Hoşgeldiniz  
................................................ ..........................................................

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

Erkan Ilik | 22 Temmuz 2022 | Eğitim, Genel, Güncel, Kültür, Mugla A- A+

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

www.hakanbirol.com

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Şenay” kitabıyla tanıdığımız “Özgür Öztürk Arı” var.

Merhabalar Özgür Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Merhaba Hakan Bey, röportaj teklifiniz için ben size teşekkür ederim. 6 Kasım 1975’te Kırıkkale’de doğdum ve liseyi bitirinceye kadar orada yaşadım. Aslen Boğazlıyanlıyım. 1997’den beri endüstri mühendisiyim. Yüksek lisansımı işletme anabilim dalında yaptım. Bugüne kadar farklı şehirlerde ve sektörlerde çalışma fırsatlarım oldu. Çalışan bir kadın, eş ve anneyim. Küçüklüğümden beri, kendimle kaldığımda okumayı, yazmayı, düşünmeyi severim. Kalabalık içindeyken ise, başkaları gibi düşünebilmeyi, hissedebilmeyi hatta onlar gibi tepki vermeyi öğrenebilmeyi isterim. Tanımadığım insanlarda hayatın bıraktığı izleri yakalayabilmek için gözlem yaparım.     Huzurlu ve umutlu olmanın hayata büyük katkı sağladığına; özgürlük, neşe ve sadeliğin, çevremizdeki güzellikleri görmenin anahtarı olduğuna inanırım.

 

“Şenay” kitabınızdan bahsedecek olursak eserinizde okuyucularımızı neler bekliyor?

“Şenay” benim için gerçekten çok değerli. İçinde duyguların zıtlığı, bakış açılarının derin etkisi, hayaller, mücadele, ahenksiz seslerin uyumu izlenebilir. İletişimle mesafelerin nasıl azalıp çoğaldığı, her insanda keşfedilebilecek güzellikler olduğu hissedilebilir.

Her okuyanın kendinden bir iz bulabileceği Şenay, aslında kim olduğumuzu kabul edene dek mutlu olamadığımızı, biriken pişmanlıkların yükünü taşımanın zorluğunu, içimizdeki çok daha büyük güçlere erişmeye dürtüsel bir ihtiyacımız olduğunu anlatmakta.

Roman yazmak ciddi anlamda zor bir iş. Kurmaca ile gerçek arasında gidip gelen bir serüven. Bir romanın baştan sona gerçek olması düşünülemez tabiî ki. Siz romanınızı yazarken nasıl süreç izlediniz?

Haklısınız. Ben “Şenay” ın taslağını 15 günde yazdım. Ancak onun mantıksal çerçevesini oturtmak, sistematik akışı sağlamak ve duyguları hissedebilmek için yaklaşık 6 ay üzerinde çalıştım. Şenay’ı ve içindeki bazı karakterleri daha iyi hissedebilmek için günlerce onlar gibi düşünmeye çalıştım. Şenay’ın bir şarkısı vardı örneğin, yani benim onun için bulduğum bir şarkı. Yürürken, markette, trende, vapurda, parkta belki yüzlerce kez bu şarkıyı dinleyip, hep Şenay’ı düşündüm. Aynı şekilde bir şarkı da Doktor Cem’in. Onlar gibi hissedebilmek için o rolleri içimde yaşamaya çalıştım.

Yazmak işin başlangıcı. Asıl önemli olan yazdığınız kitabı yayınlama cesaretini gösterebilmek bence. Çünkü siz yazmayı sevseniz, yazmakta hayat bulsanız da, yazdıklarınızla göz önünde olmak, yazdıklarınızın başkaları tarafından okunması karışık bir duygu. Çünkü yazmak sizin sığınağınızken birden sergilenen bir forma giriyor. Ancak bunu kabullenince, duygularınızı insanlarla paylaşmanın verdiği olağanüstü mutluluğu yaşama şansı buluyorsunuz.

Yazar kimliğiniz açısından baktığımızda yazmaya nasıl başladınız? Ne zamandan beri yazıyorsunuz?

Aslında liseden beri yazıyorum, yani elime her kalem aldığımda mutlaka bir şeyler karalarım. Bir his, tasvir, faydalı bilgi, atasözü, görgüsüz ya da asil bir davranış, yani gözlemlere dair her şey. Şiir, günlük, sevgi ve nefret defteri ile başlayıp, hikayeler ve denemelerle sürdürdüm yazmayı. Yazmak bir alışkanlık. Bir çeşit bağımlılık. Her yerde ve her ortamda yazabilir insan.

 

En çok hangi tür kitapları okuyorsunuz ve hangi yazarları takip ediyorsunuz?

Çocukluk yıllarımda Jules Verne ile başlayan okuma alışkanlığım, lisede dünya klasikleriyle devam etti. O dönemler en çok etkilendiğim kitaplar Anna Karenina, Madame Bovary ve Genç Werther’in Acıları olmuştur.

Üniversitede felsefe ve psikoloji kitaplarına olan ilgim popülist kitaplara kayınca, hayata bakışımı değiştiren, beni bambaşka birine dönüştüren bir kitapla tanışmıştım: Buket Uzuner’in “Balık İzlerinin Sesi” adlı eseri. Bu kitap o yaşlarda bana farklı bir bilinç vermişti sanki. Belki bu yaşta okusam o günkü kadar etkilenmem. Öyle olur ya, bir dönem hayatınızı fazlaca etkileyen bir konu, sonradan önemini yitirebilir.

Ben hayatımın her döneminde farklı kitaplara ilgi duydum. Son dönemlerde; Charles Dickens, Virginia Woolf, Sabahattin Ali gibi yazarları okudum. Ancak geçmişte okuduğum bazı kitapları tekrar okuma alışkanlığım da vardır. Son olarak George Orwell’a ait 1984 adlı eseri 20 yıl aradan sonra tekrar okudum örneğin.

 

Yazmak başlı başına cesaret isteyen bir iştir. Yazmak isteyen ama nasıl yazmaya başlaması gerektiğini bilmeyenler için önerileriniz var mı?

Yazmak insanın duygularını içinde taşıyamaması ile başlıyor. Bir gereksinim bana göre yazmak. Konuşamayanlar ya da konuşmak istemeyenler için ideal bir zihin boşaltma yöntemi. Okumak ise yazmanın ilk basamağı. Dinlemek, gözlem yapmak çok önemli.

Yazmak onları mutlu ediyorsa hiç durmasınlar. Tek ihtiyaçları olan bir kalem ve defter.

Ülkemizdeki okuma oranları hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Gözlemleriniz doğrultusunda genç nesle bakış açınızı özetleyebilir misiniz?

Verilere göre, ülkemizde kitap okuma oranları düşük gibi görünse de, okuyan ve okumayı bir tutku haline getiren insan da hayli fazla. Okumak bulaşıcı bir eylem. Ailesinden, öğretmeninden, örnek aldığı, beğendiği bir insandan bulaşıyor genç nesle.

Günümüzde genç nesil bazen acımasızca eleştiriliyor ama ben onların inanılmaz işler başaracaklarına güveniyorum. Önemli olan son dönemlerdeki dikkat dağıtan fazlaca etmenin, zamanlarını ve enerjilerini çalmasına izin vermemeyi başarabilmek.

Değerli Özgür Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

Ben de bu röportajla, Şenay’ı ve kendimi tanıtma fırsatı bulduğum için size teşekkür ederim. Yeni kitapları konuşacağımız güzel günlerde buluşmak dileğiyle, sevgilerimle…

187 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle