Mortırnaklar Çal Dağında
Uzun bir ara oldu yazmayalı sevgili doğaseverler. Yürüyüşlerher hafta devam ediyor. Çal kelimesi başka kişilere ne çağrıştırır bilemem ama Çal kelimesi damdaki kemancının çaldığı müzik gibi Çal Dağında sedir ormanları içinde yürürken doğanın çaldığını hissettiğimiz rüzgârın, yaprakların, kuşların derelerin, kar üstünde yürümenin müziğini çalıyordu sanki.
Kırk bir MortırnakNif’inGedre mahallesinde araçlardan inerek çal dağının eteğinde orman yolunda başladık yürümeye. Kırkpınar tarafından gelen yol bir hayli düzeltilmiş. Biraz yükseldikten sonra sedir ağaçlarının seviyesine ulaşıyoruz. Rakım bin iki yüz civarı. O da ne, yolda parça parça kuz yerlerde kar birikintileri karşılıyor bizi. Zaman zaman orman yolu karlı yol oluyor. Parkur çok kolay ve tüm Mortırnakların keyfine diyecek yok. Arkçımız Hüseyin Özcan hocamızda yaklaşık bir aydır yoktu. Özlemişiz hem kendisini hem de orman içinde yürürken söylediği türkülerimizi.
Öğle yemeği molasında sohbetler, türküler. Küba’dan yeni dönen gezginimiz Metin Denizmen’e Küba’yla ilgili merak ettiğimiz soruları yağmur gibi peşi peşine sorup meraklarımızı gideriyoruz. Sorular çok ama arkadaşımız yeni gelmesi ve sıkmamak açasında kısa kesmeye çalışıyoruz…
Çöğmene doğru adımlarımız keyifleatarken yol kenarında o da ne. Doğada iki farklı tür ağaç olan Çam ağacının Sedir ağacını kucakladığını görüp fotoğraflıyoruz. Çöğmen’i gören bir tepede mola veriyoruz. Mahrumiyeti ve yoksulluğu her açıdan belli olan orman köyü. Dalaman’ bağlı.
Muğla İli Dalaman İlçesine bağlı 927 nüfuslu, deniz seviyesinden 660 metre yükseklikte, ilçeye 32 km uzaklıkta bir dağ köyüdür Çöğmen. İlçenin kuzeyinde Denizli il sınırında çok eski bir yerleşim birimidir. Geriye dönük 200 yıllık bir geçmişten söz edilir. Bu gün ayrı ayrı köyler olan Darıyeri ve Kavacık köyleri Çöğmenden ayrılmışlar. Daha önce bu köyün birer mahallesi idiler. Şu anda 8 yıllık ilk ve ortaokulu olan köyün ve çevre köylerin öğrencileri bu köyde eğitim almak için buraya taşınmaktadırlar.
Kıpçak Türklerinin bir boyundan kopup Toroslar’a inmişler. Doğudan başlayarak ilerleyip batı Torosların bu noktası Çal, Dumlu ve Aygır Dağlarının güney eteklerine yerleşmişlerdir. Bu bölgede bol su kaynaklarının olması, aynı zamanda gereği kadar otlakların da var olması nedeniyle burada mekân kurmuşlardır. Çöğmen’liler atı ve ata binmeyi severler. Köyün ismi ise bir hayli ilginç.
Geçmişten gelme özel bir at sevgisi vardır. At ve Çöğen, Çöven, Çoğan… Birleştirildiği zaman ortaya Cirit sporu ile de bir bağlantı çıkmaktadır. Zaman içerisinde kendilerinin dışındaki insanlar, bu insanlara ellerindeki değnekten ötürü Çöğenliler şeklinde hitapları sonucu, göçüp gelen bu insanlar yerleştikleri obaya ÇÖĞEN adını vermişler, kendilerini de Çöğenliler olarak tanıtmaya başlamışlardır. Zaman için de ÇÖĞEN, ÇÖĞMEN’e dönüşmüş. Çöğmen’in sözlük anlamı çoban evi demektir.
Dik bir inişten sonra Çöğmen’inNif tarafındaki ilk mahallesinden araçlarımızın bulunduğu noktada yürüyüşümüzü sonlandırıyoruz.
Kaptanlarımızın hazırladığı Çay ve Kahveleri yudumlarken parkurun güzelliği, Mortırnakların tatlı yorgunluğu yüzlerine vurmaktaydı. Araçlara binerken şimdiden gelecek haftanın parkurunu konuşmaya başlamıştık bile.


























