VİCDAN’IN KUTSAL FİLTRESİ
( POLONYA GEZİ NOTLARIMDAN )
Polonya’nın çileli kenti Krakow’daydım iki gündür. Bugün, Schindler’in artık müze haline getirilmiş fabrikasını dolaşıyorum. Menfaat ve vicdan kavramlarının, zulüm karşısında mevzii değiştirdiği bir mekan olması, çok ama çok anlamlı kılıyor burayı. Lipowa sokak 4 nolu binaya girer girmez huzursuzluk sarıyor ruhumu. İçeride, insanlık adına, uygarlık ve sevgi adına pek bir şey bulamayacağımı biliyorum. ( Meraklıları için Schindler ve fabrikası hakkında gani gani bilgi kaynakları mevcut sosyal medyada. )
Yarın, yakınlardaki Auchwitz ve Birkenau Nazi kamplarına gideceğim. Başta Yahudiler olmak üzere Çingeneler, eşcinseller, muhalifler ve Marksistler’den tam altı milyon kişinin öldürüldüğü veya kötü şartlarda öldüğü, fırınlarda yakıldığı bu kamplarda gördüklerime nasıl dayanacağım bilmiyorum. Bu anlamda, Schindlerin Fabrikası insanın insana zulmü dersine bir giriş olacak anlaşılan.
Schindler’in aile fotoğrafları, kişisel eşyalar, Yahudilerin kurtarılması için kullanılan sahte belgeler ve mühürler, 2. Dünya Savaşı’nın ve Nazi zulmünün kahredici fotoğrafları arasında kayboluyorum. Masasının arkasındaki dev Avrupa haritasında Schindler’in Nazi ilerleyişini kaygı ile izlediğini görür gibiyim. Duvardaki, erotik resim bile keyiflendiremiyor beni, melankoli denizlerinde yitip gitmişim içeri girdiğimden bu yana.
İki saat boyunca, 50 milyon insanın öldüğü çılgın bir paylaşım savaşının içinde yaşıyorum sanki. Bin bir düşünce geçiyor beynimden. Bugünlerde kurgulanmaya başlanan kirli senaryoları düşünüyorum.
1979 yılında StephenGould adlı antropolog şöyle yazmıştı; “ yaklaşık beş milyon yıl önce, beynimiz daha büyümeden, dört ayak üzerinden ayağa kalkıp dik yürümeye başladık. “
Beynimiz belki de hala, milyonlarca yıl öncesinin barbarlığında takılıp yerinde sayıyor olanlara bakılırsa.
Schindler gibi bir fırsat düşkününü dize getiren vicdan kavramı, dünyayı cehenneme çevirmeye hazırlanan siyasal aktörlere ve hedonistik oyalanmalarla yaşamı ıskalayanlara ne kadar gerekli bu gri günlerde.


















