Hoşgeldiniz  
................................................ ..........................................................

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

Erkan Ilik | 01 Ağustos 2022 | Asayiş, Genel, Güncel, KöşeYazar, Kültür, Manşet, Mugla, Tarım, Turizm A- A+

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

www.hakanbirol.com

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Allah De Ötesini Bırak” kitabıyla tanıdığımız 14 kitap yazarı “Uğur Koşar” var.

Merhabalar Uğur Bey, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Öncelikle bu güzel röportaj için teşekkür ederim. Uğur Koşar, insanların Allah’ı daha iyi tanımaları, tevekkül etmeleri ve böylece daha huzurlu şekilde yaşamalarını kendine misyon edinmiş, bu konuda kitaplar yazarak insanlara ulaşmış bir kul diyelim kıymetli hocam. İlgi alanlarım Kitap yazmak dışında Ruhsal sıkıntılar,  vesvese, Endişe,  olumsuz düşünceler yasayan insanlara kendi kurduğum sistem “Nur Seansı” ile vesile oluyoruz. Kalan zamanlarımda da bahçe toprakla uğraşmayı seviyorum.

Son kitabınız “Rabbin Duana Cevap Verecek ve Sen de Hoşnut Olacaksın” eserinizden bahsedecek olursak bu kitabınızda okuyucularımızı neler bekliyor?

“Rabbin Duana Cevap Verecek” kitabımızı pandemi döneminde yazmıştım.  Duha suresi 5. Ayetten alıyor adını.  Hani Efendimiz sav bir süre vahiy alamadığı için endişelenmişti. Üzüntü duyuyordu. O sırada Duha suresinde Rabbim buyurdu; Rabbin seni bırakmadı sana darılmadı da. Gerçekten ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır. Rabbin sana verecek sen de hoşnut olacaksın. Ayet bu şekilde devam eder. Pandemi dönemi ekonomik sıkıntılar derken insanlar duaya sarıldılar.  Bu kitap da onlara bir işaret bir ışık bir umut olarak yazıldı.   İçinde hayata evliya gözüyle bakarak dertlerimizi huzura çevirecek birçok ilim var bunun yanında da esmalar ve dualar var.  Okurum bu kitabımızdan da çok mutlu olduklarını dile getiriyorlar, bütünün hayrına olsun.

“İnsan, sınırlı bedeninde, sınırsız bir âlem yaşar ki, bu âlemi yaşanmaz hale getiren bir dolu vesveseyle boğuşur durur hayatı boyunca…” Çok güzel ifade etmişsiniz. Peki, vesveselerden korunmak için neler yapmalıyız?

Evet, aslında insan kendi kendini sınırlayan tek canlıdır.  Yapamam, başaramam gibi kaygılar vesveseler kendi başarılarının önündeki en büyük engeldir. Bir çocuk belki sınava gireceği zaman o konuda bilgi, ilim sahibidir ama kaygıları yüzünden yanlışlar yapar. Ya da ben yapamam düşüncesi ile bildiklerini de uygulayamaz.  Vesvese asırlardır vardı ahir zamanda arttı. İnsanlar yoğun kaygı içindeler.  Vesvese için ne yapabiliriz dediniz.  Bu konuda tek önerim vesvesenin bos bir kuruntu olduğu. Ona hiç önem vermesinler gelip giden misafir gibidir vesvese ama sen onunla ilgilenirsen senden enerji alır ve kalır. Misafir ilgili ev sahibini sever öyle değil mi? O halde gelip gitmesine izin verelim. Bu konuda kitap yazdık. Her şeye canını sıkma ey gönül kitabımızdan da yararlanabilirler.

Nur Terapisinin kurucususunuz. Nur terapisi ne işe yarıyor ve insanlar bunu neden tercih ediyor?

Nur Seansının özelliği tek bir görüşmeden ibaret olması.  İnsanlara takma, güzel düşün, anda kal demek yerine nasıl takmayacaklarını ve nasıl an da kalacaklarını öğretiyoruz.  Hem öğreniyorlar hem de hayatlarına sokuyorlar. Seansta zihinleri bir anda susuyor artık vesveseyi beslememeyi öğreniyorlar çünkü. Kaygı, takıntı, panik konularında çok faydalı bir çalışma. Geri dönüşümler çok şükür bizi mutlu ediyor. Yurt dışında yasayan insanlarımız özellikle çok kaygılı bu yüzden genelde danışanlarımız yurt dışı ağırlıklı oluyor.  Kısacası Nur Seansı vesvese konusunda çok faydalı ilimler ve teknikler içeren bir eğitim sistemidir. 

