ÖRGÜTSEL DAVA GÜDÜMÜNDE CİNSİYET ORANI GÖZETİLMESİ.- DAVUT FEN
Örgütsel bağlamda cinsiyet temsili eşitliğini başarıyla gerçekleştiren bir yapımızın hakkını teslim etmek zorundayız. O grup TBMM’de öteden beri yer almakta. Çalışmalarıyla, yaptıkları çıkışlarıyla, sertliğe varan, zaman zaman gerilime yol açan hâl ve hareketleriyle şimdilerde de adına SÜREÇ denilen gidişatın öznesi olan o grubu, elbet, hepimiz iyi tanıyoruz. Bilinen erkek temsilcilerinin yanı sıra, bayan eş genel başkanları, bay-bayan grup başkan vekillerinin her birinin de çetin ceviz olduklarını, yanlı, yansız herkes kabul edeceklerdir.İşte o grup üyeleri cinsiyet temsil oranları ile ülkemiz insanına iyi bir ders vermiş oldular; mademki toplum yapımız, erkek ve dişi olarak iki denk cinsiyetten oluşuyor, öyle ise örgüt yapısı temsilinde de öyle, aynıyla yansıtılması niye tartışılsın ki? O sahiplenme hareketi, tek bir grupta başarıyla yaşama geçirilmekle kalmamış, diğer başat grupları da etkilediği, o yüzden yenilenen tüzüklerine bile özellikle koyulur olmuştur.
TBMM çatısı altında Başat Karşıt Kesim olarak yürütme erkinin başına geçme hedefiyle işe koyulan Yeni Parti oluşumunun il, ilçe örgütleme yapısında da bu boyuta özen gösterilmesi gerekliliği öne çıkıyor. Oluşturulacak listelerde, mesleki temsillerin yanı sıra cinsiyet, gençlik, hukukçu kimlik nitelikleri için ön çalışma yapma gereğiyle hareket edenleri zorladığına tanık oluyoruz. İlçemiz Yeni Parti yönetimi kurultay sürecinin ilk ayağı olan mahalle delege seçimlerini gerçekleştirebilme çabasında. O yüzden ilçe merkezi çok hareketli saatler yaşıyor. Bende oraya uğramadan geçmiyorum. İlçe Merkezi’miz, artık çıktığım ortam yolu üzerine gelmiş bulunuyor. Orada, çalışma yapan yönetim örgüsü içinde bayağı bir tanıdıklarım da var. Kendileri, sevgi-saygı duyduğum kişiler olurlar. Yukarıdaki verdiğim bilgilerin bir bölümü de Başkan ve Çalışma Arkadaşları ile yaptığım söyleşi içeriğindendir. İlçe Merkezi’mize gelip gittikçe, benim bilinen tanınırlığım da artmış oldu. Bazıları, sevgili eşimin de görev aldığı dönemden çalışma arkadaşı oluyorlarmış. Onlarla konuşup söyleştik. Pazar yerlerinde karşılaştığımda da hoş biçimde selamlaşıyoruz. Kendilerini hemen çıkartamadığımda ise, Yeni Parti’den diye açıklama yapıyorlar. Önemsediğim yazılı olmayan ilkesel bir boyutu da kendilerine dillendiriveriyorum. Takıp takıştırmadan, süslenmeden elbet ortalığa çıkıvermiyorlar. İşte o boyutta ölçülü olmak gerektiğine sözü getiriyorum. Onlarda biz, neysek, oyuz, diyorlar. Ben de artık, tuzun koktuğu dillendirilmesinin yapıldığı ülkemizde, çözümün bir parçası olunacaksa, daha sade giyim-kuşamın yerinde olacağına sözü getirmeye çalışıyorum.
Öylesi deneyimli bayan seçilmişimiz ise, ikili görüşmemizde, benim o boyuta değinmem üzerine süslü olmalıyız, diye üstelemeyi yeğlemişti. Bana da kendi öyküsünü bir güzel anlatıvermişti. Eşimi iyi tanıyordu. Beni de orada görünce eşimle yaptıkları konuşmalarından birindeymiş gibi hareket etmiş, katılımcı biri olarak deneyimlerini anlatıverdiler. Kendileri, takılarıyla bayağı bir süslüydüler. Ben de o boyuttaki tavır sergilemeye ilişkin ilkemi belirtmeden duramamıştım.
İyi haftalar…
NOT: Geçen haftaki yazımın başlığı, GÜNDEME NEYİ ALMIŞSANIZ ÖNCELİĞİNİZ ODUR, idi. Bir nedenle basımı yapılamamış.























