Ramazan Güngör’ün Sivas Yolculuğu
1994 Yıllarında, Ankara mahalli sançtı İsmail Erol ile Anadolu gezimde çıktık. Birlikte Ankara, Yozgat, Sivas İllerimizi de gezdik. Sivas kültür müdürlüğünde THM Ses sanatçısı olarak görev yapan, Hemşerimiz Tahsin Duruyu da ziyaret ettik. Bizim Sivas Ziyaretimizde Tahsin ebru çiftçinin yeni bir kız çocukları dünyaya gelmiştir. Biz Sivas’a geldiğimizde henüz dört aylık bebekti.
O ziyaret sırasında Sivas THM Koro Celal vuraldı bizimle koro görevlileri ayrı ayrı ilgilendiler.
Bu ziyarette ramazan Güngör’ün kültür bakanlığı mahalli sanatçı kadrosuna alınması için ne yapılabilir, nasıl bir çalışmayla ramazan Güngör’ün, kültür bakanlığına kadrolu mahalli sanatçı olarak atanmasını sağlayabiliriz’i konuştuk. Bu üçlü konuşmamızda, benden Ramazan Güngör’ün Sivas’a göndermem için çalışma yapmamı istediler. Ben de Fethiye dönüşüm de Ramazan Güngör’ü Sivas’a göndermek için gerekli ikna çalışmaları yaparak ramazan Güngör Sivas’a gönderdim. Hemşerimiz Tahsin Duru Ramazan Güngör’ü Sivas da otobüs temrinlinde karşılayarak evinde misafir etti. Ayrıca Sivas devlet halk müziği korosunun bütün görevlileri Ramazan Güngör ile ayrı ayrı ilgilenirler, el üstünde tutarlar. Ramazan Güngör’ü Sivas ta ancak 4 ay tutabilirler, sebebi Sivas Anadolu’muzun en soğuk ilerinden biridir, Soğa dayanamayacağı anlaşılan ramazan Güngör’ü Sivas Türk halk müziği koro elemanları kendi aralarında para toplayarak onu Fethiye’ye geri gönderirler.
Böylece Ramazan Güngör’ün kültür bakanlığı sanatçısı olma hayalide Sivas macerasıyla biter.
Oysa Ramazan Güngör üç telli bağlamayı hem yaparak hem çalarak, birde çağlı melodiler açısından çok farklı yeri olması nedeniyle nesli tükenmekte olan birisidir. Ramazan Güngör’ün bu Fransızlar, Almanlar, Hollandalılar fark ederler bir tek Türkiye kültür bakanlığı, kültür müdürlerimiz farkında değillerdir.
Ramazan Güngör küçükken geçirdiği biraz kaza nedeniyle sakat kalmış ancak iki asa kullanarak yürümeye çalışan birisidir. Yaşadığı ilin, ilçenin koruması gerekirken sivalar da çare aradık.
Yapılan birçok girişimden de olumlu sonuç alınamadı. Yerel yönetimlerin, kültür müdürlerimizin işleri nedir ne için oralardadırlar ne için devletten maaş alırlar, kültür adına hangi araştırmayı yaparak halkımıza katkı sağlarlar bilinmez. Ama her il ve ilçe de bir tabelaları, hizmetlileri çaycıları, memurları vardır. Ülkemiz de âşık Veysel’e muharrem Ertaş’a hacı Taşan’a ramazan Güngör’e ve böyle değerlere sahip çıkılmayacaksa oralarda ki ne işler nedir merak konusu doğrusu.
Biz yalnızca böyle değerleri onları yaşarken yaşam sorunları, ekonomik sorunları ile birlikte nice nice sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını, bu makamları işgal eden kamu bürokratlarının izlemesi ve çözüm üretmesi gerekmez mi? Saygılar.
İlhan Kurt


























