• Anasayfa
  • Manşet
  • Beşkaza Siteleri
  • Künye
  • İletişim
Perşembe, Ocak 15, 2026
  • Giriş
Fethiye Gazetesi Haber Sitesi
Destekleyenler
  • Anasayfa
  • Özel Haber
  • Asayiş
  • Politika
    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    Sürdürülebilir Kalite Anlayışında Onaylı Kalibrasyon Firmaları

    Sürdürülebilir Kalite Anlayışında Onaylı Kalibrasyon Firmaları

    2026 Perspektifiyle Casimon ve Çok Oyunculu Oyunlar

    2026 Perspektifiyle Casimon ve Çok Oyunculu Oyunlar

    Fethiye Muhtarlar Derneği’nden Başkan Alim Karaca’ya Anlamlı Yeni Yıl Ziyareti

    Fethiye Muhtarlar Derneği’nden Başkan Alim Karaca’ya Anlamlı Yeni Yıl Ziyareti

  • Eğitim
    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    Motosiklet Teori Eğitimi Düzenlendi

    Motosiklet Teori Eğitimi Düzenlendi

    Fethiye Karaağaç Mahallesi’nde Orman Yangını

    Fethiye Karaağaç Mahallesi’nde Orman Yangını

  • Sağlık
    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    SEYDİKEMER BELEDİYESİNDEN BASIN MENSUPLARINA VEFA GECESİ!

    SEYDİKEMER BELEDİYESİNDEN BASIN MENSUPLARINA VEFA GECESİ!

    Dorse Reklam ile Açık Hava Reklamcılığında Yeni Dönem

    Dorse Reklam ile Açık Hava Reklamcılığında Yeni Dönem

  • Kültür
    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    KAMİL MUTLU DEMİRTAŞ VE EKİBİ MAZBATALARINI TÖRENLE ALDILAR

    KAMİL MUTLU DEMİRTAŞ VE EKİBİ MAZBATALARINI TÖRENLE ALDILAR

    FTSO ÜYELERİNE GİRİDA RESTAURANT’TAN YÜZDE 20 İNDİRİM

    FTSO ÜYELERİNE GİRİDA RESTAURANT’TAN YÜZDE 20 İNDİRİM

    Ula’da Gündüz Bakımevi’nin Temeli Atıldı

    Ula’da Gündüz Bakımevi’nin Temeli Atıldı

  • Spor
    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    Muğla’da Sahte ve Kaçak Alkole Geçit Yok: 1 Tonun Üzerinde Kaçak İçki Ele Geçirildi

    Muğla’da Sahte ve Kaçak Alkole Geçit Yok: 1 Tonun Üzerinde Kaçak İçki Ele Geçirildi

    Dev Randevu 13 Ocak’ta  Fethiye’de

    Dev Randevu 13 Ocak’ta  Fethiye’de

    İl Birincisi Voleybol Takımından Anlamlı Ziyaret

    İl Birincisi Voleybol Takımından Anlamlı Ziyaret

  • Künye & Reklam
  • İletişim
Sonuç bulunamadı
Bütün Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Özel Haber
  • Asayiş
  • Politika
    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    Sürdürülebilir Kalite Anlayışında Onaylı Kalibrasyon Firmaları

    Sürdürülebilir Kalite Anlayışında Onaylı Kalibrasyon Firmaları

    2026 Perspektifiyle Casimon ve Çok Oyunculu Oyunlar

    2026 Perspektifiyle Casimon ve Çok Oyunculu Oyunlar

    Fethiye Muhtarlar Derneği’nden Başkan Alim Karaca’ya Anlamlı Yeni Yıl Ziyareti

    Fethiye Muhtarlar Derneği’nden Başkan Alim Karaca’ya Anlamlı Yeni Yıl Ziyareti

  • Eğitim
    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    Motosiklet Teori Eğitimi Düzenlendi

    Motosiklet Teori Eğitimi Düzenlendi

    Fethiye Karaağaç Mahallesi’nde Orman Yangını

    Fethiye Karaağaç Mahallesi’nde Orman Yangını

  • Sağlık
    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    SEYDİKEMER BELEDİYESİNDEN BASIN MENSUPLARINA VEFA GECESİ!

    SEYDİKEMER BELEDİYESİNDEN BASIN MENSUPLARINA VEFA GECESİ!

