YAZARLARLA RÖPORTAJ / HAKAN BİROL SORUYOR
KIYMETLİ YAZARLARIMIZ CEVAPLIYOR
www.hakanbirol.com
Merhaba değerli okuyucularımız. Her hafta bir yazarla röportaj köşemizde bu hafta ” Korktuğumdun Başıma Geldin” kitabıyla tanıdığımız “Selim Hakan ÜLKER” var.
Merhabalar Selim Bey, öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bize kendiniz ve ilgi alanlarınız hakkında bilgi verir misiniz?
Öncelikle tüm okuyuculara merhaba. Böyle tecrübeli bir yazardan röportaj isteği aldığım için ve yayımlanmaya değer gördüğü için Değerli Hakan Birol Hocama ve Fethiye Gazetesine teşekkür ederim Muğla Fethiye doğumluyum ve Muğla Seydikemer ilçesinde ikamet etmekteyim. Şiir yazmayı ve kitapları severim, Hislerin hızına dilden çok kalemin yetişebileceğine inanırım. Bu yüzden konuşmaktan çok yazmayı tercih ederim.
Şiir, bazen insanın susarak anlattığı şeydir. Sizce şiir bir sığınak mı, yoksa bir meydan okuma mıdır?
İnsan ne olursa olsun en çok kendine sığınır, ve yine en çok kendine meydan okur. İnsan şiirle sadece hissettiklerini ortaya dökmez, hissedemediklerini de kafiyeye uydurur. Sonuç olarak bazen meydan okuma, bazen de sığınaktır.
“Korktuğumdun Başıma Geldin” başlığıyla okuyucunun zihninde açılan kapı hangi duygulara götürür bizi?
İnsan sevme ya da sevilme hissinden uzaklaştıkça ve alıştıkça, istese bile sevme eyleminden kaçınır, belki de korkar.“Korktuğumdun Başıma Geldin” başlığının altında;
Sevmekten korkan birinin aslında sevmemek için hiçbir nedeni olmadığına uyandırmaktır. Neyden ne kadar korkarsan yüzleşmeye hazır olmalısın.
Şair, kelimeleriyle duygunun haritasını mı çizer, yoksa o haritada kaybolmayı mı göze alır?
Şair duygunun haritasını çizmeye çalışırken o haritada kaybolur. Okuyucu da kaybolmuş olduğu haritada kelimeler aracılığıla hissettiği duyguların farkına varır.
Aşk, kayıp, yalnızlık… Hangi duygu en çok şiire sızar ve neden?
Aslında bu, yazarların yaşadığı veya gördüğü duygulara göre değişir. Aşkla yazan da vardır, kaybettiklerini paylaşan da. Bir de yalnızlığa aşık olarak yazanlar var…
Şiir yazmak mı, yoksa bir şiiri susarak yaşamak mı daha zordur?
Bir şiiri susarak yaşamak daha zordur. Hissettiklerini, acılarını ve anlatmak istediklerini içine attıkça dolar insan.
Sessizlikle şiir arasında nasıl bir bağ kurarsınız? Her şiir biraz da söylenmemiş olan mıdır?
Şiir zaten sessizlikle, yalnızlıkla başlar.Doğrudan söyleyemediklerinizi dolaylı olarak kafiyeler eşliğinde anlatmaya çalışmaktır. Evet her şiir biraz da söylenmemiş olandır.
Kelimelerin yetmediği yerden mi başlar sizin için şiir?
Hisler kelimelere sığmayacak kadar güçlüdür. Her insanın ayrı hisleri ve ayrı kelime dünyası vardır. Örnek olarak “ aşk” bir kelimedir ama anlatmak için kelimelerden çok daha fazlasına ihtiyaç vardır.
Bir şiirin bittiğini nasıl anlarsınız? Yoksa şiir hiçbir zaman tamamlanmaz mı?
Yazar için şiir bitmiş olabilir ancak bir şiirin bitip bitmediğini okuyucu belirler. Son kelimeyi okuduğunda boşluğa düşüyorsa şiir bitmemiştir. Bir şiirin bittiğini o şiiri tamamen bütünüyle hissettiğinizde anlarsınız.
Korkular, kayıplar, kırgınlıklar… Şiiri besleyen şeyler neden genellikle acıdan gelir?
Bir çok insanı gülerken görebilirsiniz ama ağlarken nadir görürsünüz.Korkuları, kayıpları ve kırgınlıkları anlatmak istediğiniz kişiye anlatamadığınız için kafiyeyle, şiirle başkalarına anlatmak istersiniz.
Korktuğumdu Başıma Geldin’deki şiirleri bir bütün olarak ele alırsak, sizce bu kitap hangi içsel yolculuğun haritasını sunuyor?
Bu kitap, yazarın önceden hissedilmiş olumsuz duygulara rağmen birine şans verdiğini ve o olumsuz düşünceleri boşa çıktığını düşünmeye başladığı anda yanıldığını anlattığı bir kitap.
Son olarak: Bir gün kelimeler yetmezse, şiirin yerini ne alabilir?
Eğer bir gün kelimeler yetmezse şiirin yerini ancak sessizlik alabilir.
Değerli Selim Bey, bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. En kısa zamanda yeni eserlerinizi de okuyabilmek dileğiyle…
Asıl ben teşekkür ederim Sayın Hakan Hocam. Hissizleşmediğim sürece yazmaya devam edeceğim. Hepimizin kalemi daim olsun.

















