YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR
KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR
www.hakanbirol.com
Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta farklı türde kitaplarıyla tanıdığımız “Özge AVCU” var.
Merhabalar Özge Hanım, sizi tanıyanlar için çok yönlü bir kişilik olduğunuz hemen fark ediliyor. Yazarlık bu çok yönlü kimliğinizin neresinde duruyor?
- Temeli olduğunu söyleyebilirim. Yazmak, benim için vazgeçilmeyen bir tutku…
İlk kitabınız “Ruhun ve Sen”, kişisel gelişim alanında bir rehber niteliğinde. Bu kitabı yazmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?
- Pandemi süreci dünyaya olumsuz etkide bulunurken, benim kendimi keşfetmeme katkıda bulundu. Pandemide Ruhun Ve Sen kitabımı yazdım ve kısa süre içerisinde yayımlandı.
Yazmak sizin için bir şifa mıydı, bir ifade alanı mı yoksa bir iç hesaplaşma mı?
- Aslında hepsini ve daha fazlasını içeriyor. Düşünceleri ve duyguları yazıya dökebilmek veya öğretici metinler oluşturabilmek başka bir yetenek… Yazarken, başkalarına şifa oluyorken kendi duygularıma da şifa oluyorum. İçsel hesaplaşmalara gelirsek, benim için iç hesaplaşma değil fakat karanlık tarafımla sohbet diyebilirim.😊
“Öz Manzara” isimli şiir kitabınızda her duyguya bir şiir armağan etmişsiniz. Bu fikir nasıl doğdu? Şiirle bağınız ne kadar derin?
- Yazmak benim için tutku ve şiir’de bu tutkunun ihtirası…
“Akrep Hükümleri” adlı kitabınız, bir burcu merkeze alarak yazılmış. Bu kitapta burçların insan psikolojisine etkisini nasıl ele aldınız?
- Evet çünkü en iyi tanıdığım burç, kendi burcum ve Akrep burcu 😊 Sadece Akrep burcunun insan psikolojisine etkileri yer alıyor. Akrep burcunun güçlü ve gizemli doğası, dünya ile kendi içsel dünyasında denge oluşturması, derin duygularını yönetme stili, insanlarla arasındaki mesafeli sonrasında samimi, küllerinden her defasında doğabilmesi, güçlü karakterleri, ortası olmayan ve her şeyi derinlerde yaşayan, sihirli dünyasının temel kuralları ve bu kuralların kozmoz ile hareket etmelerini anlatıyor.
“Yaşayan Sessizlikler” kitabınızda gerçek yaşanmış hikâyelere yer veriyorsunuz. Bu anlatılar size nasıl ulaştı ve onları yazıya dökerken nasıl bir sorumluluk hissettiniz?
- Seanslarımdan, derlemeler… Günümüzde bilinen aile – ilişki ve kişisel bilinçaltı sorunlarının bir araya toplanması yalnız seanslarda danışanların söyledikleri, sözlerin duyguları karanlık diyaloglar bölümünde yer alıyor. Herkesi en derinden etkileyen, bu diyaloglardaki sözler ve hissettirdiği duygular…
Sosyal medyada oldukça aktif bir yazar ve danışmansınız. Bu platformlar yazarlığınızı ve okuyucularınızla bağınızı nasıl etkiliyor?
- Feedback açısından benim için geliştirici oluyor. Olumlu ya da eleştirileri dikkate alıyorum ve farkındalık kazandırıyor.
Size ulaşan okuyuculardan en çok hangi konuda geri dönüş alıyorsunuz? Kitaplarınızda en çok hangi duygular onları yakalıyor?
- Kitaplarımın konusuna göre farklılık gösteren bir durum… Kimin neye ihtiyacı var ise o kitabı alıp okuyor. Fakat kitaplarımın hepsinde, kişilere farkındalık kazandırma, kişisel gelişim, içsel dönüşüm, sınırları olan, hayır diyebilen, zorlu hayat koşullarında kendilerine zaman ayırabilen, sağlam bir psikoloji ile dik durabilen kısaca herkesin kendini keşfedebilmesini ve bunları nasıl daha kolay yapabileceklerini anlatıyorum.
Yaratıcı süreçlerinizde ilham kaynaklarınız neler? Yazarken en çok hangi duygunun peşinden gidiyorsunuz?
- İlhamın ne zaman ve nerede geleceği belli olmuyor. Deniz, güneş, doğa bazen bir İstanbul manzarasında bazen sahil kenarında ya da ay ışığında… Rutin günde, yoldan geçen bir çocuğun gülümsemesi, kıskanıldığın ve hakkında konuşulduğunu bildiğin bir ortamda kimseyi umursamadan atılan bir gülüşte, değer verdiğin bir kişiyle aynı şeye gülümserken atılan bir bakışta… Vereceğim örnekler o kadar çok ki, bence burada durmalıyım yazmaya devam edersem, ilhamım ortaya çıkacak 😊 İnsan davranışları ve duygularının peşinden gidiyorum. Tabi burada önemli olan, davranışların karşılık bulduğu duygular… Bütün yazdıklarım güçlü duygular üzerine…
Yeni kitap projeleriniz var mı? Sizi heyecanlandıran, hazırda bekleyen bir dosya ya da fikir var mı?
- Elbette, var. Belli bir türde yazmadığımdan dolayı daha çok farklılaştırıp ‘’deneme’’ yazıyorum. Fakat bunda acele etmiyorum. Kalbim, ne zaman yayımlanmasını isterse o zaman çıkacak .
Koçluk yaparken aldığınız notlar ya da seanslardan edindiğiniz içgörüler bazen yazıya dönüşüyor mu?
- Sadece ‘’Yaşayan Sessizlikler’’ kitabımda var. Onun dışında köşe yazılarımda tavsiyelerde ve gelişime yönelik yazılarım yer alıyor.
“Özge Avcu kimdir?” sorusuna yıllar sonra sadece bir cümleyle cevap verecek olsanız, bu ne olurdu?
- Fakat Müzeyyen bu derin bir tutku, demek geldi içimden 😊 Bu soru, benim için derin ve bir iki cümleye sığmayacak bir konu… Kendimle ilgili bilgiler vermeyi çok sevmem fakat sorunuzu kısaca özetleyeceğim. Kendi alanlarını seven, kendi karanlığıyla çoktan barışmış ve rağmen ile hayatına devam eden, güçlü olmakla birlikte Sarkastik mizaha sahip, her şey ve hiçbir şeyin arasında var olan biriyim.
Kitaplarınızın birine başlık olarak “kendine dönüş” konulsa, bu kitabın ilk cümlesi ne olurdu?
- Kendi dönüş yolculuğuna, başlamaya hazır mısın? Karşılaşacağın gerçekler seni şaşırtabilir. Görmeye hazır olmalısın. Kaçmaya çalışır ya da görmezden gelirsen; hayatın boyunca kendinle hiç tanışmamış olacaksın.
Yeni yazarlara, özellikle kişisel gelişim alanında kalem oynatmak isteyenlere ne önerirsiniz?
- Güncel trendleri takip ederken, kendi özgün çalışmalarını kaleme almalarını tavsiye ederim. Copy Paste yerine, yazarken kendinden bir şeyler katmalılar ve yazdıklarına ait hissetmeliler… Her cümlenin arkasında durabilmeliler ve günün sonunda ‘’iyi ki, yazmışım’’ diyebildiklerin de, sihir başlıyor…
Değerli Özge Hanım, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…