    Dorse Reklam ile Açık Hava Reklamcılığında Yeni Dönem

    Dorse Reklam ile Açık Hava Reklamcılığında Yeni Dönem

  • Kültür
    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI

    KAMİL MUTLU DEMİRTAŞ VE EKİBİ MAZBATALARINI TÖRENLE ALDILAR

    KAMİL MUTLU DEMİRTAŞ VE EKİBİ MAZBATALARINI TÖRENLE ALDILAR

    FTSO ÜYELERİNE GİRİDA RESTAURANT’TAN YÜZDE 20 İNDİRİM

    FTSO ÜYELERİNE GİRİDA RESTAURANT’TAN YÜZDE 20 İNDİRİM

    Ula’da Gündüz Bakımevi’nin Temeli Atıldı

    Ula’da Gündüz Bakımevi’nin Temeli Atıldı

  • Spor
    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    FETHİYE ESNAFLARI “DEĞİŞİM” DEDİLER…

    Muğla’da Sahte ve Kaçak Alkole Geçit Yok: 1 Tonun Üzerinde Kaçak İçki Ele Geçirildi

    Muğla’da Sahte ve Kaçak Alkole Geçit Yok: 1 Tonun Üzerinde Kaçak İçki Ele Geçirildi

    Dev Randevu 13 Ocak’ta  Fethiye’de

    Dev Randevu 13 Ocak’ta  Fethiye’de

    İl Birincisi Voleybol Takımından Anlamlı Ziyaret

    İl Birincisi Voleybol Takımından Anlamlı Ziyaret

  • Künye & Reklam
  • İletişim
Sonuç bulunamadı
Bütün Sonuçları Göster
Fethiye Gazetesi Haber Sitesi
Sonuç bulunamadı
Bütün Sonuçları Göster
Anasayfa Güncel

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

by Fethiye Gazetesi
15 Ağustos 2025
YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR
0
Paylaşım
21
Okunma
Share on FacebookShare on Twitter

YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR

KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR

www.hakanbirol.com

Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta “Ben Bir Ergen Annesiyim ve Kayaköy’ün Sırrı” kitabıyla tanıdığımız  “Esra Uytun Bıyıker” var.

Merhabalar Esra Hanım, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Ben Esra Uytun Bıyıker. Hem bir eğitimciyim, hem bir psikoloji meraklısı, hem de her şeyden önce hayata ve insana tutkuyla bağlı bir kadınım diyelim.
Aslında ilk yolculuğum maliye bölümünde başladı, rakamlarla! Ama kalbim her zaman insanla, duyguyla, hikâyelerleydi. Sonra psikolojiye yöneldim, halkla ilişkiler okudum,eğitim yönetiminde yüksek lisans derken yolum yazarlığa kadar uzandı.
Yeni şeyler öğrenmeyi çok severim. Boş durmak bana göre değil. Okurum, yazarım, gezerim. Bazen sadece kahvemi alıp hayal kurmak bile yeter.
Biraz meraklıyım, biraz duygusalım ama en çok da paylaşmayı severim. Öğrencilerimle, çocuklarımla, dostlarımla… Çünkü ben inanırım: Güzel şeyler paylaştıkça çoğalır!”

 

29 yıllık bir eğitimcilik serüveniniz var. Bu yolculuk, sizi yazmaya nasıl yönlendirdi?

Aslında bir gün yazacağımı hep biliyordum. İçimde hep o his vardı… Ama ne yazacağımı değil, ne zaman yazacağımı bilmiyordum.
Hayat koşturması, annelik, meslek, sorumluluklar derken hep erteledim. Ama içimde bir yerde o cümle hep duruyordu: ‘Sen bir gün yazacaksın.’
Doğru zamanı bekliyordum. Ve o zaman, hiç beklemediğim bir anda geldi.
Bir gün, bir devlet tiyatrosu sanatçısının açtığı yazarlık atölyesine denk geldim. İçimden bir ses “İşte şimdi” dedi. Hiç düşünmeden başvurdum.
İlk defa kalemi elime alıp yazdığımda, içimde yıllardır biriken her şey bir anda döküldü.
Meğer ben yazmaya hazırmışım. Sadece doğru ana ihtiyacım varmış.
Ve o ilk cümleyle birlikte, içimde çoktan başlamış olan o yolculuk resmî olarak başlamış oldu.

 

Hem bir anne, hem bir psikoloji uzmanı, hem de bir öğretmen olarak hayatın hangi noktasında “Yazmalıyım” dediniz?