“Hayatın monoton geçtiğinden şikâyet ediyorsun, onu donuk hale getiren yalnızca sensin, senin dünyanda, senin duygularını kim renksiz kılabilir?” Çağımızın en büyük sıkıntısı da bu zaten. Mutsuzluk, can sıkıntı, hayattan tat alamama. Ne yapmalıyız bunlar karşısında?

İnsanlar hayattan, stresten, nankörlükten dert yanıyor oysa biz izin verdiğimiz kadar dünyamızdalar biz gereğinden fazla değer verdikçe eziyorlar. Mevlana ne güzel demiş,  Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme ya onu kaybedersin ya kendini. İnsan kendini değersiz hissettiği için karşı tarafa fazla sevgi ve değer verir. Sonucunda nankörlük olur. Oysa Allah bize değer vermiş yaratmış kulum demiş.  Kendini değersiz sanma senin içinde nice âlemler var. Koruyan meleklerin var dört bir yanında. “Ya Metin” çek güçlü hissedersin o zaman hayatının rengi gelir Allah’ın izniyle.

“Sabır dostların makamıdır… Allah sıkıntı verdiyse mümine bilsin ki derecesi yükselsin diye. Ve artık sadece Allah için sabretmek düşer geriye…” Sabretmek o kadar büyük bir meziyet ki bunu en güzel şekilde nasıl başarabiliriz?

Sabır bir araçtır binip Allaha ulaşırsın. Evliyalar dertleri merdiven gibi görürmüş onunla Allaha varmak için bir nesne gibi. Çıktıkça makamın yükseliyor bu yüzden dert güzeldir şer içinde hayırdır elhamdülillah. Peygamber Efendimiz sav nice dertler çekmiş neden bunları Allah habibi sav yaşatmış. Kulluk makamı yükselsin diye.  Neden tüm ailesini sevdiklerini 6 evladını almış? Yalnız Allah’a tevekkül etsin Allah’tan istesin diye.  Sevgili Hakan hocam Allah’ın olduğu yerde dert olmaz. Biz Allah ile olmadığımız için dertler bizi boğuyor adeta. Benim nihai amacım kul ile Allah arasında bağı kuvvetlendirmek bu da aşk ve sevgiyle olacak.

Alanınızda uzman birisiniz ve birikimlerinizi yazıya döküp okurlarla paylaşıyorsunuz. Yazmanın sizdeki tarifi nedir? Bize bunu biraz anlatır mısınız?

Aslında ben kendi nefsime yazıyorum. Kendi nefsime hitap ediyorum onu eğitiyorum yazarken. Nefisler bir yaratıldığı için her insan kendinde bir cevap buluyor okurken kendini buluyor. Ayrıca Yazdıran Allah, Kalem Onun İlim Onun. Biz de nasipleniyoruz

Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?

İlk kitabımı 2003 yazmıştım önce kursun kalemle ajandaya sonra bilgisayarda yazmaya başladım.  Yazdıkça kalem gelişir. Sen bir başlarsın Allah tamamlar niyetin hayr ise tabi. Kalemin geliştikçe eski yazdıklarını beğenmeyeceksin.  Bu böyledir. Sorun yok bu doğaldır organiktir. Yazarken kendini kaybedersin bu güzeldir. Önemli olan yaptığın şeyi sevgiyle yapmak o zaman lezzet de alırsın, o zaman okurun kalbine de dokunursun siz de bunu iyi bilirsiniz.

Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?

Okuma oranı insanlara faydalı şeyler yazarsanız artar hocam. Çünkü insanlar gelişmek rahat bir yaşam sürmek istiyor artık devir böyle ahir zamandayız. Huzuru nasıl bulurum derdinde insanlar. Onların hayatlarına motive etmek değil de gerçekten bakış acılarını değiştirecek ilimlerle dokunursanız okur sayısı artar. Bizim kitaplara bakın salt Allah de Ötesini Bırak 1 milyon resmi baskı korsanı çok daha üstünde. Yani insanlar okumuş hayati değişmiş hediye ve tavsiye ediyorlar. Kuran kurslarında bile dağıtılıyor. Mevlitlerde şeker yerine Allah de Ötesini Bırak dağıtıyorlarmış. Elhamdülillah ne kadar faydalı şeyler. Yani okur sayımızdan öte kaliteli kitaplar çıkarmak önemli olan. Buna paralel zaten okur sayısı da yükselecektir.

Değerli Uğur Bey, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

Ben teşekkür ederim bu güzel sohbet için. Sizlere de çalışmalarınız da başarılar diliyorum, benim için çok değerli bir insansınız. Rabbim muhabbetinizi daim eylesin.  Sevgilerimle.

166 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle