MORTIRNAKLAR ÇAMELİ KAR ŞENLİĞİNDE
Bu gün 06 Mart 2016 Pazar olmasına rağmen günlerden yine MORTIRNAKLAR… Güzel bir günün heyecanıyla hazırlanıyorum bir gece önceden.. Çantamda ne yiyecek var, ne de meyve. Hazırlıklarımı sıcak tutacak kıyafetlerden yana kullanıyorum. Ertesi gün alarm her zamanki zaman diliminden daha erken uyandırıyor beni. yolumuz uzun… güneş daha yüzünü göstermeden eşim ve ben düşüyoruz yola… Hava dingin, sokaklar sessiz sedasız… bu sessizliği ayak seslerimiz ve sokak hayvanları bozuyor. servisimiz 07.05 gibi alıyor bizi Çalıştan.. henüz pastaneler dahi açılmamış. Derken ulaşıyoruz buluşma noktamıza. Merkez Sultan Pastanesindeyiz..
Karda yürümenin özlemi sarmış tüm Mortırnakları. Çok heyecanlı ve pozitif görüyorum herkezi. Saat 7.30 ve hareket zamanı.. iki araç ve 45 Mortırnak üyesi arkadaş ile birlikte Çameli Belediyesi tarafından bu yıl 2. si düzenlenen ve MORTIRNAKLAR grubu olarak davet edildiğimiz KARGIN DAĞI KAR ŞENLİKLERİNE katılmak üzere düşüyoruz yollara. Erken kalkmanın verdiği bir mahmurluk var üzerimizde. Araçlarda kimi kahvaltısını yaparken kimi de uyku moduna geçmiş enerji toplama telaşında sanki. Nif Kırkpınar sonrasında kar tüm masumiyetini adeta gözler önüne seriyor.
Tüm grupların toplanma noktası Çameli Paşa Deresi tesislerine ulaşıyoruz. Uşak Rota Dağcılık ile Denizli Akut grubu karşılıyor bizleri… kısa bir tanışma kahvaltı ve çay molası, derken röportaj ve fotoğraf çekiminden sonra araçlarımıza binip Kargın Dağına doğru yol almaya başlıyoruz. Karlı dağlar tüm heybetli görünüşüyle edata el sallıyor bizlere. Ve yürüyüş noktasına ulaşıyoruz. Doğayı ve doğa sporlarını seven herkes orada. Tüm hazırlıklarımız tamam. Katılım ise beklenilenin altında sanki. İyi ki bizi davet etmişler diyorum içimden. Çünkü katılımın yarısını MORTIRNAKLAR grubu oluşturuyor.
Çameli Belediyesi yürümek istemeyenler için servis ayarlamış. arazi yapısına uygun araçlar. Traktörler tüm katılımcıların hizmetinde. gülüyorum içimden. yürümek yerine traktörde seyir yaparak gitmeyi yeğliyorum. Bir grup Mortırnak üyesi arkadaşlarla birlikte çok nadir yaşanacak bir zevke tanıklık ediyoruz. Karlı ve patikalı yollarda bir sağa bir sola sallanarak ilerliyor traktörler. Mortırnaklar her zamanki sıkı bağlarını bir kez daha sağlamlaştırırcasına tutunuyoruz birbirimize… ve kahkahalarımıza yollar, ağaçlar ve gülen yüzünü gösteren güneş eşlik ediyor. yolun uzunluğu ve yokuş olması gözümü korkutuyor. Yürümek isteyen ortalama 35 Mortırnak üyesi arkadaş ile grup lideri ve rehberi olan eşim Yusuf CERAN traktörün dahi çıkmakta zorlandığı bu yolu nasıl bitirecekler diye düşünürken hüzünleniyor yüreğim. En azından arkadaşların sırt çantalarını alsaydık diye suçluluk duygusu içerisindeyken eşim arıyor beni. Telefonda çok iyi geliyor sesi. Anlıyorum ki mortırnak üyesi arkadaşlar yayla yolunun güzel ve narin patikalarının tadını çıkartarak yürüyorlar. Mevsim baharın ilk günleri ama güneşin yazdan kalma sıcak yüzü mutlu ediyor hepimizi. Tembellik etmeyi yeğleyen bir grup mortırnak üyesi arkadaş karın keyfini çıkartıyoruz şenlik alanında. Çıplak ayaklarıyla karda yürüyenlerden tutun kendini karın o saf temizliğine bırakanlara kadar. Ben fotoğraf çekmeyi ve etrafı gözlemlemeyi tercih ediyorum. Zorlu bir yürüyüş olduğu için eşimin çok fazla fotoğraf çekemeyeceği düşünerek bu boşluğu kapatmaya çalışırcasına epey bir fotoğraf çekiyorum. Öğle yemeği için mangallar yanıyor. Balıklar pişmiş bile. Beraberinde kuru soğan, domates ve yeşil biberden oluşan spesiyal ve elma ile portakaldan oluşan meyve iştahımı kabartıyor. Dayanamayıp ekmeğin ucundan kopartıp karda yıkadığım domatesi yiyiveriyorum orada. Midem bayram ediyor. Karşıda çakıl taşları misali serpiştirilmiş kalabalık bir grup görünüyor. Yakınlaştıkça Mortırnaklar olduğunu anlıyorum ve en önde grup lideri olan eşim Yusuf CERAN.