Araştırma yapmayı, okumayı ve insan davranışları üzerine düşünmeyi her zaman sevdim. Ortaokul ve lise döneminde yazı atölyelerine katıldım; içimde hep bir yazma isteği vardı.

Zamanla şunu fark ettim: Yazmak, beni mutlu etmenin çok ötesinde, hayatın içinde kalmamı sağlayan bir alan haline geldi. Bazen duygularımı ifade etmenin, bazen de yalnızca içimi dökmenin yolu oldu.

Görev zamanlarımda, anne olduğumda, yoğun dönemlerimde hep yazma ihtiyacı hissettim. Hayatın içinde sıkıştığım, kendimi yorgun, tükenmiş ya da belirsizlik içinde hissettiğim zamanlarda bile yazabileceğime ve bu yazının bana iyi geleceğine inandım. Yazmak, içimde bir yerlerde hep vardı. Sadece doğru zamanı bekliyormuş.

 

“Ben Bir Ergen Annesiyim”, ergenlik dönemini yaşayan çocukların ebeveynleri için adeta bir rehber niteliğinde. Sizi bu kitabı yazmaya iten özel bir anı ya da gözleminiz oldu mu?

29 yıllık öğretmenlik hayatımda binlerce öğrenciyle, özellikle de ergenlerle çalıştım. Her biriyle kurduğum bağ, yaşadıkları zorluklar, aile ilişkileri ve kendilerini bulma çabaları bana çok şey öğretti. Ama sanırım asıl değişim, kendi evimde başladı.

İki çocuğum var; biri 26, diğeri 20 yaşında. Onlar büyürken sadece bir anne değil, aynı zamanda bir “ergen annesi” olarak da birçok deneyim yaşadım. Bu süreçte zaman zaman güldüm, zorlandım, şaşırdım ve çoğu zaman “yalnız mıyım ben?” diye sordum kendime.

Ama sonra fark ettim ki yalnız değilim. Benim gibi hisseden, benim gibi düşünen birçok anne var. Onların hikâyelerinde kendimi buldum, kendi hikâyemde onları… İşte bu yüzden “Ben Bir Ergen Annesiyim” dedim. O kitap, sadece bir anlatı değil; bir ortak dertleşme, bir iç döküş, biraz mizah ve çokça gerçekti. Yazmam gerektiğini içimde çok net hissettim. Yazmazsam eksik kalacaktım.

 

Kitapta “ergenlikle baş etmek” değil, “ergenle bağ kurmak” ön plana çıkıyor. Bu yaklaşımı biraz açar mısınız?

Zaten tam da bu ayrım yüzünden bu kitabı yazma ihtiyacı hissettim. Çoğu zaman ergenlik bir “sorun dönemi” gibi anlatılıyor. Sanki baş edilmesi gereken, krizlerle dolu bir kaos gibi… Ama ben yıllardır hem bir öğretmen hem bir anne olarak şunu gördüm: Ergenlik başa çıkılacak bir şey değil; içinden geçilecek, anlaşılacak ve bağ kurulacak bir süreç.

Ergen dediğimiz çocuk, artık çocuk değildir ama henüz tam anlamıyla yetişkin de değildir. O karmaşanın içinde bir rehbere değil, bir yoldaşa ihtiyaç duyar. Onu sürekli düzeltmeye çalışan değil, onu duymaya çalışan birine… İşte bu kitapta, “nasıl kontrol ederim?” değil “nasıl yanında dururum?” sorusunu ön plana çıkardım.

Benim için mesele, bağ kurmak. Çünkü bağ varsa güven olur. Güven varsa iletişim olur. Ve iletişim varsa, her zorluğu birlikte aşmak mümkün olur. Kitapta da bunu içten, samimi, bazen komik, bazen iç burkan hikâyelerle anlatmaya çalıştım.

 

Ebeveynler bu kitapta kendilerinden ne bulacaklar, hangi duygulara dokunacaksınız?

Bu kitapta ebeveynler önce yalnız olmadıklarını fark edecekler. Çünkü ergenlik süreci sadece çocuklar için değil, ebeveynler için de sancılı, sorgulamalı, bol iniş çıkışlı bir dönem. Kitapta yaşananlar öyle “uzakta birilerinin başına gelmiş” şeyler değil — tam da bizim evde, mutfağımızda, koridorumuzda geçen sahneler.

Anne-babalar zaman zaman gülecek, “Aynı bizim evdeki gibi!” diyecek, bazen de sessizce iç geçirecek, “Keşke ben de öyle yapabilseydim,” diye düşünecek. Çünkü bu kitap ne mükemmel bir anne babayı anlatıyor ne de mükemmel bir ergeni. Bu kitap gerçek olanı anlatıyor.

Kızgınlığı, çaresizliği, komik yanlış anlamaları, beklenmedik gözyaşlarını, sarılmaları ve uzaklaşmaları… Her bir satır, bir duygunun içine dokunuyor. Ama en çok da “anlaşılma” ihtiyacına.

Kısacası; bu kitap bir reçete değil, bir yoldaş. Eleştirmeden, yukarıdan bakmadan, “sen de insansın, zorlandın biliyorum” diyerek omuz veren bir ses. Okuyan herkesin içinden “Ben anlaşıldım,” demesini istedim. Ve gelen mesajlardan biliyorum, birçok anne baba bunu hissetti.

 

Kayaköy gibi tarihî bir mekânın sizde bıraktığı izlenimler nelerdi? Kitapla nasıl bir bağ kurdunuz?

Kayaköy’e ilk gittiğimde orası bana bir yer gibi değil, bir duygu gibi geldi. Taş evlerin boş pencerelerine baktığınızda sanki birileri hâlâ içeride yaşıyormuş hissine kapılıyorsunuz. Sokaklar terk edilmiş değil de, sadece biraz susmuş gibi…

Beni en çok etkileyen şey, oradaki sessizliğin aslında ne kadar çok şey anlattığıydı. Her duvar, her merdiven sanki geçmişten bir hikâye fısıldıyordu. Kayaköy’de dolaşırken, zamanın orada donup kaldığını, ama duyguların hâlâ capcanlı olduğunu hissettim. Ve Kayaköy ile lgili bir kitap yazacağımı o an biliyordum.

İşte tam da bu yüzden Kayaköy’ü bir romanın içinde sadece mekân olarak değil, bir karakter gibi kullandım. Çünkü orası sadece fon değil; hikâyeyi taşıyan, geçmişle bugün arasında köprü kuran bir ruh gibi.

Orada yazarken hem tarih, hem hüzün, hem de içsel bir yolculuk iç içe geçti. Bazen bir taşın üstünde oturup sadece sessizliği dinledim. O sessizlik bana bir şey söyledi ve ben de onu yazıya döktüm. Kayaköy, bana göre yarım kalmışlıkların, vedaların ve zamansız ayrılıkların sembolüydü. Bu yüzden kitapla aralarındaki bağ çok güçlü oldu.

 

“Kayaköy’ün Sırrı” adlı kitabınızda “sır” kavramı çok güçlü. Sizin hayatınızda sırların yeri nedir?

Evet, bu kitapta “sır” sadece bir gizem unsuru değil. Aynı zamanda bastırılmış duyguların, söylenmemiş cümlelerin ve zamanla içe gömülmüş gerçeklerin sembolü.

Benim hayatımda da elbette sırlar oldu. Hepimizin vardır. Bazen bir sessizlik, bazen bir suskun bakış, bazen de “şimdi zamanı değil” diyerek içimize attığımız şeyler… Hayat, her zaman açık açık konuşmamıza izin vermiyor. Bazı şeyleri sadece kalbimizle taşıyoruz.

“Kayaköy’ün Sırrı”nı yazarken aslında biraz da bu duygularla yüzleştim. Mekânın geçmişine duyduğum merakla, kendi geçmişimin kırılgan noktaları birbirine karıştı. Her yazar, biraz kendini saklar yazdıklarında; ama bazen fark etmeden en derin sırlarını da döker satırlara.

Benim için “sır”, sadece bir giz değil; aynı zamanda bir bağ. Geçmişle, insanlarla, kendimle kurduğum bir bağ. Ve bazen de iyileşmenin yolu… Çünkü bazı sırlar, yazıldıkça hafifliyor.

 

Yazmak sizin için bir terapi mi, bir paylaşım mı, bir görev mi?

Aslında hepsi. Bazen birinden biri daha ağır basıyor, bazen hepsi aynı anda oluyor.

Yazmak benim için önce bir terapiydi. Yorgun düştüğümde, yalnız hissettiğimde, içimde taşıdığım kelimeler bir sığınak oldu bana. Kağıt kalem değil de bir dostla konuşur gibi yazdım. Yazdıkça hafifledim, yazdıkça içimde düğüm olan şeyler çözülmeye başladı.

Ama zamanla fark ettim ki, sadece kendim için değilim bu yolda. Yazdıklarımda insanlar kendilerini buldukça, duygularına tercüman oldukça, bu bir paylaşıma dönüştü. Samimi olmanın, içten anlatmanın gücünü gördüm. Gelen mesajlarda “tam da hissettiklerimi yazmışsınız” cümlesiyle o bağı çok derinden hissettim.

Ve evet, artık yazmak benim için bir görev de. Çünkü sessiz kalanları duyurmak, kendi hikâyesini anlatamayanlara kelime olmak da bir sorumluluk. Herkesin anlatacak bir hikâyesi var ama herkes anlatamıyor. Belki de bazılarımız yazmak için değil, anlatamayanlar adına yazmak için kalem tutuyordur…

Bir de şunu fark ettim: Ben yazdım, bir adım attım, bir başlangıç yaptım. Ve bu başlangıç, sadece bana iyi gelmedi. Yakın çevremdeki arkadaşlarım da içlerinden geçirdikleri ama hep erteledikleri şeyleri gerçekleştirmek için kendilerinde güç buldular. Yazmak, sadece kelimelerle değil, cesaretle de bulaşıyor bazen…

 

Yeni bir kitap üzerinde çalışıyor musunuz? Varsa ipucu alabilir miyiz?

Evet, yeni bir kitap geliyor… Aslında ‘Ben Bir Ergen Annesiyim’ kitabından sonra içimde hep şu soru vardı:Peki ya çocuklar büyüyünce?
Çünkü zannediyoruz ki çocuk ergenlikten çıkınca iş biter. Oysa asıl yolculuk o zaman başlıyor.
Bu yeni kitap, ‘Ben Bir Ebeveyn Annesiyim’ serisinin ilk kitabı olacak.
Evet, hâlâ anneyiz ama artık karşımızda bir çocuk değil, genç bir yetişkin var.Kendi kararlarını almaya çalışan, hayatla boğuşan, bazen bizden uzaklaşan ama bir bakmışsınız yine annesinin dizinin dibinde duran bir genç…
Bu dönem çok başka bir denge istiyor.Ne tam bırakabiliyorsun ne de eskisi gibi tutabiliyorsun.Bu kitap, tam da bu arada kalmışlık hâlini anlatıyor.Çünkü annelik bir dönem değil, bir yolculuk…Ve ben bu yolculuğu yazmaya devam ediyorum.

 

 

 

Bugünün çocuklarını yetiştirirken en çok neye dikkat edilmeli sizce?

Bence en önemli şey, çocuğu bir “proje” gibi değil, bir birey olarak görmek. Onu kalıplara sokmaya, kendi hayallerimizi giydirmeye çalışmadan, kim olduğunu anlamaya çalışmak… Çünkü her çocuğun yolu, mizacı, yeteneği farklı.

İkincisi güvenli bağ. Bir çocuk ne kadar çok sevildiğini ve kabul edildiğini bilirse, o kadar özgüvenli büyür. Sevgi, sadece sarılmak değil; dinlemek, anlamaya çalışmak, hata yaptığında bile yanında olduğunu hissettirmek.

Ayrıca, çocuklara hata yapma hakkı vermek çok kıymetli. Biz yetişkinler bile hatalarla büyüyoruz, çocukların hata yapmasına kızmak onların cesaretini kırıyor.

Ve tabii ki örnek olmak… Çocuklar söylediğimizden çok, yaptığımızı kopyalıyor. Biz öfkeyi yönetemiyorsak, onlardan sakin olmalarını bekleyemeyiz. Biz hayata umutla bakmıyorsak, onlardan özgüvenli olmalarını beklemek zor.

Özetle: Sevgi, güven, dinlemek ve örnek olmak. Gerisi zaten kendi yolunu buluyor.

 

 

Ergenlik dönemiyle ilgili bir cümleyle gençlere ve bir cümleyle ailelerine ne söylemek istersiniz?

En çok kavga ettiğiniz zamanlar, aslında en çok birbirinize ihtiyaç duyduğunuz anlardır. O yüzden susmak yerine sarılmayı deneyin.

 

Esra Uytun Bıyıker olarak hayatta sizi en çok besleyen üç şey nedir?

Birincisi: Merak. Hep merak ettim. İnsanları, duyguları, hayatı… ‘Neden böyle oldu?’ diye sormadan duramam.
İkincisi: Bağ. Ailemle, öğrencilerimle, dostlarımla kurduğum o görünmez bağlar… Beni hayata tutan en gerçek şey bu aslında.
Üçüncüsü de: Anlatmak. İçimde tuttuğum hiçbir şey fazla kalamaz. Yazmakla, konuşmakla, üretmekle rahatlarım. Paylaştıkça iyileşirim.

 

Son olarak, bu röportajı okuyanlara bir anne, bir eğitimci ve bir yazar olarak ne söylemek istersiniz?

Bir anne, bir öğretmen, bir kadın olarak şunu söylemek isterim:
Hayat yorucu, biliyorum. Ama sevgiyle dokunduğun her şey bir gün yeşeriyor.
Kendinize karşı anlayışlı olun. Çocuklarınıza karşı sabırlı, öğrencilerinize karşı umutlu olun.
Her zaman mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Gerçek olmak, kalpten olmak çoğu zaman yeterlidir.
Ve unutmayın… Biz büyürken çocuklarımız da büyüyor, öğrencilerimiz de, hatta bazen biz bile yeniden büyüyoruz.

Mükemmel olmaya değil, kalpten olmaya çalışın, çocuklar en çok bunu hisseder.

 

Değerli Esra Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…

Ben teşekkür ediyorum.

Ayrıntılı Görülme Sayısı: 3

Bunu paylaş:

  • Facebook'ta paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) Facebook
  • X'te paylaşmak için tıklayın (Yeni pencerede açılır) X

Bunu beğen:

Beğen Yükleniyor...
Önceki Haber

FTSO YÖNETİMİ KAYMAKAM DİLEKLİ’Yİ ZİYARET ETTİ

Sıradaki Haber

Fethiyespor’un Kartepe Kampı Bitti

Fethiye Gazetesi

Fethiye Gazetesi

Sıradaki Haber
Fethiyespor’un Kartepe Kampı Bitti

Fethiyespor’un Kartepe Kampı Bitti

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SON EKLENEN HABERLER

  • FETHİYE ESNAF ODASINDA DEMİRTAŞ DÖNEMİ BAŞLADI
  • KAMİL MUTLU DEMİRTAŞ VE EKİBİ MAZBATALARINI TÖRENLE ALDILAR
  • FTSO ÜYELERİNE GİRİDA RESTAURANT’TAN YÜZDE 20 İNDİRİM
  • Ula’da Gündüz Bakımevi’nin Temeli Atıldı
  • CHP MUĞLA MİLLETVEKİLİ CUMHURUZUN: “MUĞLA’DA SAVAŞ MI VAR?”
  • SEYDİKEMER BELEDİYESİ’NDEN KARLA MÜCADELE SEFERBERLİĞİ
  • SEYDİKEMER’DE DEV BOKS GECESİ: 16 ÜLKEDEN SPORCU, 8 MAÇ!

2025 FETHİYE GAZETESİ TAKVİMİ

Ocak 2026
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  
« Ara    
  • KAPTAN EDA İÇİN FETHİYE’DE “ÖZEL ŞAMPİYONLUK” KUTLAMASI

    KAPTAN EDA İÇİN FETHİYE’DE “ÖZEL ŞAMPİYONLUK” KUTLAMASI

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Kurt ile Çelik Çiftinin Dillere Destan Düğünü

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • FETHİYE’DE BİR CAFENİN İHALESİ REKOR FİYATA GİTTİ

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • KAYAKÖY YİNE ZİRVEDE!

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0
  • Beşkaza Spor Haberleri Sitesine Yoğun İlgi Var

    0 paylaşım
    Paylaş 0 Tweet 0

Fethiye Gazetesi

Fethiye Gazetesi İnternet Sitesi Fethiye’nin www.fethiyehaber.com adıyla kurulan ilk internet haber sitesidir. (http://web.archive.org/) üzerinden teyid edilebilir. Hızlı, güvenilir ve doğru haber için Fethiye Gazetesi Haber Sitesi -2025

Her hakkı saklıdır. © 2025 Fethiye Gazetesi - TASARIM: OnparmakNET.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç bulunamadı
Bütün Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Siyaset
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kültür
  • Spor
  • Künye & Reklam

Her hakkı saklıdır. © 2025 Fethiye Gazetesi - TASARIM: OnparmakNET.

%d