HAKAN BİROL SORUYOR KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR
Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Zamansızlar” kitabı ile tanıdığımız genç yazar “Eylül Nehir Asyalı” var.
Merhabalar Eylül. Klasik bir soruyla başlıyoruz. Yazmaya nasıl başladın? Ne zamandan beri yazıyorsun?
Merhaba. Yazmaya günlük yaşantılarımı kağıda dökerek başladım aslında. Tam olarak günlük olmayan ancak hislerimi ve yaşadıklarımı anlattığım küçük metinler olarak başladı. Ortaokul dönemimin başından itibaren yazıyorum. Türkçe öğretmenimin, bu konudaki kompozisyon ödevleri de kendimi keşfetmemde büyük olanak sağladı diyebilirim.
Okurlarımıza “Zamansızlar” kitabı hakkında bilgi verebilir misin?
Zamansızlar, Ezgi adlı bir kızın en yakın arkadaşlarıyla arasındaki bağın zedelenmesiyle dokuz çocuğun düştüğü zaman yolculuğunun, onları ciddi bir sınavın ortasına attığı bir macerayı ele almakta. Ve kahramanlarımızdan, eğer bu sınavı layıkıyla yerine getirmek istiyorlarsa ismi “Dostluk” olan, bu zorlu oyunu sonuna kadar götürmeleri isteniyor. Bu yolda yaşadıkları maceralar, fantastik olaylarla okuyucuyu sürükleyici bir kurguya çekiyor.
Seni yazmaya teşvik eden şey nedir?
Yazmayı kendime hiçbir zaman bir sorumluluk olarak görmedim. Hep kendimi rahatlatmak ve hislerimi dökmek için yazdım. Ortaokulda yeni bir şehre taşınma ve yeni bir ortama alışma sürecimde yaşadığım arkadaşlık sorunlarımı, ailem dışında birilerine aktarma isteğim, yazmaya kendimi daha çok vermemin büyük bir nedeni oldu.
Kitabın yayınlandığında 14 yaşında idin. Bu başarını neye borçlusun?
Öncelikle, bu kadar erken yaşta böyle bir projeye imza atmak çok gurur verici bir durum. Ailemin, öğretmenlerimin ve yayınevi sahibi Cumhur abimin, yeteneğime karşı olan ilgi ve desteği sayesinde bu kitabı başarı ile tamamlayabildim diyebilirim.
Sana göre iyi yazmak için neler yapmalı?
Bence öncelikle, her şeyin başında olduğu gibi, yaptığın şeyi sevmelisin. Daha sonra, kendini geliştirmek adına çokça okumalısın tabi. Yazmayı sevdiğin, önem verdiğin ve okuduğun sürece, biraz da yeteneğin varsa iyi yazılabileceğini düşünüyorum.
Şimdi liseye gidiyorsun. Ortaokuldan sonra lise hayatında edebiyatı artık daha geniş bir çerçeveden görüyorsundur. Bu senin yazı dünyana nasıl yansıdı?
Büyük yazarlarımızı keşfetme, önemli eserleri tanıma ve yazmanın teknikleri konusunda bana çok katkı sağladığını söyleyebilirim.
En çok hangi tür kitapları okuyorsun ve hangi yazarları takip ediyorsun?
Kendi tarzımın net bir şekilde oturduğunu söyleyemem. Bu yüzden her türden çokça okumaya çalışıyorum. Ancak yazdığım gibi, macera üzerine yazılan kitaplar ilgimi biraz daha çok çekmekte. Yazarlar konusunda da ayırt etmeden, her türlü düşünce ve tarza açık kalmaya çalışıyorum. Fakat en’lerimin arasında, bu aralar Avusturyalı yazar Stefan Zweig, Sabahattin Ali ve Agatha Christie geliyor.
İleride yapmak istediğin meslek nedir ve bunu yazarlığın ile birlikte mi sürdürmek istiyorsun?
Bu yaz lise 2, 10.sınıfa geçiş yaptım. Meslek seçimleri konusunda, öğretmenlerim ve ailem ellerinden geldikçe yol göstermeye çalışıyor. Ancak kafamda net bir meslek olduğunu söyleyemem. Seçtiğim meslekte, konuşmanın ve yazmanın büyük bir yer alacağına inanıyorum. Yazmaya devam edeceğim konusundaki hayallerim, ilerdeki mesleğimle bağlantılı olacak.
Edebiyat dünyasında kendine örnek aldığın bir rol model yazar var mı? Bize o yazarın seni en çok etkileyen yönünden bahseder misin?
Bu aralar okumaktan zevk aldığım Stefan Zweig’i bu soruya da cevap olarak verebilirim. Yazdığı olayların çok ilgi ilginç olmamasına karşın, anlatış biçiminin okuyucuyu içine hızla çekebilmesinden hep çok etkilenmişimdir. Cümleleri ve yazış tarzı, kitaplarının sayfa sayısının azlığına rağmen, bence bizlere, yani okuyuculara çok büyük eserler sunuyor.
Yazmak isteyen ancak nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için tavsiyelerin var mı?
Yazmayı kendilerine bir yük olarak görmemelerini öneririm. Yazmak bana hiçbir zaman bir yük olmadı. Aksine yazdıkça hep rahatladım ve bu da yazmaya devam etmemin sebeplerinden biridir. Severek ve isteyerek yazmaları büyük bir öncelik. Daha sonra, bir roman yazmaya başlamaksızın, küçük küçük hikâyeler oluşturmak, defterlerinde öğretmenlerinin verdikleri kompozisyonlara özen göstermek ve günlük tutmak, yazmaya başlamak ve büyük oranda da ilerletmek için güzel başlangıçlar olabilirler.
Sevgili Eylül bize vakit ayırdığın için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni bir eserinin daha yayımlanması dileğimizle.
Güzel dilekleriniz ve beni de bu etkinliğinize konuk aldığınız için ben çok teşekkür ederim. Umarım, yeni projelerle sizleri en kısa sürede buluşturabilirim.