Yüreğimin sevincine mangalda yanan ateş coşkuyla eşlik ediyor. Her şey şimdi tamam oldu. Grubumuzun gelmesiyle şenlik alanı daha da şenleniyor. Yüzleri kızarmış, solukları sıklaşmış bedenler yorulduklarının tanıklığını yapıyor. Bu yorgunluğu sipsisiyle eşlik eden yaşlı bir amcanın melodileri azaltmaya çalışıyor. Gönüllere dokunuyor. Bu arada zirvede kayak yapacak olan Erzurum’dan gelen bir grup dağcı arkadaş kurdukları çadırdan kayak malzemelerini alarak Çameli’nin görkemli Kargın Dağı zirvesine çıkmak üzere düşüyorlar yola. Mangaldaki balıklar tüm ihtişamıyla kabartıyor iştahımızı. Daha önce hiç görmemişçesine büyük bir iştahla yiyiveriyorum balıkları. Mangal ateşinde semaverde demlenmiş çay eşlik ediyor sohbetimize. Yemekten sonra karın tadını iyice çıkarmak ve içimize sindirmek istercesine koşuyoruz kayak pistine. Kar topları havada uçuşuyor. Yanımızda getirdiğimiz naylon poşetler ve oturmak için kullandığımız matlarımız aldığımız zevki daha da artırıyor sanki. Bir grup mortırnak üyesi arkadaş başlıyor kaymaya. Eşim ve ben de karda kayma yolculuğuna eşlik ediyoruz. O kadar keyifli ki, çocukluğuma geri dönüyorum adeta ve hiç geçmese zaman diyorum. Kayak keyfinden sonra Karın temizliğini ve güzelliğini üzerine döktüğümüz pekmezlerimizle daha da güzelleştiriyoruz. Kar pekmezlerimizi de afiyetle yiyoruz. Bu rüyayı bir süre sonra eşimin çaldığı düdük sesleri bozuyor. Dönüş için hazırlanın uyarısı geliyor. Ama ben uyanmak istemiyorum bu beyaz rüyadan. Bu kadar yemek ve eğlencenin keyfini traktörle dönerek gölgelemek istemiyorum ve eşimle yürümeyi tercih ediyorum. Karlı yoldaki beyaz traktör izlerinin yerini, yarı ıslak çamurlu bir yola bırakmış. Aralardan bay pas yaparak geçiyoruz. Tüm grup arkadaşlarım çok keyifli. Kar manzaraları eşliğinde fotoğraf çekmekle meşguller. Doğa tüm ihtişamıyla eşlik ediyor grup üyelerine, adeta stüdyo görevini üstleniyor.
Kaptanlarımız da çok tecrübeli ve donanımlılar. Eşimin talimat verdiği yerde karşılıyorlar bizleri ve dönüş yolundayız. O da ne, tam günü bitirdik derken Kirazlı yaylanın nezih tesislerinden biri olan Şelale Restaurantta buluyoruz kendimizi. Ya Rabbim ne kadar güzel ! ve nezih bir yer burası. Şaşkınlıkla giriyorum restaurantın bahçesine. Çaydanlıklar ilişiyor gözüme. Çaylar demlenmiş grup üyelerini beklemekte. Yüreklerimizi ısıtan güler yüzlü bir karşılama var burada. Bu şirin belde de bu kadar nezih bir mekanın olması mutlu ediyor tüm grup üyelerini ve günün güzelliğine katkıda bulunuyor bu mekan. Çaylarımızı içiyoruz. Fotoğraf çekerek ölümsüzleştiriyoruz bu günü ve güzellikleri. Batmak üzere olan güneş akşamın habercisi. Gün Mortırnakları gösteriyor olsa da; takvimden bir Mortırnak günü daha düşmek üzere. Bir hafta sonra yeni güzelliklere yelken açılacağını bilse de bu yürek, istemiyor bu günün bitmesini. Bir hafta sonraki Mortırnaklar gününü özlemle bekleyerek geçireceğim günlerimi…
Sevgiyle kalın Mortırnaklar; ÖZLEMLERDESİNİZ
YAZAN : Sevgi CERAN
FOTOĞRAĞLAR: Sevgi-Yusuf CERAN



























