mescid…
Ondan sonra da memura “Cuma İzni”…
Arkasından,iktidara çök kal!
Bize matematik, fizik, kimya, biyoloji, felsefe, müzik mi lazım..?
Bize “akıl ve bilim” mi lazım sanki..?
**********
Rus Çariçesi Katharina ll, hükümeti ile arasındaki ilişkileri şöyle özetlermiş: Bakanlarımın görüşlerine, benim gibi düşünürlerse katılırım…
Bizimki de o hesap işte…





















