Hoşgeldiniz  
..................................................... ................................................

KÖŞE YAZISI DAVUT FEN – UYUMSUZLAR-SIRA DIŞILAR

Erkan Ilik | 25 Nisan 2022 | Genel, Güncel, KöşeYazar, Kültür A- A+

UYUMSUZLAR-SIRA DIŞILAR
Bir Çin atasözü, “Kimse canına kastetmemeli, o her bir kişinin ayrı yaşam öyküsü vardır.” der, ya da işte ona benzer anlam çıkartılacak biçimindedir. Alıntılanan söz hakkında başkaca sözler de edilebilir; “Siz siz olun, canınıza yazık edecek kadar kötümser düşünmeyin. Hepten boşluğa düşerek toplumunuzu yerip tepkisel bir tavır beklentisiyle hareket etmeyin.” türünden açıklayacı serimler de yapılabilir.
Kısaca “tını” denilen boyutta konuyla epey örtüşen bir öykü de vardır. O da şöyledir: Avrupa’da çoklu çalgı aygıtlarıyla dinletiler verilen angılı kentte kendini o gidişat içinde buluvermiş bir kişi vardır. Bayağı bir genç yaşlarındadır. O dinletilerin birinde kendi yapıtlarının da çalınıp seslendirileceğinin hayallerini kurmaktadır. O yüzden çalışmalarını hevesle o doğrultuda yapmıştır. Çabalarını bir kerteye çıkartıp ortaya koyduğu yapıtının o büyük, ünlü dinleti merkezinde çalınması aşamasına vardırmıştır. O çabasının büyük ilgi göreceği beklentisi içindedir. Bayağı bir emek verdiği yapıtı sonunda o ünlü dinleti merkezinde dinleyici kitlesiyle buluşur. Ne var ki o çalışma umulan ilgiyi görmez.
Büyük hayal kırıklığı yaşayan sanatçı bunalıma girer. Kendisini bir ağacın dalında asmaya kalkışır. Seçtiği dal kendisini taşımayıp kırılır. Bir anda boynunda iple kendisini boylu boyunca yerde bulur. Başına şen şakrak çocuklar toplaşır. O andan sonra ise yaşama sıkı sıkı sarılmayı çok daha gerekli bulur. Yaşama sevinciyle dolar, taşar.
Çabalarına yeniden başlar. Daha bir emek verir. Yaşamını daha anlamlı kılacak tınılara, seslere odaklanır. O çabaları hiç de boşa çıkmaz. O ilk başarısız dinletisinden yakasını kurtarır. Yeni çalışmasıyla yeniden sahnede kendi çalışmasına yer verilir. İşte o dinletisinde Şeytan’ın bacağını da kırar. Dinletisi alkışa boğulur. Yapıt sahibi o kişi sanatına kendini adar. Ünlü biri olur.
Sıra dışı olmak çok istenen bir hâl, hareket, tavır değildir. Bazı kişiler kendilerini giderek o hâlde buluverirler.
Birileri demiş ki, hiç kimse izlemiyor muş gibi oyna. Hiç kimse dinlemiyormuş gibi türkünü, şarkını söyle. Hiç kimse yokmuş gibi özgürce hareket et; yaz, çiz, resmet, hayal kur, yazılarını döşe… İşte o zaman daha bir başarılı olursun, demeğe getirmiş. Sıra dışılığın böyle de bir yönü, yöntemi var. Durup dururken sıra dışı olunmuyor.
Aslında siz okurlarımı gençlik günlerime götürüp üç ayrı olaydan söz edecektim. Söz bayağı bir uzadı. O yüzden ben de kısa tutarak değineceğim.
İlkokul döneminden beri bir birimizi iyi tanırız. Ne de olsa aynı mekân çatısı altında yıllarımız geçmiş, aynı kasabada bir yaş kuşağı oluşturmuşuz.
İşte o yaş kuşağımızdan birimiz Üniversite eğitimi için İstabul’u boylamıştır. Kasaba dönüşünde bambaşka hâllerdedir. Erkek olarak bir kız gibi saçını uzatmıştır. Kasabada öğlesi hiç yoktur. Kendisine ileri geri söz edilmeden durulmaz. Delişmen birileri ille de vardır, bilirsiniz. Olur olmaz sözler bir birini kovalar. Genç de boylu poslu biridir. Bir terzi dükkânında da olanlar olur; kendisine söz edip sataşan birine olanca tepkisini gösterir; oradaki kor ısıtmalı, ağır ütüyü kaptığı gibi o kişinin kafasına geçirir.(*) Beyin kanaması sonucu o kişi kaldırıldığı hastanede canından olur.
Bir de güzeller güzeli bir karşı cinsimiz vardır. O, serpildikçe serpilmiş, alımlı, çekici biri olmuştur. Ankara’ya Üniversite eğitimine gitmiştir. Kasabaya dönüşte bütün erkeklerin ilgisi onun üzerindedir. Ne yalan söyleyeyim; o sıralar çelimsiz biri olsam da ben de onlardan biriyim. Onun gibi kasabada mini etek giyen de yoktur. O bayan bacak(!), yaz ortası kurulan kasaba panayırında, alışıldık olunduğu üzere kalabalık akşam gezmelerinin birindedir. O mini eteği ile de oldum olası ilgi odağıdır. Bir ara mini eteğinin altındaki bacaklarından birinde şiddetli bir yanma hisseder(**). İşte o birileri(!), bacağına yakıcı bir asit olan kezzap atmıştır. Olay kasabada bayağı bir konuşulur, gündem olur.
Aynı kasabada bekâr, genç bir kamu çalışanı gecenin ileri bir saatinde evlerine dönmektedir. O parke taş döşeli anayola bağlanan dar bir ara yolda ise heyecanlı heyecanlı sesler duymuştur. Ses sahiplerini bilir; onlar yarım düzine sayıda, aşırı sağ ucun önde gelenleridirler. Oradaki duvara davalarına ilişkin büyük boyutlu yazı döşeniyorlardır. Evlerine dönmekte olan genç kişi ise onların huyunda suyunda biri hiç olmamıştır. İşte o sıra, gencin arkasından habersizce yaklaşılıp kafasına bir sopa indirilir, boylu boyunca yere serilir. O genç kamu çalışanı, kan revan içinde sayısız kez savrulan tekmelerlerden de geçirilir. Belki de, “Artık ölüp gitmiştir.” denilerek, yol ortasında, öğlece parke taşlarının üzerinde, oracıkta bırakılıp gidilir(***).
Durduk yerde bu boyuta değinişim nedensiz değildir. Yıllar sonra uzunca bir telefon konuşmasında anılar deşilerek bir bir yeniden sözü edilmiş, o yaşanmışlıklar ilk kez dile getirilmişlerdir. O yüzden ben de yazıma konu etttim.
Başta da dediğimiz gibi, yaşama yazık etmek olmaz. Çünkü her bir yaşam, ayrı bir öyküye sahip oluşuyla değerlidir(!).
Herkese iyi haftalar…
___________
(*) O kişi sonuçta cezasını çekmiş, İstanbul gibi bir devasa kentte eğitimini aldığı alanda çalışıp emekli olmuştur.
(**) O “Bayan Bacak(!)”dünyanın önde gelen bir bankasında çalışan kız annesi olup torun torba da sahibi emekli biridir.
(***) O kişi kasabasında sendikal harekete emek vermiş, o boyutu önceleyip önderliğini de yapmıştır. O, kendi yaş kuşağınca, solcu, insancıl biri denmesinin de ötesine geçilerek Komünist nitelemesi kolaycılığı ile tanımlanmaktadır. O ise çoğu yüz karası kişiler varken bu nitelemeden hiç gocunur görünmeyip, 25 yıla varan yazma süreciyle hâlen o boyutu önemseyerek yazmayı sürdürmektedir. Ayrıca 4 te kitap yazıp bastırmış biri olmayı yeğlemiştir.

68 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

*

code

*

EN SON HABERLER

Özel Reklam Alanı

* * * * * Oscar Rent A Car * * * * *

Bu Kitabı Okumalısınız!

Bu Kitap Başucu Kitabıdır
Haberlerin kopyalanması telif hakkı ihlalidir. © 2022 FETHIYE GAZETESİ Tüm Hakları Saklıdır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle